Tekdüze yani monoton bir yaşamın girdabında boğuluyor gibi olur bazen insan.. sabah uyandığınızda ilk akla gelen çözemediğiniz sıkıntılar olur.. karamsar ve umudun tükendiği bir sabaha kim içten merhaba der ki?
Bazen “herşey üst üste gelir” dersiniz, Oysa bitmeyen bir kabusun fragmanlarıdır bunlar.. sizinle, adına yaşam dediğiniz, kendinizi içinde değil, hep dışında gördüğünüz bu döngünün arasına duvarlar örülmüştür. Bu işkenceye dönüşen döngü ile herşey anlamını yitirir kimi zaman. Bir an önce her yanınıza batan bu iğneli giysilerden kurtulmak istersiniz.. bu duruma bilim, “Tükenmişlik Sendromu” diyor..
Evet tükenen umutlar, tükenen güven, tükenen sevgi ve ulaşmak isteyip de sizden uzaklaşan düşler..
Hele bir de üzerine titrediğiniz, gözünüzden sakındığınız, onlar için hiç bir fedakarlıktan kacınmadığınız en yakınlarınızın bile boş, değersiz bakışları ve içinizdeki yangını ısrarla görmemeleri sizi çoktan gömmüştür.. geriye dostlar kalıyor, onlar da çaresiz.. herkes kendini yaşıyor, senin yaşamın onların önceliği değil zaten..
Herşeye rağmen kırk yıllık muhabbet bir bardak şarabın zulmünde..
Gözün kör olsun hayat..
Yorum Yap