Son yıllarda okul çıkış saatleriyle ilgili yaşanan sorunlar velilerden, öğrencilerden ve çevre sakinlerinden yoğun tepki alıyor. Okulların çıkış saatlerinin 18:00’e kadar sarkması, toplu taşıma ve servis araçlarının da bu saatte yoğunlaşmasıyla trafik karmaşasına yol açarken, çöp toplama saatlerinin de aynı zamana denk gelmesi durumu daha da zorlu hale getiriyor.
Servis Trafiği ve Güvenlik Sorunu
Özellikle okul önlerinde servis araçlarının oluşturduğu yoğunluk, hem trafiği hem de çocukların güvenliğini tehlikeye atıyor. Veliler, çocuklarının sağ salim eve ulaşmalarını sağlamak için daha güvenli bir ulaşım düzeni talep ederken, bazı bölgelerde güvenliği sağlaması beklenen “okul polisi” eksikliği dikkat çekiyor. “Okul polisi” unvanıyla görev yapan güvenlik personeli yetersiz kalırken, park alanlarında da “park polisi” bulunmaması, çocukların güvenli oyun alanlarına erişimini kısıtlıyor.
Çevre Sorunları ve Sağlık Riski
Okul çıkış saatinde çöplerin toplanması, çevrede hijyen sorunlarına da yol açıyor. Kalabalık insan grupları ve araçların bulunduğu okul çevrelerinde çöp kamyonlarının çalışması, kötü koku ve sağlık risklerini artırıyor. Veliler, çöplerin daha uygun saatlerde toplanmasını talep ediyor.
Veliler ve Çevre Sakinlerinden Yetkililere Çağrı
Veliler ve mahalle sakinleri, özellikle okul çıkış saatlerinde yaşanan bu problemlerin bir an önce çözülmesi için yetkililere çağrıda bulunuyor. Trafik, çevre ve güvenlik sorunlarının ele alınması, çocukların daha güvenli bir ortamda eğitim görmeleri açısından büyük önem taşıyor.
Yetkililerden gelen bir açıklama ise henüz bulunmuyor; ancak, bu konudaki şikayetlerin artması üzerine yerel yönetimlerin daha etkili adımlar atması bekleniyor.
Diyarbakır’da Yaşanan Feci Kaza
Diyarbakır’da dün yaşanan trajik olay, bu güvenlik sorunlarının nelere mal olabileceğini çarpıcı bir şekilde gösterdi. Okul çıkış saatinde bir çöp kamyonu, annesiyle birlikte okuldan çıkan 5 yaşındaki bir çocuğa çarptı ve yaşanan olayda anne ve 5 yaşındaki kızı yaşamını yitirdi.
Yaşanan bu olaylar kurumlar arası diyaloğ eksikliği yüzünden ölümlere sebeb oluyor.
Haber: Cihat TOPRAK

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...
Yorum Yap