Son Dakika !
--:--:--
Muhittin Çaçan

KAHRAMANLIK CEPHEDE YAZILDI, VEFA GÜVENPARK’TA SINANIYOR

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Dün Manisa’dan Asena ruhlu gönüldaşım Emine Hanım aradı. Güvenpark’ı ziyaret ettiğini ve merhum Gazi Erdal Özdemir’le görüştüğünü anlatırken sesindeki hüznü tarif etmek mümkün değildi. “Hocam, Güvenpark’taki gazilerimizi yazar mısınız?” dedi. “Yazarım.” dedim. Çünkü gazilerimizi yazmak, yaşayan kahramanlarımıza karşı vefa borcumuzdur; gazisinin sesine kulak vermeyen milletin vicdanı yaralı kalır.

Bugün 2 Ağustos 2026… Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen er şehit aileleri ve terörle mücadele gazileri, 13 Temmuz’da başlattıkları hak nöbetinin 21’inci gününde Güvenpark’taki bekleyişlerini sürdürüyor. Bu satırları plaka kodu 21 olan kadim şehir Diyarbakır’dan yazarken, mücadelenin de 21’inci gününe ulaşmasını manidar bir tevafuk olarak görüyorum. Terörün karanlık yüzünü, şehit acısını ve gaziliğin bedelini yakından bilen bu şehirden yükselen satırlar; Ankara’dan Dicle kıyısına uzanan ortak bir vatan ve vefa çağrısıdır.

Günlerdir başkentin sıcağında, yağmurunda ve gecesinde bekleyen bu insanlar ayrıcalık değil; özlük ve sosyal haklarındaki eşitsizliklerin giderilmesini istiyor. Rütbe ayrımı yapılmadan emsal maaş ve statü sağlanması, terörle mücadelede yaralandığı hâlde mevcut şartlar nedeniyle malul sayılmayanların durumlarının yeniden ele alınması, sağlık ve sosyal güvenlik uygulamalarında birlik kurulması başlıca talepleri arasında bulunuyor. Sağlık ve rehabilitasyon hizmetlerine erişim, ortez-protez desteği, refakatçi yardımı, barınma, istihdam ve çocuklarının eğitim güvencesi de çözüm bekleyen diğer meselelerdir. Bunlar birer ayrıcalık veya lütuf değil; gazilerimizle birlikte onların yükünü ömür boyu taşıyan ailelerinin de hak ve gelecek meselesidir.

Güvenpark’taki bekleyiş sürerken 1 Ağustos’ta aldığımız Gazi Erdal Özdemir’in vefat haberi hepimizi derinden üzdü. Erdal Özdemir, 24 Mayıs 1993’te Bingöl-Elazığ kara yolunda 33 askerimizin şehit edildiği hain saldırıdan yaralı kurtulmuş bir Türk askeriydi. Vefat sebebine ilişkin kesinleşmiş tıbbi bir açıklama bulunmadığı için, ölümüyle Güvenpark’taki nöbet arasında sebep-sonuç ilişkisi kurmak doğru değildir. Ancak son günlerinde silah arkadaşlarının hak mücadelesine destek vermiş olması unutulmayacaktır. Emine Hanım’ın sesindeki hüzün de bu kaybın tarifsiz ağırlığını taşıyordu.

Erdal Özdemir ve onun gibi kahramanlarımız, vatan kendilerini göreve çağırdığında rütbelerinin veya yarın karşılaşabilecekleri şartların hesabını yapmadılar. Kimi saldırıdan yaralı kurtuldu, kimi uzvunu, sağlığını veya gençliğini kaybetti. Elbette görev ve hizmet farklılıklarının bir karşılığı olabilir; fakat gaziliğe sebep olan kurşun, mayın ve şarapnel askerin rütbesini sormamıştır. Gazilerimizin talepleri merhamet meselesi değil, adalet meselesidir. Anayasa’nın 61’inci maddesi de devletin şehit yakınlarıyla gazileri korumasını ve onlara yaraşır bir hayat seviyesi sağlamasını öngörmektedir. Onlar acınacak insanlar değil; Türk devletinin ve milletinin şeref nişaneleridir.

Çok sevdiğim ve şahsen tanımaktan büyük onur duyduğum iki kıymetli Türk subayı, Emekli Jandarma Kurmay Albay Mustafa Önsel ile Emekli Kıdemli Albay Alican Türk’ün Güvenpark’a giderek gazilerimizi ziyaret etmeleri son derece anlamlıdır. Mustafa Önsel terörle mücadelenin ağır yıllarında sahada görev yapmış; Alican Türk ise sağlık sorunlarına rağmen gazilerimizin yanına gitmiştir. Bu iki komutanımın yanı sıra ziyaretleri, açıklamaları veya dayanışmalarıyla mücadeleye destek veren Emekli Koramiral Atilla Kezek’i, Emekli Tümgeneral Rafet Kılıç’ı, Emekli Tuğgeneral Mustafa Köse’yi ve Emekli Albay Orkun Özeller’i de saygıyla selamlıyorum. Burada adını tek tek anamadığım diğer komutanlarımızın katkıları da aynı derecede kıymetlidir. Apolet omuzdan çıkarılabilir, üniforma dolaba asılabilir; fakat silah arkadaşlığı vicdanda yaşamaya devam eder.

Bu vefa tablosunda kalemiyle nöbet tutan bir isim daha vardır: “Küçük Dev Kadın” Müyesser Yıldız… “Küçük” sözü yalnızca zarif cüssesine, “dev” sözü ise cesaretine, vicdanına ve memleket sevdasına yakışır. O, gazeteciliği geçici gündemlerin değil; milletin hafızasının, devletin bekasının ve Mehmetçiğin hukukunun meselesi sayan gerçek bir vatan kalemidir. Yıllardır haksızlığa uğrayan askerlerin, şehit ailelerinin ve sesi duyulmayan gazilerin izini kararlılıkla sürmüş; Güvenpark’ta teröre kurban verdiğimiz canların hatırasını diri tutmuştur. Onun kalemi kimi zaman haber, kimi zaman cesur bir itiraz, kimi zaman da unutulmaya karşı çekilmiş ay yıldızlı bir vicdan sancağıdır. İyi ki vardır, iyi ki yazmaktadır. Kalemi keskin, yüreği sağlam, yolu açık olsun.

Gazilik herhangi bir partinin veya siyasi görüşün mülkü değildir. Türk bayrağı nasıl hepimizin ortak değeri ise o bayrak uğruna yaralanan gazilerimiz de hepimizin ortak emanetidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, ilgili bakanlıklar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları ortak bir iradeyle hareket etmelidir. Gazilerimizin sağlıkları daha fazla yıpranmadan evlerine gönül huzuruyla dönmeleri sağlanmalı; fedakârlıklarının karşılığı hukuk, adalet ve vefayla gösterilmelidir.

Gazi Erdal Özdemir’e Allah’tan rahmet; ailesine, silah arkadaşlarına ve bütün gazi camiasına sabır diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete irtihal eden bütün gazilerimizi rahmetle, hayatta bulunan kahramanlarımızı minnet ve saygıyla anıyorum. Türk milleti gazisini unutmaz, Türk devleti gazisini yalnız bırakmaz. Gerçek milliyetçilik; gazilerimizin onurunu korumayı ve haklı taleplerini hukuk içinde savunmayı gerektirir.

Yorumlar

  • S
    Sema zahide Keyik

    Kalemimize yüreğinize sağlık değerli hocam…

    2 Ağustos 2026

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
Muhittin Çaçan
Muhittin Çaçan KARLOFÇA’DA KAYBIN MÜKÂFATI: SAMUR KÜRK, GİZLİ NİŞAN,YA BUGÜN?
Muhittin Çaçan
Muhittin Çaçan MİLLETİN TARİHİNE ETNİK TAPU DÜZENLEMEYE KALKMAYIN!
Muhittin Çaçan
Muhittin Çaçan KALK ARTIK KURGANINDAN, ULU KAĞAN’IM!
Muhittin Çaçan
Muhittin Çaçan NÂZIR BUYURDU: TARİH HİZAYA GİRE!
Muhittin Çaçan
Muhittin Çaçan TÜRK’ÜN CANI NEDEN HEP DİPNOTTA?
Muhittin Çaçan
Muhittin Çaçan DARBEYİ BASTIRDIK, AHBAP–ÇAVUŞ DÜZENİNİ BASTIRAMADIK!
Yazarlarımız
Ajans News