Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Cihat TOPRAK: İslam Dünyası ve Gazze Katliamı Karşısında Tarihi Sınav

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Gazze… Artık bu isim, insanlığın gözleri önünde sistematik bir şekilde yok edilen bir halkın, uluslararası hukukun çiğnenişinin ve kolektif vicdanın iflasının simgesi haline geldi. Hamas’ın 7 Ekim saldırısı, İsrail’e, uzun zamandır hazırladığı bir yıkım planını “meşru müdafaa” kisvesi altında uygulama fırsatı verdi. Sonuç? Hayalet bir şehir. Çadır kentlerde sefalet içinde yaşam mücadelesi veren, açlıkla pençeleşen yüz binlerce masum. On binlerce ölü – kadınlar, çocuklar, yaşlılar, doktorlar, gazeteciler… Bir açık hava hapishanesi, adım adım bir toplu mezara dönüştürülürken, dünyanın, özellikle de kendini bu halkın dini kardeşi ve hamisi olarak gören İslam dünyasının tepkisi nedir?

Sözde Kınamalar, Gerçekte Sessizlik ve İşbirlikçilik:

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) zirvelerinden, çeşitli başkentlerden yükselen “şiddetli kınamalar”, “acil ateşkes çağrıları”, “insani yardım talepleri”… Hepsi havada asılı kalan, hiçbir somut eyleme dönüşmeyen boş sözler. Bu retorik, acı bir şekilde, eylemsizliğin üzerini örten bir perdeye dönüştü. Peki, bu “kınamalar” neyi değiştirdi? Bombardımanlar durdu mu? Açlık sona erdi mi? Abluka kalktı mı? Hayır. İsrail, uluslararası mahkemelerin (ICJ) “soykırım olasılığı” uyarılarına ve “acil önlem” kararlarına rağmen, vahşetini, giderek daha da pervasızlaşarak sürdürüyor.

Burada eleştirinin odağı, Batı’nın ikiyüzlülüğü veya İsrail’in vahşeti değil – bunlar zaten açıkça görülüyor. Asıl yıkıcı olan, İslam ülkelerinin bu vahşete karşı gösterdiği çarpıcı eylemsizlik ve bazı durumlarda dolaylı/dolaysız işbirliğidir.

  1. Petrol ve Silah Ticareti: Ahlaki İflas: Bazı zengin Körfez ülkeleri, Batı’ya petrol satışını kesintiye uğratmazken, aynı Batılı ülkeler İsrail’e ölüm saçan silahları temin etmeye devam ediyor. Bu ülkelerin devasa servetleri, Gazze’deki insani felaketi durdurmak için kullanılabilecek muazzam bir ekonomik ve diplomatik kaldıraç gücüne sahip. Ancak bu güç, ekonomik çıkarlar ve Batı ile ilişkileri koruma kaygısı karşısında hiçe sayılıyor. Bu, sadece eylemsizlik değil, İsrail’in savaş makinesini dolaylı yoldan beslemek anlamına geliyor. Daha da vahisi, bazı İslam ülkelerinin kendileri bile İsrail’den veya İsrail teknolojisi kullanan Batılı ülkelerden silah alımına devam ediyor.
  2. Normalizasyon: İhanetin Perdesi: Bazı Arap ülkeleri, Filistin davasını rafa kaldırarak İsrail ile normalleşme anlaşmaları peşinde koşuyor veya bu süreci sürdürüyor. Gazze’deki katliam devam ederken, diplomatik ilişkilerin derinleştirilmesi veya ticari bağların güçlendirilmesi çabaları, Filistin halkına ve onların temel haklarına yönelik açık bir ihanettir. Bu politikalar, İsrail’e “kabul edilebilir bedel” mesajı vererek, Gazze’deki vahşetin sürdürülebilirliğine zemin hazırlıyor.
  3. İç Siyaset ve Korku: Sessizliğin Mazeretleri: Bazı rejimler, kendi iktidarlarını koruma telaşı içinde, Batı’ya veya iç muhalefete karşı Filistin kartını kullanırken, gerçek anlamda İsrail’e karşı etkili bir duruş sergilemekten korkuyor. Diğerleri, istikrarsızlık, iç çatışma veya ekonomik krizlerle boğuşurken, Filistin meselesini “uzaktaki bir dert” olarak görüyor. Ancak bu içe kapanma ve sorumluluktan kaçış, Gazze’deki çocukların açlıktan ölmekte olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor.
  4. Türkiye ve Diğerleri: Retoriğin Ötesinde Ne Var?: Türkiye gibi İsrail politikalarına karşı en sert söylemi geliştiren ülkeler bile, eylemde söylemle paralel bir çizgi tutturamıyor. Ticaret, turizm veya diplomatik bağlar tamamen koparılmış değil. Sert sözler, Gazze’ye giden insani yardım koridorlarının açılması veya İsrail’e yaptırım uygulanması için somut, koordineli bir İslam dünyası baskısına dönüşemiyor.

Tarih Kaydediyor, Vicdanlar Sorgulanacak:

Gazze’de yaşanan, sadece bir savaş değil; bir insanlık trajedisi, bir etnik temizlik girişimi ve uluslararası hukukun topyekün çöküşüdür. İslam dünyasının bu tablo karşısındaki toplu eylemsizliği ve parçalanmışlığı, sadece bir başarısızlık değil; ahlaki bir çöküştür. “Ümmet” söylemi, Gazze’nin enkazları ve açlık çeken çocukları karşısında acı bir alay konusu haline geldi.

Bu sessizlik ve dolaylı işbirliği, İsrail’in elini güçlendiriyor. Batı’ya, “Müslüman dünyanın tepkisi söylemden öteye gitmez” mesajını veriyor. En önemlisi, Gazze halkını, kaderlerine terk edilmiş bir halde, uluslararası toplumun ve özellikle de dini kardeşlerinin seyirci bakışları altında ölmeye mahkum ediyor.

Tarih, bu dönemi kaydedecek. Filistin halkının çektiği acılar kadar, onların yardım çığlıklarını duyup da somut adımlar atmak yerine, petrol gelirlerine, silah ticaretine, Batı ile ilişkilere ve koltuk hesaplarına öncelik veren İslam ülkelerinin liderleri ve rejimleri de ağır bir şekilde yargılanacak. Gazze’nin hayalet şehirleri ve çadır kentleri, sadece İsrail’in vahşetinin değil, aynı zamanda İslam dünyasının kolektif vicdanının iflasının da sessiz tanıkları olarak kalacak. Sessizlik, suça ortaklıktır. Ve bu ortaklığın bedeli, insanlık tarihinin kara lekesi olarak asla silinmeyecek.

Cihat TOPRAK

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
¨Cihat TOPRAK

PROFESÖRLÜK UNVANI KAYNAKÇAYI SUSTURAMAZ

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

¨Cihat TOPRAK

Okul Toplumun Aynasıdır: Güvenlik Kamerasıyla Ruh İnşa Edilmez

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

¨Cihat TOPRAK

KANUN MADDELERİ ORTADA: HAVUZ İHALESİNİN HESABINI VERİN!

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.