Bizim Berber Ehmo’nun çok samimi arkadaşı olan kısaca Oro dedikleri Orhan, onbeş-yirmi günde bir Ehmo’nun berber dükkanına gelerek evde yatalak olan dedesi Hınnuş’u traş edeceğini söyleyerek ondan şarjlı traş makinasını alıp eve giderdi.
Dedesinin adı Yunus ama Oro çocukluğunda Yunus diyemediğinden, onu Hınnuş diye çağırdığı için arkadaşları da ona Hınnuş derdi.
Birgün yine Hınnuş’u traş edeceğini söyleyerek dükkandan makinayı alıp götürür. Bir müddet sonra makinayı geri getirdiğinde makinanın dişlileri arasında uzunca siyah, kıvırcık bir kıl Ehmo’nun dikkatini çeker.
–Oxlımm Oro senin deden kaç yaşında? diye sorar. Oro saf bir şekilde :
–Ne bileyim oxlım? Seksen-doksan war!
Ehmo, kaşlarını çatarak:
–Anan … kesen, ma seksen-doksan yaşında olan adamın saçları siyah olır mi? diye basar kalayı. Oro, hala meseleyi anlayamadan Ehmo makinanın dişleri arasında kalan uzun kıvırcık kılı gösterir..
–Ulan Allahın qehpesi, sen bizi avel mi sandın? bu etek kılıdır oxlımm!!
Oro gülmeye başlar:
–Wiiii !! Oxlım Ehmo ma sen bilmidın? dediğinde, sinirden adeta köpüren berber Ehmo:
–Neyi bilmidım oxlımm? diye sorunca Oro gülmekten zor konuşur.
–Oxlım ben küçükken dedeme Hınnuş derdim. Sonra büyüyünce ona Yunus dede demeye başladım.
Hala burnundan soluyan Ehmo :
–Eeeee..!!
Oro ciddi bir yüz ifadesi ile:
–Hani soy sop devam etsin diye herkes çocuğuna babasının ismini verir ya..
Ehmo:
–Eeee..!!
–İşte ben de çocukluğumda dedeme taktığım Hınnuş ismini şeyime verdim.. walla kardaş sahan hiç yalan söylemedim. Ben senin bu mevzuyu bildiğini sanidım. Senden Hınnuş’u traş edeceğim diyidım, sen de makinayı veridın.. dediğinde o günden sonra Oro’ya makina vermez..
Şimdi düşünüyorum da biz Kürdler Berber Ehmo’yuz, sistemin partileri de Oro misali bizden oy’u alıp şeylerinin keyfini sürerken, elimize tutuşturdukları kirletilmiş pis makina ile de biz birbirimizi sinek kaydı traş ediyoruz maalesef..
-İsmet dayı ne yapıyorsun? diye sordu -Kürdçe mektup yazıyorum ! Adam alaycı bir dokundurma yaparak: -Yaaa !! Kürdçe yazılabiliyor mu? -Tabii ne sandın ? elbette yazılıyor ! -Bilmiyordum valla !...
Yaşamla bağım gittikçe kopuyor, ben ona gittikçe o uzaklaşıyor. Kendimi ağır yaralı yoğun bakım odasında bitkisel hayatta sanıyorum. Uyanık olduğum halde kabuslar doluşuyor beynime. Uyanır gibi oluyorum kimi vakit.. bir...
Bir gün Kurumuş çamur parçası taş parçasının yanına gitmiş ve iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış, Taş merakla: –Çamur kardeş neden ağlıyorsun, bir derdin mi var? diye sormuş. Çamur parçası...
Sakın düşme!..Düşersen eğer, merhaba vermeyi bile çok gören olur, başka mecralara yönelir tüm selamlar..Sakın düşme!..Gözbebeği iken, gözlerin sakındığı çöp olursun bir anda.. içine akıttığın göz yaşların başkasının gülen gözlerine dönüşür.....
Çok uzun yıllar önce bizim Diyarbakır’da oldukça cimri bir adam varmış. Eve ekmek almayı bile büyük bir eziyet görür, karısı ondan evin ihtiyaçlarını bile istemekten çekinirmiş. Karısı bir sabah uyandığında...
Bugünkü Kahvaltı yapan üç çocuk ile ilgili yaptığım bir paylaşımı, bu çocukların kapı komşusu olan “Mütedeyyin” abimiz görmüş. Bana, “Yahu hocam çocukları rencide etmişsin, keşke paylaşmasaydın” dedi. Güldüm, “Kardeşim bak...
Yorum Yap