Dünya gündemine önce güzel işlerden bahsederek girelim. 2026 Mart ayı, yurt dışı 1 milyar dolar satışla Savunma Sanayimiz dünya 11’incisi olarak yine rekor kırdı. Yerlilik oranımız ise yüzde 60’a ulaştı… Şimdi uçak, helikopter, uçak gemisi, İHA ve SİHA gibi üretimlerde; ASELSAN-TUSAŞ, BAYKAR, MKE, BMC, ROKETSAN gibi fabrikalarımızda alın teri dökerek 100’den fazla devlete yapılan bu teknolojik satışlar karşısında saygıyla eğiliyoruz.
Türkiye 2025 vergi rekoru ise 2,77 ve 2,53 milyar lirayla Selçuk ve Haluk Bayraktarlar vergide ve teknolojide yine lider. Koç, 757 milyonla 3. sırada. Ermeni pavyon işletmecisinin vergi rekortmenliğini 1986-1993 arasında 6 sene üst üste aldığı yerlerden ekonomimiz nerelere geldi! Uçak vidası ABD’den gelen bir ülkeden, dünya teknoloji devleri arasında hızla yükselmeye devam ediyoruz. Millî ve elektrikli aracımız Togg da aylık 4.440 adet satışla Mart 2026’da ülkemizin satış lideri oldu. “Uçakların kanatları tahta, 15 Temmuz tiyatrodur” diyen ve fırsat buldukça İngilizlere de ağlayan çatlak seslere bakmadan, yerli ve millî üretimlerimize devam güzel Türkiye’m…
Çünkü yakın dönemde yerli uçak, millî silah ve otomobil üretimine engel olan; U. Mumcu, E. Bitlis, A. İpekçi, N. Erim gibi onlarca faili meşhur suikastta parmağı bulunan, sağ-sol diye gençlerimizi birbirine kırdıran ve millet olarak üretemeyen-sürünen devlet olarak yaşamamıza izin veren; çocuk katili, insan kasabı ve ırkçı sözde devlet İtrail hakikatini asla unutmayalım…
Bu arada zalim ABD-İtrail ile liderleri Hamaney ve komuta kademesi katledilen şer devlet İran arasında, 11 Nisan 2026 Cuma günü Pakistan’da başlayan ve 10 gündür devam eden görüşmelerde barış umudu oldukça az. Dünya petrol-gaz ticaretinin 5’te birinin gerçekleştiği meşhur Hürmüz Boğazı’nda ulaşım “gelirinin paylaşımı ve geçişlerde etkin söz sahibi olmak” hiç de kolay değil. Sincan-Uygur Özerk Bölgesi zalimi Çin ve petrol satışlarıyla şu an en kârlı durumdaki Rusya da sisli pusuda beklemekte!
Bir diğer sorun ise İran’ın tesislerinde ürettiği ve atom bombası haline dönüşmeye hazır 300 kilo kadar (İsrail’i tamamen yok edecek güçteki) işlenmiş-zenginleşmiş Uranyum-235’in iadesi de zor bir vazgeçme olur… Kendilerinde yüzlerce atom bombası var ama “sizde olmasın” mantığı? 28 Şubat 2026’dan beri geçişlere kısmen kapalı Hürmüz, her geçen gün enerji canavarı Çin, ABD ile tabii ki AB’nin nefesini kesmeye devam etmektedir. Dünyada en çok petrol tüketen bu vahşi kapitalist devletler enerji darboğazına; yeni liderleri Hamaney’in ortalıkta görünmeyen İran’ın ise yağdırılan bombalara, Hürmüz Ablukası ile iyice bozulan ekonomisine ve İtrail’in de sığınaklarda yaşamaya ne kadar dayanabileceğini hep birlikte göreceğiz!
Yeterince silah ve bombaya, hesapsız dolara ve dünya liderlerini (para ya da özel-gizli dosyalarla) tamamen güdümüne aldığını düşünen, işgale ve kana doymayan İtrail’in barış diye bir derdi yok. Kısaca, şeytanların kapışmasında dünya ekonomilerinin ve 8 milyar insanın bir süre daha olumsuz etkileneceğini düşünüyorum. Dualarımız biraz adaletli çözüm ortaya çıkması yönünde. Yaşanan petrol ve gaz aktarımı krizinde, güvenilir Türkiye’nin 50 kadar Avrupa ülkesine Orta Doğu ve Hazar Bölgesi kaynakları için doğal enerji koridoru olması, ucuzluk ve süreklilik açısından da stratejik değerini ikiye katlamaktadır. Bu, gelecek adına çok çok sevindiricidir. Ayrıca 100 senedir görüldü ki dünyada adalet tesis edecek yeni bir güce acilen ihtiyaç vardır. Bu beklenilen adaleti Osmanlı Cihan Devleti’nden sonra sağlayacak aday ve güçlü ülke (Türk-İslam Birliği lideri) sizce hangi devlettir?
Konumuz hayatın can damarı enerji ve adalet ise yenilenebilir; yani güneş, rüzgâr, barajlar gibi enerji kurulu gücünde dünyada 11. sıradayız. Su elektriği üretiminde 1. olduğumuz Avrupa’da ise biz, yani yenilenebilir enerjide 5. sırada ve kısaca dünyada iyi bir vaziyetteyiz. Bu sene ülkemize bol yağışlarla da bir rahmet, bir bereket geldi. Hainler yağmur bulutlarımızı engellemeye fırsat bulamamış gibi. Fakat yakın gelecekte petrol-gaz gibi dünyada su savaşları kaçınılmazdır. Yağmur dışında denizlerimiz de bizim için nimettir. İstanbul, İzmir ve Antalya başta olmak üzere tüm belediyelere Balıkesir Avşa Adası’nın 2010’da başlayan deniz suyunu arıtma başarısı örnek olmalıdır.
Nükleer santrallerimiz Mersin ve Sinop tam devreye girdiğinde, enerji girdisi yanında uranyum zenginleştirme adımlarımız ordumuzu daha da rahatlatacaktır. Zalim devletler hizaya gelecektir… Savunma sanayimiz; uçak, İHA-SİHA, uçak gemisi üretimi, enerji sürekliliği ve temiz suya kolay erişim, bizler için hakiki özgürlük ve hakiki adalet demektir. Latince: “Si vis pacem, para bellum.” Yani: “Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-u salah.”
Bu arada son K. Maraş ve Ş. Urfa okul olayları göstermiştir ki Cumhuriyetimizin fidanları vatan, millet, bayrak, insan ve Allah sevgisi ile büyümelidir. Evlatlarımızın yararlı internet kullanımında aileler, TV dizilerinde RTÜK kontrol görevini tam yapmalıdır. Onları dertleriyle asla baş başa bırakmamalıyız. Ve 23 Nisan dolayısıyla diyorum ki; şerefli, köklü, ecdat yadigârı asil devletimizle ve huzurla inşallah nice bin senelere Türkiye’m…
Selam ve saygılarımla…
Yorum Yap