Ajans News Haber

Azîz Gülmüş: Tekeri Patlaklar
386 Okundu
12 Mayıs 2021 - 21:58

TEKERİ PATLAKLAR

(Bu hafta biz engellilerin haftasıymış)

TEKERİ PATLAKLAR

    Kırık bir pencereden dışarıyı izlemek, tüten bir sobada ısınmak yahut çatısı delik bir evde damlacıklarla koyun koyuna yatmak gibidir engelli olmak... "Defolu bedenlerle" çetin geçen bir yaşama kafa tutulamazdı... Hiç de adil yarışmıyorduk bu dünyada, tek sağlam bacağa isyan etse de, daha ağzını açmadan susturuyorduk bedenlerimizi... Yolda yürürken bazen kurumayı bekleyen askıya alınmış ıslak elbiseler gibi dakikalarca bekler, sonra tekrar yürürdük. 

   Üç arkadaş; ben, Enver ve Salih... Üçümüzde yaşamın "defolu" ürünleriydik. Benim ve Enver'in sağ bacağı, Salih'in de sol bacağı sakattı. Birbirimizden hiç ayrılmaz, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Yolda yürürken insanların acıklı bakışlarına maruz kalırdık. Bazen de bakışlardan rahatsız olur ve ters bakış fırlatarak isyanımızı gözlerimize taşırdık. İnsanların bize acımalarını sindiremezdik. Sokak aralarından geçerken kapı önlerinde oturan kadınların : "Vax, vax, vax malamınê" yada "nıç, nıç, nıç yazıx kele daha çox gençtırler, Allah onlara yardım etsın" şeklindeki merhamet dolu sözleri bile kızmamıza yetiyordu. Hele çocukların bizi taklit ederek önümüzde yürümeleri ve "Topal..!" diye çağırmaları, kimbilir kaçına dayak atmamıza neden olmuştu.

   Salih; sessiz, ağırbaşlı aynı zamanda çok yakışıklı bir çocuktu. Uzun boylu, sarışın, mavi gözlü, beyaz tenli artist gibiydi.. tek "kusuru" aksamasıydı.. diğer ikimiz gibi çocukken yanlış yapılan bir iğne sonucu (Her nekadar tıp polio denilen hastalık diyorsa da) sakat kalmıştı. Çok duygusal ve onurluydu. En yakınına bile sorunlarını açmazken, ortak kaderi yaşayan bizlerle her şeyini paylaşırdı.. hiç sevgilisi olmamıştı… arkadaşlık teklif ettiği hiçbir kızdan olumlu yanıt alamamıştı bizim gibi… bir seferinde bu duruma ben de tanık olmuştum. Anıt dediğimiz Zafer parkında otururken, tam karşımızdaki masada oturan kızlardan biri gözlerini Salih'ten alamamıştı. Salih elindeki kitaba dalmıştı.. onu uyardım "Bak oğlum bu kız sana pas veriyor" dedim. "Vazgeç abi" dedi. Israr edince bana "Abi ayağa kalktığımda sakat olduğumu anlayacak ve geri yerine oturacak" dedi. "Oğlum belki kız senin sakat olduğunu biliyordur" dedim. Dayatmalarımıza dayanamamış ve kıza başı ile işaret ederek kalkmasını istemişti. Kız, ondan önce masasından kalkarak ileriye doğru yürümüştü. Salih ayağa kalkıp yürüdüğünde kızın şaşkınlığı davranışlarına hemen yansımış, gerisin geriye masasına oturmuştu. Bizim tarafa da kalkıncaya kadar hiç bakmamıştı. Salih masaya geri geldiğinde yıkılmıştı adeta…hiçbir şey söylemedi… yalnızca gözlerime baktı.. bakışları:  "Böyle olacağını söylemiştim sana" der gibiydi…

   Yaşça bizden küçük olduğu için saygıda kusur etmez bana ve Enver'e "Abi" diye hitap ederdi. Yaz günleri akşam üstü Diyarbakır'daki  Zafer parkına giderken Ofis semtinde kızlarla sarmaş dolaş gezen erkekleri görünce hüznü büyürdü… belli etmek istememesine rağmen mavi gözlerine ve yüzüne yansıyordu tüm öfkesi… "Neden özellikle biz seçildik ?" diyordu. "arkadaşlarım kızlarla flört ederken, ben acılarımla çiftleşiyorum, bu yüzden ofise gelip kızlı-erkekli manzaraları görmek istemiyorum, ama sizleri kırmamak için mecburen geliyorum" dediğinde gögsümün orta yerine bir ağırlık çökerdi.. dönüp gözlerine baktığımda öfkeyi, örselenmişliği görürdüm. Onu üzmemek adına umursamaz görünür "Ne var halimizde oğlum, baksana dünyanın tüm güzelliklerini göremeyen görme özürlü insanları düşün,   biz hiç olmazsa kimsenin yardımı olmadan heryere gidip gelebiliyoruz ya onlar..?" dediğimde birazcık teselli bulduğunu anlıyordum. Şiire ve okumaya çok meraklıydı. Kendisini iyi yetiştirmişti… bulduğu tüm kitapları sindire sindire okurdu. Bu yüzden elinden hiç kitap eksik olmazdı.. 
                                                            ***

          Yağmur hafifçe çiseliyordu. Biz yani "defolu" üç arkadaş çalıştığımız Urfakapı semt pazarının içindeki Seyyar Satıcılar ve İşportacılar Derneği'nden otobüse yetişmek üzere koşarken ben ve Enver sağa, Salih de sola doğru yalpalıyorduk ki elinde şemsiyesi ile çarşaflı bir kadının bize saldırıp ağız dolusu küfürlerle : "Hêç utanmisız, inşallah essahtan öle olasız..!" diyerek şemsiyesi ile bana ve Enver'e birkaç darbe indirdi. Kadıncağız, bizim numaradan sırf gırgır olsun diye böyle koşup, yürüdüğümüzü sanmış. Ona gerçeği anlattığımızda az önceki davranışından pişmanlık duyduğunu  "dolu dolu gözlerinden"  anlamıştık. Biz otobüse doğru koşarken şiddetini artıran yağmura rağmen arkamızdan hala bizi izliyordu...

    Bağlar'a gitmek üzere İstasyona yakın bir yerde inmiştik. Aynı tempo ile koşmaya başladık. Bu kez kırk-kırkbeş yaşları arası bir adamın küfürlerine maruz kaldık. Adam da tıpkı az önceki kadın gibi " numara" yaptığımızı sanıyordu. Bu sefer çok kızmış ve üçümüz birden adama saldırmıştık. Yerde boğuşmalar sonucunda adamın kafası yarılmıştı. İstasyon polisleri yetişmiş ve karakola götürülmüştük. 

   Gece yarısına doğru bizi İstasyon karakolundan bir minibüsle Şehitlik Polis karakoluna götürdüler. Sarhoş olduğu her halinden belli olan Başkomiser bizi görünce polislere "Ulan bu tekeri patlakları nerden buldunuz ?" dedi. Bizi getiren polisler olayı anlattılar. Başkomiser polislere: "Bana falakayı getirin..!" dedi. Sakat bacaklarımız kısa olduğu için falaka formatına uymuyordu. Tam "Yırttık"  derken, işkencede uzmanlaşmış Başkomiser: "Onun da yöntemi var" diyerek, üçümüzün sağlam bacağını bir falakaya bağlayarak vurmaya başladı. Sonrada bize: "Bakın birer tekeriniz patlaktı, ötekilerinin de havasını aldım. Bir müddet burada park edersiniz" diyerek kahkahalarla gülmeye başladı. Ayaklarımızın tabanı patlamıştı. Ayağa kalkıp tuvalet ihtiyacını dahi karşılayamıyorduk. 

   Enver oturduğu yerden sabit bir noktaya gözlerini dikmiş düşünürken, Salih'in ağzından Şair Yılmaz Odabaşı'nın   "İşte bu vuruşlar sürdükçe/maç mı alınır ulan sayın abiler/ipne hakemler bu sezon da bizi mağlup ettiler !" dizeleri dökülüyordu nezarethanenin nemli duvarlarına...  

Aziz Gülmüş

Aziz Gülmüş

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.