CHP’de Karanlık Bir Perde Daha
Ankara’da bir mahkeme salonundan çıkan karar, Türk siyasetinin nabzını yeniden teklemeye başladı. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” ile iptal edilmesi, sadece bir parti içi mesele olmanın çok ötesinde. Bu, muhalefetin bel kemiğine vurulmuş siyasi bir darbe gibi duruyor. Özgür Özel ve ekibi “tanımıyoruz” diye direnirken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi yeniden sahnede parlıyor. Tam bir kaos tablosu.
Düşünün: Bir partinin genel başkanı, MYK’si, parti meclisi mahkeme kararıyla tedbiren kenara çekiliyor. 2023 Kasım’ından beri imzalanan kararlar, belediye başkanlıkları, ittifak görüşmeleri, yerel seçim zaferi… Hepsi hukuken tartışmalı hale geliyor. Bu kadar ağır bir müdahale, “yargı bağımsızlığı” diye savunulabilir mi? Yoksa tam da muhalefeti içinden vurmanın en kestirme yolu mu?
Özgür Özel’in tavrı net: Genel merkezi terk etmiyor, direniyor, Yargıtay’a gidiyor, YSK’ya başvuruyor. “Acıya katlanırız ama teslim olmayız” diyor. 81 il başkanı ve birçok belediye başkanı arkasında duruyor. Bu destek, partideki konsolidasyonun hâlâ Özel lehine olduğunu gösteriyor. Ama aynı anda Kılıçdaroğlu cephesinden “Biz bir aradayız” mesajları geliyor. Parti tabanında ve delegelerde nasıl bir kırılma yaşanır, şu an kestirmek zor. Çünkü CHP’nin kronik sorunu da bu: Her kritik anda kendi içinde bölünmek.
Asıl mesele şu: Bu karar, sadece CHP’yi değil, tüm muhalefeti ve Türkiye’nin demokrasi tartışmasını etkiliyor. Ekrem İmamoğlu’ndan diğer belediye başkanlarına, muhalif kamuoyuna kadar geniş bir kesim “siyasi operasyon” diyor. MHP lideri Bahçeli’nin “uzlaşma” çağrısı ise işin başka bir boyutu. İktidar kanadı sessizliğini korurken, muhalefet bir kez daha savunma pozisyonuna itiliyor.
Peki bundan sonra ne olacak? Temyiz süreci, olası yeni kurultay, erken seçim tartışmaları… Hepsi masada. CHP bu krizden güçlenerek çıkabilir mi, yoksa yıllardır süren “değişim” tartışması bir kez daha kan kaybeder mi?
Türkiye siyaseti yine kendi içinde kavruluyor. Muhalefetin en büyük partisi ayağından vurulmuşken, asıl kaybedenin kim olacağını zaman gösterecek. Ama şurası açık: Yargı üzerinden siyaset dizayn etme alışkanlığı, hangi taraftan gelirse gelsin, demokrasiye zarar verir. CHP’nin bu badireyi atlatıp atlatamayacağı, sadece kendi iç meselesi değil; Türkiye’nin siyasi dengelerini de belirleyecek.
Şu günlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, akıl ve soğukkanlılık. Ama maalesef siyasetimizde bunlar her zaman en kıt kaynaklar arasında.
Yorum Yap