Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

DİYARBAKIR’IN DOĞASI SATILIK DEĞİLDİR

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Diyarbakır Kent Konseyi’nin 32. Genel Kurulu, geçtiğimiz günlerde sıradan bir yerel yönetim toplantısının ötesine geçerek kentin doğasına, tarihine ve ortak yaşam alanlarına sahip çıkma iradesinin güçlü bir yansıması olarak gerçekleştirildi. ÇandAmed Kongre Merkezi’nde düzenlenen bu kurulun ana gündemi; şehrin nefesi olan Hevsel Bahçeleri ve kadim On Gözlü Köprü çevresindeki koruma politikalarıydı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun’un yanı sıra sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve çevre aktivistlerinin katıldığı bu buluşma, Diyarbakır’da uzun süredir tartışılan “kamusal alanların kullanımı” meselesinde halkın ortak bir yüzleşme alanı yaratması bakımından büyük önem taşıyor.

Bin Yıllık Mirasın Sorumluluğu

Eşbaşkan Doğan Hatun’un kurulda yaptığı konuşmadaki, “Kentin doğasına, tarihine ve suyuna sahip çıkmak yalnızca bir görev değil; gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluktur” vurgusu, hayati bir uyarı niteliğindeydi. Burada mesele sadece birkaç işletmenin faaliyetleri değil; UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Hevsel Bahçeleri’nin ekolojik bütünlüğü ve Dicle Nehri’nin yaşam veren yatağının korunmasıdır.

Hevsel Bahçeleri, Mezopotamya’nın binlerce yıllık hafızası, Diyarbakır halkının doğayla kurduğu üretken bağın sembolüdür. On Gözlü Köprü ise sadece bir taş yapı değil; kentin toplumsal belleğinin ve kolektif yaşamının merkezidir.

Rant Odaklı Yaklaşımlara Karşı Kamusal Duruş

Toplantı sırasında Dicle Nehri kıyısındaki bazı işletme sahiplerinin yarattığı gerginlik ve kurula yönelik tepkileri, ne yazık ki demokratik müzakere kültürüne gölge düşürmüştür. Kamusal alanların korunması amacıyla düzenlenen bir toplantıyı provoke etme girişimi, bireysel ticari çıkarların toplumsal yararın önüne koyulmaya çalışıldığının bir göstergesidir.

Oysa bilinmelidir ki; Diyarbakır halkının iradesi ve kentin kolektif belleği, bağırma ya da baskı kurma çabalarıyla sindirilemez. Bu noktada nezaket ve özür borçlu olan taraf, kamusal alanı korumaya çalışan Kent Konseyi değil; Dicle kıyılarını ticari faaliyetlerle işgal ederek kamu yararını göz ardı eden yaklaşımlardır.

Ekolojik Mücadele Tarafsız Değildir

Doğa koruma mücadelesinde “orta yol” ya da “tarafsızlık” çoğu zaman telafisi imkansız tahribatlara yol açar. Yaşamdan, ekolojiden ve halktan yana bir duruş sergilemek, kentin değerlerini pazarlık konusu yapmamayı gerektirir. Dicle’yi betonlaştıran veya Hevsel’i bir meta olarak gören zihniyetle kurulacak diyalog, ancak bu alanların korunması yasalar ve bilimsel veriler çerçevesinde olduğu sürece anlamlıdır.

Altı çizilmesi gereken gerçekler bellidir:

  • Diyarbakır halkındır.
  • On Gözlü Köprü bir ticaret dekoru değildir.
  • Dicle Nehri rant alanı değil, yaşam kaynağıdır.
  • Hevsel Bahçeleri sermayeye açılacak bir arsa değildir.

Dicle kıyısındaki işletmelerin kısa vadeli kazancı, şehrin binlerce yıllık geleceğinden daha değerli görülemez. Bugün Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü’yü korumak, sadece bugünü değil, yarının Diyarbakır’ını savunmaktır. Ekoloji, tarih ve kültür piyasa koşullarına teslim edilemeyecek kadar kıymetlidir.

Bu mücadele yalnızca belediyenin değil, tüm Diyarbakır halkının ortak sorumluluğudur. Kentin doğası ve tarihi, bireysel çıkarların değil, kolektif bir koruma bilincinin omuzlarında yükselmelidir.

Diyarbakır’a Hasret

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
Diyarbakıra Hasret

Futbol Sahasında Ayrışma Değil, Ortak Değerler: Amedspor Gerçeği

Türkiye futbolunda zaman zaman ısıtılıp önümüze getirilen o malum soruyu, bu kez cevabını netleştirmek ve bir daha sormamak üzere ele almak gerekiyor: “Amedspor hangi ülkenin takımıdır?” ​Bu sorunun cevabı hukuk,...

Diyarbakıra Hasret

Bursaspor’un Örünü Olan İnegölspor: Futbol Sahası Değil, Milliyetçilik Alanı

Batman Petrolspor’un Bursa temsilcisi İnegölspor deplasmanında aldığı 1 puan, skor tabelasının çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. 1-1 sonuçlanan karşılaşma, futbolun yalnızca sahada oynanan bir oyun olmadığını; tribünlerde, dilde, söylemde ve...

“Bursa’nın “Torosçuları” Yine İşbaşında”

“Bursa’nın “Torosçuları” Yine İşbaşında”

Soma’da Nefret Sahaya Taştı: Spor, Toplum ve Tarih Susmayacak Soma’da oynanan Somaspor–Bursaspor karşılaşması, sadece bir futbol maçı değil, toplumsal vicdanın, demokrasi değerlerinin ve insanlık onurunun ayaklar altına alındığı bir skandal...

CHP’nin Sınavı: Değişim Söylemi ile Devlet Refleksi Arasında Sıkışan Siyaset

CHP’nin Sınavı: Değişim Söylemi ile Devlet Refleksi Arasında Sıkışan Siyaset

CHP’nin “Hayır” Oyu ve Siyasal Tutarlılık Sınavı: Temsil ve Hakikat Arasındaki MesafeTürkiye siyaseti, zaman zaman gerçekleşen kritik oylamalarla partilerin demokratikleşme konusundaki samimiyetini test eder. Meclis’teki “İmralı’ya komisyon gitsin mi?” oylaması...

Futbol Sahası mı, Tarihsel Semboller Sahnesi mi?

Futbol Sahası mı, Tarihsel Semboller Sahnesi mi?

Ümraniyespor–Amedspor arasında İstanbul’da oynanan karşılaşma, yalnızca bir futbol müsabakası olarak kalmadı. Skor tabelasında 3–4 yazıyor olsa da, sahadaki mücadeleye tribünlerdeki yoğun sembolizm ve tarihsel göndermeler eşlik etti. Tribünlerde görülen “16...

Diyarbakır’ı Tehdit Eden Çürümeye Karşı Toplumsal Uyanış

Diyarbakır’ı Tehdit Eden Çürümeye Karşı Toplumsal Uyanış

Diyarbakır’ın o tarih kokan sokaklarında, son zamanlarda herkesi derinden endişelendiren yabancı bir hava dolaşıyor. Bu, yoksulluğun ötesinde; bir kentin manevi dokusunu zedeleyen, toplumsal bağları koparan tehlikeli bir sürecin habercisidir. Uyuşturucu...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.