AVRUPA BİZİ KISKANIRKEN..
Gariban Hemo..
Birazcık saf, yakınlarının da akılsız Hemo dedikleri temiz yürekli pislik, piçlik bilmeyen biri..
Sürekli bir işi yok, bir gün var, en az 15 gün yok.. Her işe koşuyor garibim, yıkma, kırma, dökme işi.. Bir mesleği olmamış. Bu yüzden kendisine işini soranlara, “Serbest” diyor. Sanırsın Sanayici ve Ticaret ile iştigal ediyor..
Bugün evde Kırım döküm işi vardı, Hemo’yu çağırdım. İşi bittikten sonra dertleştik biraz..
İşsiz kalınca kredi kartına yüklenmiş. Ödeyememiş, çevredeki insanlar babasına banka borcunu ödemesi için ricada bulunmuşlar. Sekiz bin liralık borcu oniki bin lira olmuş.
“Aziz amca biliyor musun? ben çok akılsız biriyim ” neden diye sordum, “Yahu ben daha kendime bakamıyordum, babam beni evlendirdi, hadi diyelim ki oldu, yahu ben neyime güvendim de çocuk yaptım.. ” diyerek kendini acımasızca eleştirdi. “Kadının günahı yetmezmiş gibi zavallı çocuğun da günahına girdim” diyerek pişmanlığını dile getirince üzülmemek mümkün mü?
Yevmiyesini fazlası ile verdim, kan, ter ve toz içinde markete gitti. Oğlu Musa’ya abur cubur şeyler almıştı. Tekrar yanımdan geçerken, “Aziz amca bugün Musa’nın bayramı” dediğinde, ben sadece bizi kıskanan Avrupa’ya küfürler savurdum içimden..
Aziz Gülmüş
-İsmet dayı ne yapıyorsun? diye sordu -Kürdçe mektup yazıyorum ! Adam alaycı bir dokundurma yaparak: -Yaaa !! Kürdçe yazılabiliyor mu? -Tabii ne sandın ? elbette yazılıyor ! -Bilmiyordum valla !...
Yaşamla bağım gittikçe kopuyor, ben ona gittikçe o uzaklaşıyor. Kendimi ağır yaralı yoğun bakım odasında bitkisel hayatta sanıyorum. Uyanık olduğum halde kabuslar doluşuyor beynime. Uyanır gibi oluyorum kimi vakit.. bir...
Bir gün Kurumuş çamur parçası taş parçasının yanına gitmiş ve iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış, Taş merakla: –Çamur kardeş neden ağlıyorsun, bir derdin mi var? diye sormuş. Çamur parçası...
Bizim Berber Ehmo’nun çok samimi arkadaşı olan kısaca Oro dedikleri Orhan, onbeş-yirmi günde bir Ehmo’nun berber dükkanına gelerek evde yatalak olan dedesi Hınnuş’u traş edeceğini söyleyerek ondan şarjlı traş makinasını...
Sakın düşme!..Düşersen eğer, merhaba vermeyi bile çok gören olur, başka mecralara yönelir tüm selamlar..Sakın düşme!..Gözbebeği iken, gözlerin sakındığı çöp olursun bir anda.. içine akıttığın göz yaşların başkasının gülen gözlerine dönüşür.....
Çok uzun yıllar önce bizim Diyarbakır’da oldukça cimri bir adam varmış. Eve ekmek almayı bile büyük bir eziyet görür, karısı ondan evin ihtiyaçlarını bile istemekten çekinirmiş. Karısı bir sabah uyandığında...
Yorum Yap