Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Biz Ne Ara Cadılar Bayramı Kutlar Olduk? Sokaklar, Maskeler ve Aklımı Kurcalayan Sorular

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Geçen akşam sosyal medyada gezinirken gözüm bir videoya takıldı. Önce bir an durup “Herhalde Amerika’da ya da Avrupa’da bir yer” dedim kendi kendime. Fakat arkadaki dükkan tabelalarını, o tanıdık sokak lambalarını ve Türkçe konuşan insanları fark edince şaşkınlığımı gizleyemedim. Görüntüler Ankara’nın göbeğindendi; hatta sadece Ankara da değil, Kadıköy sokaklarında, İzmir’de, Antalya’da benzer manzaralar vardı. Yüzünü boyayanlar, pelerin takanlar, korku filmlerinden fırlamış gibi gezen gençler caddeleri doldurmuştu.

Açıkçası görünce durup uzun uzun düşündüm. Biz sahiden ne ara bu noktaya geldik?

Biraz geriye saralım. Nedir bu Cadılar Bayramı dedikleri şey? Kökeni öyle dün çıkmış bir mevzu değil; antik Kelt festivali “Samhain”e kadar uzanıyor. Keltler, yazın bitip kışın başladığı 31 Ekim gecesinde yaşayanlar ile ölülerin dünyası arasındaki sınırın kalktığına inanırdı. Kötü ruhların, hayaletlerin dünyaya gelip insanlara zarar vermesinden korktukları için de onlar gibi giyinir, maskeler takarak ruhları kandırmaya çalışırlardı. Yüzyıllar sonra Hristiyanlık devreye girdi, iş “All Hallows’ Eve” yani Azizler Yortusu’nun arifesi oldu. Amerika kıtasına taşınınca da işin rengi tamamen değişti; dev bir endüstriye, balkabaklarına, şeker toplamaya ve korku temalı partilere dönüştü.

İşin aslı bu: Bir yanı antik bir batıl inanç, diğer yanı ise modern tüketim çarkının çok iyi işleyen bir parçası.

Peki, soruyorum size: Keltlerin binlerce yıl önceki kış korkusu ya da Hollywood’un parlattığı bir parti kültürü, nasıl oluyor da Ankara’nın Kızılay’ında ya da Tunalı Hilmi Caddesi’nde bu kadar hızlı yankı bulabiliyor?

Bir taraf diyor ki: “Aman ne var bunda, alt tarafı gençler eğleniyor, iki saat kostüm giyip stres atıyorlar, hayatı bu kadar ciddiye almayın.”

Diğer taraf ise son derece tepkili: “Kendi değerlerimiz, kendi kültürümüz varken Batı’nın dayattığı, hiçbir bağımızın olmadığı bir geleneği neden sahipleniyoruz? Bu kültürel bir yozlaşma değil mi?”

Ben iki tarafı da dinlerken kendimi şunu sorgularken buluyorum: Biz gerçekten bu geleneğin ne olduğunu, neyi temsil ettiğini bilerek mi benimsiyoruz, yoksa sadece internette, dizilerde gördüğümüz o “havalı” dünyanın bir parçası olma telaşında mıyız? Eğlenmek, gülmek elbette herkesin hakkı; ama kendi bayramlarımızda, kendi ritüellerimizde bulamadığımız neyi arıyoruz bu ithal maskelerin arkasında?

Serdar ÖZDEMİR

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
Bir El Arabasına Sığan Memleket

Bir El Arabasına Sığan Memleket

Bir El Arabasına Sığan Memleket Diyarbakır’da bir kaldırım kenarı… İki yaşlı insan, birkaç demet yeşillik ve aynı geçim kaygısında buluşan iki kuşak. Bazı fotoğraflar vardır, uzun uzun anlatmaya gerek bırakmaz....

Kuzey Kore’de Darbe ve Halk Ayaklanması Neden Olmaz!

Kuzey Kore’de Darbe ve Halk Ayaklanması Neden Olmaz!

Kuzey Kore’de askeri darbe neden olmaz? Halk neden ayaklanmaz, neden isyan etmez? Bu sorular, dışarıdan bakan herkesin zihnini kurcalamaya devam ediyor. Açlık, yoksulluk, sistematik insan hakları ihlalleri… Tüm bunlara rağmen,...

Bukalemun Stratejisi: Hasan Sabbah’tan MOSSAD’a Gizli Tarih

Bukalemun Stratejisi: Hasan Sabbah’tan MOSSAD’a Gizli Tarih

Son dönemde MİT’in yakaladığı başörtülü MOSSAD ajanı haberi, aslında çok daha büyük bir resmin sadece küçük bir parçası. Bu vaka, MOSSAD’ın ne denli esnek ve adaptif bir yapı olduğunu, faaliyet...

İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler

İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler

Tarih, bazen tek bir kareye sığar. O karede ne bir kahramanlık destanı ne de görkemli bir zafer vardır; sadece toz, duman, namludan çıkan ateş ve ölüme saniyeler kalmış insanların çaresizliği...

Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu

Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu

Her 8 Mart geldiğinde, vitrinler kırmızı karanfillerle süslenir, markalar “kadınlara özel indirim” kampanyalarıyla tüketimi kutsar, televizyon reklamlarında kadınlar ya bir deterjanla mutluluk pozları verir ya da bir arabanın yanında arzu...

Kaddafi Neden Öldürüldü!

Kaddafi Neden Öldürüldü!

Libya çölünün kavurucu sıcağında bir Bedevi çadırında başlayan hikaye, 20 Ekim 2011’de Sirte yakınlarında bir kanalizasyon borusunda son buldu. Muammer Kaddafi’nin linç edilerek öldürülmesi, sadece 42 yıllık bir iktidarın değil,...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.