Daha önce sokak aralarını küçük traktörler çöplerini topluyordu ama nizami;
Evin genç kızı odayı temizler , biraz daha büyük abla veya anneler avluyu temizler , kapının önünü de en yaşlılar toparlayıp toplanan çöpü boş yağ tenekelerine bırakıp evin erkek çocuğu ile çop çooop çooop diye bağıran çöp toplama (Başak) traktörlerine yüklenirdi.
Evimizi – kapımızı- sokağımızı – şehrimİzi temizlersek çöpçüye gerek kalmaz.
Bu uygulanmış ve olumlu sonuç almış önergeyi eğitilmemize de uygularsak sorunlar kendiliğinden çözülür tıpkı ; İskandinav ülkelerindeki gibi ferah bir şekilde yaşamımızı sürdürebiliriz.
Temiz bir yaşam temi bir gelecek kurmak için beynimizi de temizleyelim.
Bu hayatın tekrarı yok!..
Atalarımızdan miras olarak aldığımız Dünya’yı çocuklarımıza da tertemiz bırakalım.
Cihat TOPRAK

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...
Yorum Yap