Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Taşın Zikri, Şehrin Sabrı: Ulu Cami’nin Vicdan Terazisi

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Diyarbakır’ın o kendine has, vakur ve biraz da hüzünlü havasını bilirsin; orada her taşın bir ruhu, her fısıltının bin yıllık bir geçmişi vardır. Ulu Cami’nin avlusuna girdiğinde, o devasa sessizliğin içinde iki küçük sütun karşılar seni. Çoğu kişi onlara “mühendislik harikası” deyip geçer ama Diyarbakır’ın dar küçelerinde (sokaklarında) ihtiyarların anlattığı hikayeler çok daha derindir.

Eğer yolunuz Diyarbakır’ın kalbine, İslam dünyasının beşinci haremi kabul edilen o muazzam Cami-i Kebir’e (Ulu Cami) düştüyse, mihrabın iki yanındaki o mütevazı bazalt sütunları görmüşsünüzdür. Kendi ekseni etrafında bir semazen gibi dönen bu taşlar, sadece birer “deprem uyarı sistemi” mi, yoksa şehrin ruhunu ölçen gizli birer mizan mı?

Gelin, resmi tarihin tozlu raflarından çıkıp, Diyarbakır’ın o siyah bazalt duvarlarına sinmiş efsanelerin peşine düşelim.

“Taşın Zikri Kesilirse…”

Halk arasında çok eski bir inanış vardır: Bu sütunlar sadece fiziksel bir sarsıntıyla durmaz. Sur içindeki yaşlılar der ki; “Bu taşlar, caminin temelindeki meleklerin zikriyle döner.” Eğer bir gün o sütunlardan biri dönmeyi reddederse, bu sadece yerin altındaki fay hatlarının kırıldığına değil, yerin üstündeki insanların “vicdan terazisinin” bozulduğuna işaretmiş.

Rivayete göre, şehirde adaletsizlik had safhaya ulaştığında, kul hakkı caminin avlusuna kadar sızdığında taşlar ağırlaşırmış. Bir sabah müezzin ezan okumaya geldiğinde o taşı eliyle çeviremezse, o gün Diyarbakır için bir “hesaplaşma vakti” gelmiş demektir. Taşın durması, şehrin koruyucu tılsımının çözülmesi ve “bereketin Dicle’ye akıp gitmesi” anlamına gelirmiş.

El-Cezeri’nin Gizli Mekaniği mi, Ruhun Mühendisliği mi?

Bazı söylentiler bu sistemi, sibernetiğin babası sayılan El-Cezeri’nin bir mirası olarak görür. Ancak gizem tam da burada başlar: Sütunların içinde ne bir motor var, ne de karmaşık bir dişli. Sadece hassas bir denge…

Eskiler anlatır; bu sütunlar yerleştirilirken harcına “şifa duaları” ve “sadakat yeminleri” karıştırılmış. Öyle ki, eğer caminin imamı ya da şehrin kadısı eğrilirse, binanın temeli değil, bu sütunlar küsermiş. Yani taşın dönmemesi, bir binanın yıkılmasından ziyade, o binanın içindeki ruhun, yani adaletin yıkıldığının habercisiymiş.

“Kıyamet Saati” Söylentisi

Daha da ürpertici bir rivayet ise şudur: Bu iki sütun aslında Diyarbakır için birer **”Kıyamet Saati”**dir. Biri dünyevi adaleti, diğeri ilahi dengeyi temsil eder. Eğer iki sütun aynı anda durursa, surların kapıları kendiliğinden kapanacak ve şehir dış dünyaya mühürlenecektir. Halk arasında, “Taş sustu mu, toprak konuşur” sözü buradan gelir. Taşın dönerek çıkardığı o hafif sürtünme sesi, aslında şehrin nabız atışıdır.

Bugün Ulu Cami’nin avlusuna giden turistler, o taşı çevirip fotoğraf çekiyorlar. Ama bir Diyarbakırlı için o taşı çevirmek, “Hâlâ yerimizdeyiz, hâlâ dengedeyiz” demektir.

Belki de bu yüzden, o kara bazalt sütunlar bin yıldır dönmeye devam ediyor. Sadece mühendislik sayesinde değil; belki de bu kadim kentin bir şekilde “doğru” kalma inadı sayesinde. Çünkü biliyoruz ki; taş durursa, kalpler de durur.

Cihat TOPRAK

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
¨Cihat TOPRAK

PROFESÖRLÜK UNVANI KAYNAKÇAYI SUSTURAMAZ

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

¨Cihat TOPRAK

Okul Toplumun Aynasıdır: Güvenlik Kamerasıyla Ruh İnşa Edilmez

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

¨Cihat TOPRAK

KANUN MADDELERİ ORTADA: HAVUZ İHALESİNİN HESABINI VERİN!

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.