Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Zembilfroş’un Son Sepeti: Balığa Dönüşen Bir Aşk ve İnziva Hikayesi

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Silvan’ın o meşhur “kaybolan balıkları” ile Mezopotamya’nın en hüzünlü ve mistik destanlarından biri olan Zembilfroş (Sepet Satıcısı) arasında öyle bir bağ var ki, bu bağ bizi sadece suya değil, insanın ruhundaki o büyük “firara” götürüyor.

Diyarbakır’ın Silvan (Farkin) burçlarından aşağı baktığınızda, sadece bir ova değil, binlerce yıldır bitmemiş bir kovalamaca görürsünüz. Bir yanda dünyevi zevkleri elinin tersiyle itip ruhunu arayan Zembilfroş, diğer yanda ona olan aşkından sarayları dar gelen Gülhatun. Ancak bu hikayenin hiç anlatılmayan bir “su altı” versiyonu var.

Zembilfroş’un Sepetindeki Gizli Kodlar

Efsaneye göre, Silvan Beyi’nin oğlu olan Zembilfroş, bir gün bir mezarlıkta kafatası görüp dünyanın geçiciliğini anladığında, sarayını terk eder. Elinde sadece sazdan ördüğü sepetler kalır. Ama o sepetler sadece eşya taşımak için değildir. Zembilfroş, sepetleri örerken Gre Filla’dan kalma kadim bir geometri kullanıyordu; balık pullarının dizilimi, suyun akış yönü ve yıldızların yer altındaki yansıması…

Halk arasında bir söylenti dolaşır: Zembilfroş, Gülhatun’un aşkından kaçmak için kendini Silvan Kalesi’nden aşağı bıraktığında yere düşmemiş, bir ışık huzmesine dönüşerek Hasuni Mağaraları’nın altındaki o karanlık su yoluna karışmıştır.

“Gümüş Balıklar” Aslında Zembilfroş’un Sepetleri mi?

İşte o gizemli göletle olan çarpıcı bağ tam burada başlıyor. Köylülerin sabah kaybolup akşam dönen balıklar için kurduğu en eski rivayet şudur:

“O balıklar aslında balık değil, Zembilfroş’un her gün yeniden ördüğü sepetlerin suya dönüşmüş ruhlarıdır.”

Sabah güneş doğduğunda, balıkların o dar çatlaktan yer altına “firar etmesi”, aslında Zembilfroş’un dünyevi hırslardan (Gülhatun’un sarayından) kaçışını temsil eder. Akşam karanlık çöktüğünde ise sessizce geri dönerler; çünkü gece, sırrın korunduğu zamandır. Balıkların üzerindeki o kusursuz pullar, Zembilfroş’un elleriyle ördüğü en ince sepet işçiliğinin aynısıdır.

10 Bin Yıllık “Ruh Transferi”

Arkeologların bölgede bulduğu 10 bin yıllık mühürlerde, suyun içine giren insan figürlerinin balığa dönüştüğü tasvirler vardır. Belki de Zembilfroş, Silvan’ın o derin yer altı şehirlerinde (belki de Zerzevan ile bağlantılı olan o büyük dehlizlerde) yaşamaya devam ediyor. Balıklar ise onun dış dünyayla tek bağlantısı.

Onlar sadece “ışınlanmıyorlar”; aslında her sabah bu dünyadan çıkıp, Zembilfroş’un inşa ettiği o kusursuz, gürültüsüz, hırssız yer altı krallığına erzak ve haber taşıyorlar.

Neden Gitmiyoruz?

Bugün Silvan’a gidip o gölete baktığınızda, sadece suyun çekilmesini görmüyorsunuz. Bir insanın, her şeyden vazgeçip “hiçliğe” karışma arzusunun biyolojik bir kanıtını görüyorsunuz. Bilim buraya “karstik boşluk” diyor, halk “Zembilfroş’un askerleri” diyor. Ama gerçek şu ki; Diyarbakır’da hiçbir şey sadece göründüğü kadar değildir.

Eğer bir gün o göletin başında, güneş batarken bir balığın sudan çıkıp size bilgece baktığını görürseniz şaşırmayın. Belki de size Zembilfroş’un dokuduğu son sepetten bir ilmek fısıldayacaktır: “Dünya geçicidir, sadece su ve sır kalır.”

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
¨Cihat TOPRAK

PROFESÖRLÜK UNVANI KAYNAKÇAYI SUSTURAMAZ

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

¨Cihat TOPRAK

Okul Toplumun Aynasıdır: Güvenlik Kamerasıyla Ruh İnşa Edilmez

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

¨Cihat TOPRAK

KANUN MADDELERİ ORTADA: HAVUZ İHALESİNİN HESABINI VERİN!

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.