Evde, işyerinde, çekmecede, arabada veya sokakta boş bir poşet görürseniz dönüp bakmazsınız bile. Ama eğer o poşetin içinde bütün servetiniz veya hayati derecede önemli evrakınız yahut sizi idamdan kurtaracak kanıtlarınız ya da sizi ölmekten koruyacak ilaçlarınız varsa o poşeti, poşetin içinde bulunduğu çekmeceyi, dolabı, odayı, iç kapıyı, dış kapıyı hepsini gözünüz gibi korursunuz.
İnsanlar da hayatının tamamını dar bir yerde saklamaya eğilimlidirler. Sonra hayatlarını sakladıkları bu yere bağımlı hale gelirler. Hayatların içinde saklandığı bu yerler genelde mevki, makam, para, şöhret, ırk, renk, dil, mezhep, cinsiyet, coğrafya, ideoloji, gelenek, kültür, alışkanlık, servet, sembol, totem, kin, nefret, bağlılık ve benzeri alanlardır. Bunları gören diğer insanlar da aynı şeyi yaparlar. Sonra herkes içine saklandığı yeri savunup diğer yerlere saldırmaya çalışır. Böylece kimse güvende olmaz. Hayatını, yaşamak yerine, içine koyduğu kabı savunma mücadelesi içinde geçirir. Bu mücadele sırasında çok sayıda hayat, içinde bulunduğu kaba feda edilir. Kimi ırk için, kimi, dil için, kimi cinsiyet için, kimi coğrafya için, kimi ideolijiler için, kimi mezhep için, kimi semboller için, kimi para, mevki ve şöhret için, kim kin ve nefret için, kimi bir şahıs veya bir kesim için ölür ya da öldürür. Burası araçların amaca, amacın da araca dönüştüğü bir arenaya dönüşür. Poşet, içindekilerden daha değerli hale gelir. Kuşkusuz bu dar alanlara sadece hayatlar sıkıştırılmıyor aynı zamanda onur, kişilik, vicdan, insanlık, akıl, bilgi ve benzeri her türlü insani değerler de poşetin içine konuluyor. Kişi artık üzerinde hiçbir değer taşımıyor. Ortalıkta dımdızlak değersiz bir valığa dönüşüyor. Hayatı ve her türlü insani değeri poşetin içine koymuş sadece poşetle övünüp duruyor. Poşete bir şey olursa hayatı dahil bütün her şeyini kaybedeceğini düşünür ve ölümüne de olsa bu poşete bağımlı kalmaya çalışır.
Zaman içinde bu poşet pörsümeye, delinmeye ve yırtılmaya başlar. İçindeki hayatlar yerlere ve ortalığa saçılır. Sonra bir rüzgar eser ve poşeti önce yerde süründürür, sonra havaya savurur, en sonunda da; ya bir çalının dikenlerinde, ya bir yol kenarında ya da bir çöplükte bırakır.
Hayat, onur, akıl, bilgi, kişilik ve diğer insani değerlerin saklanabileceği en değerli ve güvenli yer insanın bizzat kendisidir. Herkes bu değerleri bizzat kendisinin üzerinde taşımalıdır. O zaman hayat ve yaşamak bambaşka bir iklime taşınır.
Z. Abidin Toprak
Kimi insanlar zalimlerden çekindiği için, yahut güç yetiremediği için yahut pes ettiği için zalimi hedefinden çıkarıp dini hedefine koyar. Rahatlamak için Allah’a, peygambere ve Kitaba saldırmaya, alay, eğlence, hiciv ve...
Kimi insanlar zalimlerden çekindiği için, yahut güç yetiremediği için yahut pes ettiği için zalimi hedefinden çıkarıp dini hedefine koyar. Rahatlamak için Allah’a, peygambere ve Kitaba saldırmaya, alay, eğlence, hiciv ve...
Bir bireyin bencil davranması, içinde bulunduğu kümenin etini parça parça koparmasıdır. Kümenin bencilliği toplumun, toplumsal bencillik ise dünyanın etini parça parça koparmaktır. Bencilliğin kerpeten gibi bir işlevi vardır. Her bencil...
Toprağa buğday tanelerini ekersiniz, sonra bu taneler filizlenir, yapraklanır, uzar yemyeşil olur ve başak verir. Daha sonra sararır ve kurur. Bir sonraki süreçte biçilir, makinelerin içinde sap ve samandan ayıklanır,...
Medeniyet; farklılık ve çeşitliliği barış içinde yaşayabilme kültür ve kabiliyetine verilen isimdir. Medine şehir, Medeni şehirli ve medeniyet şehirlilik demektir. Yerleşim birimleri içinde en fazla çeşitlilik barındıran yerleşkeler şehirlerdir. Bir...
Bir gün padişah yeni atadığı kadının evine gider. Hem onu ziyaret edecek hem de test edecektir. Kadının beyni zehir gibi çalışıyor fakat bacakları tutmuyordu. Padişah beraberindeki heyet ile birlikte kadının...
Yorum Yap