Sus, Kimseler Duymasın… “Sus, kimseler duymasın,
Duymasin, ölürüm ha…”
Bazı okuyucular için Leyla’ya duyduğu
karşılıiksız aşka rağmen hiç bitmeyen
sevgisiyle tanınır. Bazıları için ise bitmeyen
umudun ve mazlumdan yana duruşun
simgesidir. Kimden bahsettiğimiz elbette
malum: 35 yıl önce öteki yakaya göç eden,
henüz 68 yaşındayken aramızdan ayrılan
ve Hasretinden Prangalar Eskittim adlı şiir
kitabıyla milyonlarin yüreğine dokunan
büyük usta Ahmed Arif…

1927 yılında Diyarbakır’iın Hançepek
Mahallesi’nde dünyaya gelen Ahmed Arif, 2
Haziran 1991’de Ankara’da geçirdiği kalp
krizi sonucu bu dünyaya veda etti.
Toplumsal olaylara duyarlıliğı, ezilen halkın
sesi oluşu, şiirleri ve yazılarıyla haksızlıklara tercüman olması, dillere
destan aşkı ve insanın yüreğine dokunan
dizeleriyle bugün de yaşamaya devam
ediyor.
“Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun…
Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranim çikmaz
Canim alırlar ecelsiz
Siğdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargisız…”
Bu dizelerle Van’ın Özalp ilçesinde yaşanan
ve tarihe “Otuz Üç Kurşun” olarak geçen
katliamı dile getirerek zulme, adaletsizliğe
ve toplumsal eşitsizliğe karşı güçlü bir
itiraz yükseltmiştir.
Öte yandan
“Sus, kimseler duymasın, DuymasIn, ölürüm ha.
Aymişam yarı gece,
Seni bulmuşam sonr
Seni, kaburgamin altın parçasi.
Seni, dişlerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana doğurur bizi?”
dizeleriyle de sevdanın en derin hâllerine
tercüman olmuş, sevenlerin kalbine
dokunmuştur.
Şiirlerinde yalnızca aşkı ve mücadeleyi
değil, doğaya duyduğu hayranlığI da
işlemiştir:
“Tekmil ufuklar kışladı
Dört yön, on altı rüzgâr
Ve yedi iklim beş kıta
Kar altındadır.”
Umut, sevgi, mücadele, aşk, insan onuru,
emek ve dayanışma.. Ahmed Arifin şiirleri
bütün bunların izlerini taşır. Özellikle “Otuz
Üç Kurşun’un unutulmamasında büyük pay
sahibi olan usta şair, halkın hafızasInda
yaşamaya devam etmektedir.
İyi ki kaleminle geçtin bu topraklardan
Ahmet ARİF
Saygıyla, özlemle .
Yorum Yap