Diyarbakır ve bölge illerine yarım asırdır şifa dağıtan Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi, tarihinin en sarsıcı iddialarıyla karşı karşıya. Akademik nüfuz istismarından şaibeli ihale süreçlerine, lüks makam harcamalarından…
Diyarbakır ve bölge illerine yarım asırdır şifa dağıtan Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi, tarihinin en sarsıcı iddialarıyla karşı karşıya. Akademik nüfuz istismarından şaibeli ihale süreçlerine, lüks makam harcamalarından engelli hastaların aylarca kapıda bırakılmasına kadar uzanan tablo, kamuoyunda infial yaratıyor. Masumiyet karinesini çiğnemeden, kurumun saygınlığını hedef almadan soruyoruz: Dicle Üniversitesi Rektörlüğü bu sorulara ne zaman yanıt verecek?
1976 yılında temelleri atılan, 2026 yılı itibarıyla yarım asırlık kurumsal hafızaya ulaşan Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, son dönemde bilimsel başarılarıyla değil; yönetim krizleri, liyakat tartışmaları ve derinleşen mağduriyet iddialarıyla anılıyor. Kamu kaynaklarının kullanım biçiminden sağlık emekçilerinin feryadına, öğrenci haklarının ihlalinden genel anestezi bekleyen engelli bireylerin kaderine terk edilmesine kadar her satırı araştırılması gereken dosyanın detayları ve cevapsız bırakılan sorular:
Üniversitelerin temel varlık sebebi; adalet, bilimsel hürriyet ve öğrencilerine güven veren akademik bir ekosistem sağlamaktır. Ancak fakülteden yansıyan iddialar, akademisyen-öğrenci ilişkisinin derin yara aldığını gösteriyor. Not yetkisinin ve akademik değerlendirmelerin şahsi nüfuz veya baskı unsuru olarak kullanıldığına dair iddialar, öğrencilerin geleceğini tehdit ediyor.
Özellikle sesini duyurmakta güçlük çeken yabancı uyruklu öğrencilerin hak arama süreçlerinde yalnızlaştırıldığı, CİMER veya Rektörlük kanalıyla yapılan başvuruların akıbetinin ise belirsizliğe gömüldüğü öne sürülüyor.
Kliniklerde yaşanan teknik yetersizlikler ile idari birimlere yapılan harcamalar arasındaki tezat, kamu kaynaklarının öncelik sıralamasını tartışmaya açtı. Hekimlerin ve uzmanlık öğrencilerinin arızalı tedavi üniteleriyle, yetersiz sarf malzemeleriyle hasta tedavi etmeye çabaladığı bir dönemde; makam odalarına mobilyalar, masa takımları, buzdolapları ve klimalar alındığı iddiaları vicdanları yaralıyor.
Mali tablodaki kriz bununla da sınırlı değil:
Dosyanın en can yakıcı bölümünü ise genel anestezi altında cerrahi müdahale bekleyen özel gereksinimli bireyler oluşturuyor. Bölgenin en kritik referans merkezi konumundaki ameliyathanenin “sedye dönüş mesafesini genişletme ve kalite standartları” gerekçesiyle yaklaşık 90 iş günü (fiilen 4-5 ay) kapatılacağı bilgisi kamuoyuna yansıdı.
Haftanın 5 günü kesintisiz çalışan ameliyathanenin devre dışı kalması; klinik koltuğuna oturamayan, şiddetli ağrı ve enfeksiyon çeken zihinsel ve bedensel engelli bireyler ile küçük çocukların tedavisiz kalması anlamına geliyor. Üstelik tadilat planlanırken bölgenin yoğun talebini karşılayacak 3. bir ameliyathane ünitesinin projeye dahil edilmediği; buna karşın hastanede bazı katlardaki engelli tuvaletlerinin dahi kilitli tutulduğu öne sürülüyor.
Modern diş hekimliğinin olmazsa olmazı olan “dört elli çalışma sistemi” personel yokluğu nedeniyle uygulanamıyor. Ağız ve Diş Sağlığı Teknikeri ile yardımcı sağlık personeli eksikliği, hekimleri ve asistanları hem cerrahi müdahaleyi yapıp hem de klinik hijyenini tek başına sağlamak zorunda bırakıyor.
Daha vahimi, kurumda çalışan personelin şikâyetlerini dile getirdiklerinde görev yeri değişikliği ve idari baskıyla karşılaştıkları öne sürülüyor. Akademik dünyayı sarsan bir diğer iddia ise bazı araştırmacıların etik kurul onayı bulunan bilimsel çalışmaları için arşiv kayıtlarına ve radyolojik görüntülere erişimlerinin idari tasarruflarla keyfi olarak engellendiği yönünde.
Kamu idaresinde görev almak ayrıcalık değil, şeffaf biçimde hesap verme yükümlülüğüdür. Kimse peşinen suçlu ilan edilemez; masumiyet karinesi herkes için esastır. Ancak yöneticilerin görevi, kurumu yıpratan iddiaları yok saymak veya üzerini örtmek değil; kamuoyu adına yöneltilen bu sorulara şeffaf, denetlenebilir ve hukuki yanıtlar vermektir.
Bölge halkı, diş hekimleri, öğrenciler ve özellikle ameliyat sırası bekleyen engelli vatandaşların aileleri adına soruyoruz:
Dicle Üniversitesi Rektörlüğü bu iddiaların neresindedir ve kamuoyunun aydınlatılması adına ne zaman açıklama yapacaktır?
| # | Takım | O | AV | P |
|---|---|---|---|---|
| 1 | Galatasaray | 7 | +5 | 16 |
| 2 | Amed SFK | 6 | +8 | 13 |
| 3 | Beşiktaş | 6 | +7 | 12 |
| 4 | Kocaelispor | 6 | +3 | 12 |
| 5 | Corendon Alanyaspor | 6 | +2 | 11 |
| 6 | Fenerbahçe | 6 | +10 | 10 |
| 7 | Trabzonspor | 6 | +8 | 10 |
| 8 | Çaykur Rizespor | 6 | +1 | 10 |
| 9 | Kasımpaşa | 7 | 0 | 10 |
| 10 | Gaziantep FK | 6 | 0 | 8 |
| 11 | Arca Çorum FK | 6 | +1 | 7 |
| 12 | İstanbul Başakşehir FK | 6 | -1 | 7 |
| 13 | Gençlerbirliği | 6 | -8 | 7 |
| 14 | Erzurumspor FK | 6 | -8 | 7 |
| 15 | Tümosan Konyaspor | 6 | -4 | 4 |
| 16 | Samsunspor | 6 | -6 | 4 |
| 17 | Göztepe | 6 | -4 | 3 |
| 18 | Eyüpspor | 6 | -14 | 3 |
Yorum Yap