Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Cihat TOPRAK: Diyarbakır Surlarının Altındaki Sır; Kanuni’nin 500 Yıllık Projesi

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Diyarbakır surları, heybetiyle zamana meydan okuyan, taşa kazınmış bir tarih kitabıdır. Her burcu, her kapısı binlerce yıllık hikâyeler fısıldar. Ancak bu surların ardındaki yaşamı, medeniyeti ayakta tutan en temel unsur sudur. Ve bu kadim şehrin su ile imtihanında, tarihin en görkemli sahnelerinden birine Kanuni Sultan Süleyman’ın adı yazılmıştır. Halk arasında dilden dile dolaşan “Kanuni’nin Diyarbakır’a su getirdiği” rivayeti, basit bir söylentiden çok daha fazlası; 16. yüzyıl mühendisliğinin, devlet aklının ve bir hükümdarın şehircilik vizyonunun somut bir kanıtıdır.

Kanuni, Osmanlı İmparatorluğu’nun cihanşümul gücünü doğuya taşıdığı meşhur Irakeyn Seferi (1533-1535) sırasında Diyarbakır’ı bir askeri üs ve konaklama merkezi olarak kullanmıştır. Stratejik konumuyla bölgenin kalbi olan bu şehirde konaklarken, bir komutanın keskin gözleriyle sadece askeri durumu değil, aynı zamanda şehrin sosyal ve fiziki yapısını da tahlil etmiştir. Büyüyen ve stratejik önemi artan Diyarbakır’ın en büyük zaafının, surların içindeki nüfus için yetersiz ve sağlıksız su kaynakları olduğunu fark etmesi uzun sürmemiştir.

Bir imparatorluğun gücü, yalnızca kazandığı savaşlarla değil, yönettiği topraklara getirdiği refah ve imar faaliyetleriyle de ölçülür. Kanuni, bu anlayışla, ordusuyla fethettiği topraklara medeniyet götürme misyonunu da üstlenmişti. Diyarbakır’ın su sorununa kalıcı bir çözüm bulma iradesi, tam da bu “imar eden sultan” kimliğinin bir yansımasıdır.

Çözüm, şehrin güneybatısında heybetle yükselen Karacadağ’ın cömert kaynaklarındaydı. Proje, o dönemin şartlarında muazzam bir mühendislik meydan okumasıydı: Karacadağ eteklerindeki Gözeli mevkisinden doğan ve “Hamravat” adıyla bilinen berrak su, kilometrelerce ötedeki şehir merkezine taşınacaktı. Bu, basit bir kanal kazmaktan ibaret değildi. Arazinin eğimi hassas bir şekilde hesaplanmalı, suyun debisi korunmalı ve hijyeni sağlanmalıydı.

1535’te yapımına başlandığı tahmin edilen ve yaklaşık sekiz yıl süren bu devasa proje, Osmanlı’nın ulaştığı teknik seviyeyi gözler önüne serer. Pişmiş topraktan imal edilen, “künk” adı verilen özel borular, adeta bir yeraltı damar ağı gibi döşenmiştir. Suyun vadi ve çukurları aşması için yer yer su kemerleri inşa edilmiş, basıncın ayarlanması için özel sistemler kurulmuştur. Bu şebeke, sadece surların içine suyu getirmekle kalmamış, aynı zamanda şehrin ana arterlerine dağıtılarak onlarca çeşmeye, cami şadırvanına, han ve hamama hayat vermiştir. Artık Diyarbakır, sadece askeri bir kale değil, aynı zamanda suyu bol, yaşayan bir Osmanlı şehri kimliğine kavuşuyordu.

Tarihin bu muhteşem projesi, geçtiğimiz yıllarda Diyarbakır surlarında yapılan restorasyon çalışmalarıyla bir kez daha gün yüzüne çıktı. Toprağın altından asırlar sonra çıkarılan o künkler, Kanuni’nin imzasını taşıyan mühendislik dehasının sessiz tanıklarıdır. Bu bulgular, tarihi belgelerle birleştiğinde, bize şunu net bir şekilde göstermektedir: Kanuni Sultan Süleyman Diyarbakır’a gelmiş ve şehrin kaderini değiştiren o su projesini bizzat başlatmıştır.

Sonuç olarak, Karacadağ’dan sur içine uzanan bu su yolu, sadece bir altyapı projesi değildir. Bu, bir cihan imparatorunun, sefer yolundaki bir şehre kalıcı bir eser bırakma, orayı “şenlendirme” arzusunun bir ifadesidir. Savaş stratejileri konuşulurken halkın en temel ihtiyacını gören bir devlet aklının, fethi imarla taçlandıran bir medeniyet anlayışının en berrak örneğidir. Bugün Diyarbakır sokaklarında dolaşırken, tarihin sadece taş binalardan ibaret olmadığını, aynı zamanda toprağın altında şehre can veren ve bir zamanlar bir sultanın vizyonuyla akmaya başlayan o suyun hafızası olduğunu unutmamak gerekir. Tarih, sadece savaş meydanlarında değil, bazen de şehirlere hayat veren su kanallarında akar.

Cihat TOPRAK

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
¨Cihat TOPRAK

PROFESÖRLÜK UNVANI KAYNAKÇAYI SUSTURAMAZ

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Bir Hafıza Kırımı Portresi: Kültür Yolu’nda Kaybolan Diyarbakır

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

¨Cihat TOPRAK

Okul Toplumun Aynasıdır: Güvenlik Kamerasıyla Ruh İnşa Edilmez

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

¨Cihat TOPRAK

KANUN MADDELERİ ORTADA: HAVUZ İHALESİNİN HESABINI VERİN!

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Çulli’nin Kayıp Saati: Diyarbakır’ın Taşrasında Bir Matematikçinin İzinde

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

360 Günlük Direnişin Ardından: Bıyıklı Mehmed Paşa Surlarda

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.