Suudi Arabistan’da yürütülen arkeolojik kazılarda, İslamiyet’in ilk yüzyılına (7. yüzyıl) tarihlenen bin 700’den fazla yazıt ve eser gün yüzüne çıkarıldı. Buluntular arasında Hz. Ömer’in adını taşıyan ifadeler ve erken dönem Kur’an-ı Kerim ayetleri dikkat çekiyor. Suudi Arabistan Miras Kurumu, Medine-i Münevvere bölgesine bağlı Mehd (Al-Mahd) vilayetinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında tarihi bir keşfe imza atıldığını duyurdu….
Suudi Arabistan’da yürütülen arkeolojik kazılarda, İslamiyet’in ilk yüzyılına (7. yüzyıl) tarihlenen bin 700’den fazla yazıt ve eser gün yüzüne çıkarıldı. Buluntular arasında Hz. Ömer’in adını taşıyan ifadeler ve erken dönem Kur’an-ı Kerim ayetleri dikkat çekiyor.
Suudi Arabistan Miras Kurumu, Medine-i Münevvere bölgesine bağlı Mehd (Al-Mahd) vilayetinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında tarihi bir keşfe imza atıldığını duyurdu. Bölgede yürütülen arkeolojik çalışmalarda, İslam’ın ilk dönemlerine ve Arap yazı sanatının kökenlerine ışık tutacak tam 1774 yeni buluntu belgelendi.

Keşfin en heyecan verici unsurlarından birini, İslam Devleti’nin ikinci halifesi Hz. Ömer’e (Ömer bin Hattab) atıfta bulunan kaya yazıtları oluşturuyor. Erken İslam dönemine ait Kufi hattıyla yazıldığı belirtilen kitabelerden birinde şu ifadeler yer alıyor:
“Allah, Ömer bin Hattab’ın bu dünyada ve ahirette dostudur. Allah’tan başka ilah yoktur.”
Arkeologlar, kayalık alanlara nakşedilmiş çok sayıda Kur’an-ı Kerim ayeti de tespit etti. Bu yazıtların, İslamiyet’in ilk yıllarında Arap alfabesinin uğradığı yapısal değişimi, noktalama ve harekeleme öncesi yazı dilini incelemek açısından eşsiz birer tarihi vesika olduğu vurgulanıyor.

Suudi Arabistan Miras Kurumu tarafından yapılan resmi açıklamada, bu keşiflerin sadece dini birer sembol olmadığı, aynı zamanda bölgenin erken İslam dönemindeki sosyo-kültürel yapısını ve dönemin hat sanatını anlamak adına akademik dünyaya büyük katkı sağlayacağı belirtildi.
Mehd bölgesi, antik ticaret ve hac rotaları üzerinde bulunması sebebiyle tarih boyunca stratejik bir konuma sahipti. Uzmanlar, belgelenen 1774 eserin bölgedeki tarih öncesi ve İslam sonrası yerleşim formlarını haritalandırmada kritik bir rol oynayacağını ifade ediyor. Bölgedeki kazı ve detaylı inceleme çalışmalarının genişletilerek devam etmesi bekleniyor.
Yorum Yap