Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Ortadoğu’nun Karanlık Labirenti: Vekaletlerin Ötesinde, Gölgelerin Savaşı

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

İran-İsrail savaşının patlak vermesi, Ortadoğu’da uzun süredir köpüren bir volkanın patlaması gibi. Ancak bu, basit bir bölgesel çatışma değil. “vekalet savaşları” çağı sona eriyor ve doğrudan “aktörler savaşına” evriliyoruz. Bu, çok daha tehlikeli ve küresel sonuçları olabilecek bir aşama. İsrail’in Hamas ve Hizbullah’a yönelik operasyonları, İran’ın bölgesel güç projeksiyonunu (“güç dengesi”) ciddi şekilde sarsmış görünüyor. Ancak “kolu kanadı kırık İran” tabiri, büyük bir stratejik yanılgıya işaret edebilir.

1. Yüzeydeki Savaş: Aktörler ve Hamleler:

  • İsrail’in Hedefi: Hamas’ı bertaraf etmek, Hizbullah’ın sınır tehdidini azaltmak ve İran’ın nükleer programını durdurmak için kritik bir darbe vurmak. Başarıları, İran’ın vekil güçlerinin etkinliğini sorgulatıyor.
  • İran’ın Gerçekliği: Direkt savaştan kaçınma stratejisi (“kırık kanat” algısı) bilinçli olabilir. Vekiller (Hizbullah, Husiler, Irak Şii milisleri) hala aktif, ancak İsrail’in doğrudan İran topraklarına saldırıları (konsolosluk, nükleer tesis?) bu dengeyi bozdu. İran’ın asıl gücü, konvansiyonel kapasitesi değil, asimetrik savaş yeteneği, balistik füze stoğu ve nükleer programa yakınlığıdır.
  • Bölgesel Çıkar Çatışmaları: Suudi Arabistan-BAE ekseni İran tehdidine karşı İsrail ile dolaylı işbirliğini tercih ederken, Türkiye ve Katar daha dengeli (ama kendi çıkarları doğrultusunda) bir pozisyonda. Mısır ve Ürdün ise iç istikrar kaygısıyla.

2. Gölgelerdeki Savaş: Bilinmeyen Gerçekler ve Derin Aktörler:

İşte yüzeyde görünmeyen, ancak savaşın seyrini belirleyen kritik dinamikler:

  • Enerji Jeopolitiğinin Gölgesi: Bu savaşın altında yatan en büyük gerçek, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi’nin devasa enerji kaynaklarına (doğalgaz, petrol) erişim ve kontrol mücadelesidir. İsrail’in Levant Havzası’ndaki gaz sahaları, İran’ın Hürmüz Boğazı’na hakimiyet tehdidi, Suudi-İran rekabeti… Tüm aktörler, bu kaynaklar üzerinden küresel ekonomik güç ve enerji güvenliği için savaşıyor.
  • Küresel Güçlerin “Gölge Oyunları”:
    • ABD: İsrail’in arkasındaki tartışmasız askeri ve diplomatik güç. Ancak iç siyasi bölünmüşlük ve Ukrayna/Çin odaklı kaynak sıkıntısı, Ortadoğu’da “sonsuz savaş” isteksizliği yaratıyor. Savunma sanayiinin çıkarı savaşın devamıyla doğrudan ilişkili.
    • Rusya: Ukrayna savaşına rağmen Suriye’deki askeri varlığı ve İran’a silah desteğiyle kilit oyuncu. Savaşın uzaması, Batı’nın dikkatini ve kaynaklarını bölerek Rusya’ya fayda sağlıyor.
    • Çin: Birincil hedefi bölgedeki enerji kaynaklarına kesintisiz erişim ve Kuşak-Yol İnisiyatifi’nin güvenliği. İran’a ekonomik ve (giderek artan) askeri destek vererek ABD’nin bölgesel hakimiyetini dengelemeye çalışıyor. Petroyuan’ın yükselişi bu çatışmada kritik bir alt metindir.
    • Avrupa Birliği: Güvenlik tehdidi (göç, terör) ve enerji bağımlılığı arasında sıkışmış durumda. İsrail’e destek ile İran’dan enerji ihtiyacı arasında bocalıyor.
  • Ekonomik Savaş ve Kara Para Ağları: Savaşlar muazzam finansman gerektirir. İran’ın Hizbullah ve diğer vekillere aktardığı kaynaklar, uluslararası yaptırımları aşmak için gelişmiş kara para ağları, uyuşturucu ticareti ve kripto para kullanımı üzerinden yürütülüyor. Bu “gölge finans” sistemini kimler kontrol ediyor? Bu, savaşın sürdürülebilirliğinin kilit ama görünmeyen ayağıdır.
  • Suni Sınırların Çöküşü ve Yeni İttifaklar (Sykes-Picot’un Sonu?): Mevcut savaş, Osmanlı sonrası çizilen suni sınırların iyice çözüldüğünü gösteriyor. Etnik ve mezhepsel kimlikler (Kürtler, Şiiler, Sünniler) devlet sınırlarını aşan sadakatler oluşturuyor. Bu, geleneksel ulus-devlet yapılarını zayıflatıyor ve İran, Türkiye, Suudiler gibi bölgesel güçlerin bu gruplar üzerinden nüfuz mücadelesini yoğunlaştırıyor.
  • Teknolojik Savaşın Gölgesi: Siber saldırılar, drone savaşları, uydu istihbaratı ve yapay zeka destekli savaş yönetimi, bu çatışmanın görünmeyen ama belirleyici cephesi. İran ve İsrail arasındaki siber savaş, fiziksel çatışmalardan çok daha önce başladı ve çok daha derin hasarlar verebilir. Bu alandaki üstünlük, savaşın kaderini belirleyecek.
  • Nükleer Silahlanma Kâbusu: Tüm bu kaosun en korkutucu “bilinmeyen”i. İsrail’in nükleer cephaneliği bir sır değil. İran ise eşiğe çok yakın. Doğrudan çatışma, bu silahların kullanımı veya başka bölge ülkelerinin (Suudi Arabistan, Türkiye?) nükleer silah arayışına girmesi riskini katlanarak artırıyor. Bu, gerçek bir bölgesel/ küresel felaket senaryosudur.

Sonuç: Karanlık Bir Geleceğe Doğru

Ortadoğu’da “vekaletlerin savaşı” sona erdi. Artık büyük güçlerin (ABD, Rusya, Çin) çıkarlarının, bölgesel güçlerin (İran, İsrail, Türkiye, Suudi Arabistan) ölüm kalım mücadelesiyle iç içe geçtiği, doğrudan ve çok daha tehlikeli bir “aktörler savaşı” dönemindeyiz. İsrail’in kısa vadeli taktik başarıları, İran’ın uzun vadeli asimetrik ve nükleer tehdidini ortadan kaldırmıyor.

Asıl bilinmeyen gerçekler, gölgelerde saklı:

  1. Küresel güçlerin gerçek niyetleri ve kırmızı çizgileri ne? (Örn: ABD İran’a doğrudan müdahale eder mi? Çin ne kadar destek verir?)
  2. Nükleer eşik ne zaman ve nasıl aşılacak? Bu, oyunun kurallarını tamamen değiştirecek.
  3. “Gölge finans” ağları savaşı ne kadar süre besleyebilecek? Ekonomik çöküş savaşın seyrini değiştirebilir mi?
  4. Suni devletler çökerse, yerine ne gelecek? Mezhep ve etnik temelli kaos mu, yeni ittifaklar mı?

Bu savaş, Ortadoğu’nun haritasını yeniden çizebilir veya onu geri dönüşü olmayan bir kaosa sürükleyebilir. Gölgelerdeki güçler (küresel oyuncular, finans ağları, teknoloji devleri) nihai kazananı belirleyecek. Gerçek zafer, savaş meydanlarında değil, bu karanlık labirentin derinliklerinde kazanılacak. Ortadoğu, bir kez daha, dünyanın kaderini belirleyen bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda. Bilinmeyenler, bilinenlerden çok daha tehlikeli.

Cihat TOPRAK

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
¨Cihat TOPRAK

PROFESÖRLÜK UNVANI KAYNAKÇAYI SUSTURAMAZ

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

¨Cihat TOPRAK

Okul Toplumun Aynasıdır: Güvenlik Kamerasıyla Ruh İnşa Edilmez

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

¨Cihat TOPRAK

KANUN MADDELERİ ORTADA: HAVUZ İHALESİNİN HESABINI VERİN!

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.