İran-İsrail savaşının patlak vermesi, Ortadoğu’da uzun süredir köpüren bir volkanın patlaması gibi. Ancak bu, basit bir bölgesel çatışma değil. “vekalet savaşları” çağı sona eriyor ve doğrudan “aktörler savaşına” evriliyoruz. Bu, çok daha tehlikeli ve küresel sonuçları olabilecek bir aşama. İsrail’in Hamas ve Hizbullah’a yönelik operasyonları, İran’ın bölgesel güç projeksiyonunu (“güç dengesi”) ciddi şekilde sarsmış görünüyor. Ancak “kolu kanadı kırık İran” tabiri, büyük bir stratejik yanılgıya işaret edebilir.
1. Yüzeydeki Savaş: Aktörler ve Hamleler:
2. Gölgelerdeki Savaş: Bilinmeyen Gerçekler ve Derin Aktörler:
İşte yüzeyde görünmeyen, ancak savaşın seyrini belirleyen kritik dinamikler:
Sonuç: Karanlık Bir Geleceğe Doğru
Ortadoğu’da “vekaletlerin savaşı” sona erdi. Artık büyük güçlerin (ABD, Rusya, Çin) çıkarlarının, bölgesel güçlerin (İran, İsrail, Türkiye, Suudi Arabistan) ölüm kalım mücadelesiyle iç içe geçtiği, doğrudan ve çok daha tehlikeli bir “aktörler savaşı” dönemindeyiz. İsrail’in kısa vadeli taktik başarıları, İran’ın uzun vadeli asimetrik ve nükleer tehdidini ortadan kaldırmıyor.
Asıl bilinmeyen gerçekler, gölgelerde saklı:
Bu savaş, Ortadoğu’nun haritasını yeniden çizebilir veya onu geri dönüşü olmayan bir kaosa sürükleyebilir. Gölgelerdeki güçler (küresel oyuncular, finans ağları, teknoloji devleri) nihai kazananı belirleyecek. Gerçek zafer, savaş meydanlarında değil, bu karanlık labirentin derinliklerinde kazanılacak. Ortadoğu, bir kez daha, dünyanın kaderini belirleyen bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda. Bilinmeyenler, bilinenlerden çok daha tehlikeli.
Cihat TOPRAK

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...
Yorum Yap