Neler yapmalı neler yapmamalı?
1) Dudaklarından öpmeyin kuzularınızı,
2) Garson amca kızar şimdi , bak teyze kızacak şimdi diye herkes sana kızabilir bağırabilir imajı yaratmayın
3) Kalabalık araçlarda otur teyzenin kucağına, sıkış amcanın yanına diyerek yabancılar ile arasında bağı kuvvetlendirmeyin
4) Akraba dahi olsa çocuğunuzu kimse ile tuvalete yollamayın.
5) Kendini öptürmek istemiyor ise “öpsün bir kere” demeyin ona kızmayın.
6) Vücuduna o istemedikçe kimse dokunamaz bunu ona öğretin
7) Yol boş diye kırmızı ışıkta çocuğunuz yanında karşıdan karşıya geçmeyin
8) Yol boş diye üst geçit yerine trafiğin arasından karşıdan karşıya geçmeyin
9) litre litre kola içip kola çok zararlı demeyin (inandırıcılığınız ölüyo)
10) Kitap , dergi, gazete okumuyor iseniz çocuğunuz okumuyor diye onu aşağılamayın. Gökten inmiyor okuma alışkanlığı.
11) Sen yapamazsın değil, denemek istermisin deyin…
12) Aşağılamayın, yargılamayın, utandırmayın ve asla kıyaslamayın (unutmayın her çocuk özeldir. Tek’dir.)
13)sorduğu kadarına yanıt verin destan yazmayın
14) Anne- baba olun arkadaş değil…
15) Cıssssss demeyin, ona olabilicek zararı anlatın. Anlayacağı cümleler ile bilimsel gerçekler ile değil
16) Korkutarak değil açıklayarak öğretici olun.
17) çocuğunuzu etiketlemeyin, olumlu-olumsuz etiketler baskı yaratır. ona isim takmayın, el şakası yapmayın.
18) Göz teması kurun
19) Bolca sarılın (unutmayın sizden ihtiyacı olan sevgiyi alan çocuk dışarıya daha az yönelecektir)

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...
Yorum Yap