Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara, ağır bazalt taşına çarpan ses, artık bin yıllık bir hafızanın, bir yaşanmışlığın yankısı değil; tek tip, seri üretim bir popüler endüstri gürültüsü. Diyarbakır’da sahnelenen Kültür Yolu Festivali, adındaki o şatafatlı “kültür” kelimesini şehrin ruhundan söküp alıyor. Meydanda asılı duran, herkesin gördüğü ama kimsenin mikrofondan söylemediği soru ise şu: Bu toprağın acısını, isyanını ve sevincini damıtıp sanata dönüştüren Diyarbakırlı sanatçılar bu yolun neresinde?

Taşlara İndirgenen Şehir, Susturulan Ruh

Diyarbakır; üzerine spot ışıkları çevrilip önünde selfie çekilecek bir dekor, tarihi taşlardan örülme suskun bir fon değil. El Cezerî’nin çarklarını döndüren akıl, Cahit Sıtkı’nın içine sığamadığı o ağır hüzün, Sezai Karakoç’u dirilten mistik damar bu sokakların tozundan, toprağından beslendi.

Ancak festivalin parlak kağıtlara basılmış programlarına baktığınızda, şehrin kendi öz suyunu kurutan, yerel olanı “fazlalık” sayan bir nobranlıkla karşılaşıyorsunuz. Yeni-liberal kültür politikaları Sur’un yıkıntıları üzerinde soylulaştırma oyunları oynarken; kültür, hızla tüketilecek bir fast-food menüsüne, kentin hafıza mekanları ise ruhsuz birer sahneye dönüştürülüyor.

Ev Sahibinin Kovulduğu Sofra

Kürtçenin gırtlağında düğümlenen dengbêj ağıtları, Suriçi’nin dar ve isli sokaklarında inatla nefes alan yerel tiyatrolar, fırçasını kentin dertlerine batıran görsel sanatçılar… Hepsi bu devasa bütçeli, şatafatlı sofranın uzağında bırakılıyor. Şehre tırlarla dışarıdan ithal edilen ana akım pop yıldızları stadyumları inletirken, Diyarbakır’ın o çok sesli, çok dilli, çok yaralı dokusu sıradan bir eğlence parkına kurban ediliyor.

Sokaktaki insanın, yerel halkın “Bu müzik, bu festival nerenin kültürü?” isyanı tam da bu yüzden. Diyarbakırlı sanatçıların kendi evlerindeki bu şölene davet edilmemesi, masum bir “sanatsal tercih” falan değil. Bu, kentin politik omurgasını ehlileştirme, entelektüel ağırlığını törpüleme ve hafızasını uyuşturma çabasının ta kendisidir.

Kültür, tepeden inme genelgelerle, dev organizasyon şirketleriyle şehre dışarıdan enjekte edilen geçici bir panayır coşkusu değildir. Kültür; o kentin sokağında üretilen, taşına sinen, insanın alnındaki çizgiye yerleşen ortak yaşam pratiğidir. Evladını, ozanını, dengbêjini, yazarını kapı dışarı eden bir “Kültür Yolu”, Diyarbakır’ı Diyarbakır yapan hafızayı silip atmaktan, kenti kimliksiz bir taş yığınına çevirmekten başka hiçbir yere çıkmaz.

Cihat TOPRAK

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
¨Cihat TOPRAK

Okul Toplumun Aynasıdır: Güvenlik Kamerasıyla Ruh İnşa Edilmez

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

¨Cihat TOPRAK

KANUN MADDELERİ ORTADA: HAVUZ İHALESİNİN HESABINI VERİN!

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...

¨Cihat TOPRAK

Diyarbakır’ı Mezarlığa Çeviren Gidişata Seyirci Kalamayız

Bir günde iki gencimizin yaşamını yitirdiği haberler artık kanıksanmaya başlandı. Kadınlara yönelik şiddet görüntüleri, kuyumcu soygunları, trafikte yaşanan kavgalar, çete ve tefecilik olayları, motosiklet çeteleri, “irili – ufaklı ” örgütlenen...

Diyarbakır’ın Unuttuğu Hekim: Amidalı Aetius ve On Altı Kitaba Sığdırılan Tıp

Diyarbakır’ın Unuttuğu Hekim: Amidalı Aetius ve On Altı Kitaba Sığdırılan Tıp

Yaklaşık bin beş yüz yıl önce Amida’dan çıkan bir hekim, göz hastalıklarından kadın sağlığına, zehirlerden ruhsal bozukluklara kadar çağının tıp bilgisini on altı kitapta toplamaya girişti. Bugün araştırmacılar kaybolmuş bazı...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.