Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Diyarbakır Surları Neden Kalkan Balığı Şeklinde?

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Diyarbakır denince akla ilk ne gelir? Karacadağ’ın simsiyah bazaltından örülmüş o ihtişamlı surlar, burçlar, dar sokaklar… Çoğumuz için hikâye burada başlar ve biter. Oysa Diyarbakır, üzerinde yaşadığımız toprakların altındaki katmanlar kadar derin, üzerindeki semboller kadar gizemli bir şehir. Geçtiğimiz günlerde surların gölgesinde dolaşırken, bir dostumun “Peki neden kalkan balığı?” sorusuyla irkildim. Evet, neden?

Çoğu kaynak, Diyarbakır surlarının dünyanın en uzun ve en sağlam savunma hatlarından biri olduğunu söyler de üzerinde durmadan geçer. Çin Seddi’nden sonra ikinci sırada anılır, uzunluğu 5.5 kilometreyi bulur, 82 burcu vardır . Peki ya bu devasa yapının kuşbakışı görüntüsünün bir kalkan balığına benzediğini, üstelik bunun bir tesadüf olmadığını söylesem?

Şehir, adeta bir mimar gözüyle planlanmış. Surların formu, yani o kalkan balığı şekli, bilinçli bir tercih. Şimdi bu balığın ağzını Dicle Nehri’ne çevirin. İşte tam o noktada, Hz. Yunus’un (AS) balığın karnından çıktıktan sonra yedi yıl yaşadığına inanılan mağara yer alıyor. Balığın karnına denk gelen kısım ise Hevsel Bahçeleri’nin o bereketli toprakları . Tesadüf mü, yoksa binlerce yıl önce bir medeniyetin şehri kurarken kutsadığı bir coğrafyaya saygı duruşu mu? Ben buna “şehrin yazgısı” diyorum.

Diyarbakır’ın bir başka az bilinen gerçeği ise dini literatürdeki yeridir. Çoğumuz Kudüs, Mekke, Medine biliriz de İslam âleminin 5. Harem-i Şerifi’nin Diyarbakır olduğu pek dilimize pelesenk olmaz . Ulu Cami, sadece Anadolu’nun en eski camilerinden biri değil, aynı zamanda İslamiyet’in bu topraklara ayak bastığı ilk noktalardan birinin nişanesidir.

Dahası, Mekke ve Medine’den sonra en çok sahabenin metfun olduğu topraklar yine burasıdır. Hz. Ömer döneminde, İyaz bin Ganem komutasındaki orduyla gelen ve içinde Halid bin Velid’in oğlu Süleyman’ın da bulunduğu 27 sahabe, şehrin fethi sırasında şehit düşmüş ve bugün İçkale’deki Hz. Süleyman Camii’nin bahçesinde medfun yatıyorlar . Dünyada bahçesinde 27 sahabe kabri bulunan başka bir cami var mı, bilmiyorum.

Peki ya bilim? 12. yüzyılda Artuklu sarayında yaşayan El-Cezeri’nin dünyanın ilk robotunu yine bu surların içinde yaptığını biliyor muyuz? Bugün sibernetiğin babası sayılan bu dâhi, “Kitab-ül Hiyel”de tarif ettiği otomatik makinelerle aslında Diyarbakır’ı bir Orta Çağ teknoloji üssü haline getirmişti .

Şehir sadece Müslümanlar için değil, diğer inançlar için de kutsal. Dünyada ceylan derisine elle yazılan tek Tevrat nüshasının Diyarbakır’da bulunduğunu , Yahudi inancına göre Kudüs’ten sonra ikinci kutsal kent sayılan Kalne’nin burası olduğunu, hatta Hz. İsa’nın konuştuğu dil olan Aramice’nin ibadet dili olarak kullanıldığı tek kilisenin yine bu kadim kentte olduğunu duymak, şehrin katmanlı ruhunu anlamak için yeterli sanırım .

Tüm bunların üzerine, Asur kaynaklarında “Amidi”, Roma kaynaklarında “Amida” diye geçen bu şehrin adının neden “Diyarbakır” olduğuna dair o meşhur anekdotu da hatırlatayım. 1937 yılında Atatürk’ün talimatıyla yapılan dil çalışmalarında, ismin etimolojisinin “bakır memleketi” anlamına gelen “Diyarbakır” olması gerektiği vurgulanır . Gerçekten de Çermik ilçesinde bakır madenleri bulunmuştur .

Diyarbakır, işte böyle bir şehir. Hurrilerden Roma’ya, Selçuklu’dan Osmanlı’ya 33 medeniyetin izini taşıyan , Yunus Peygamber’in duasını arkasına alan , surlarıyla sadece taş yığını değil, sembollerle konuşan bir açık hava müzesi.

Onu anlamak için sadece görmek yetmez; altındaki anlamı, surların şeklindeki sırrı, toprağın kutsallığını hissetmek gerekir. Diyarbakır bakır değil, altın bir şehirdir. Gelin, artık ona o gözle bakalım.

Cihat TOPRAK

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
¨Cihat TOPRAK

PROFESÖRLÜK UNVANI KAYNAKÇAYI SUSTURAMAZ

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

¨Cihat TOPRAK

Okul Toplumun Aynasıdır: Güvenlik Kamerasıyla Ruh İnşa Edilmez

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

¨Cihat TOPRAK

KANUN MADDELERİ ORTADA: HAVUZ İHALESİNİN HESABINI VERİN!

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.