Henüz ondört, bilemedin onbeş yaşlarında Bulgar göçmeni Turgutların duvarına tebeşirle futbol kalesi çizmiş hergün penaltı atışırdık. Top, kısaca Turo dediğimiz Turgutların bahçesine giriyordu. Duvara çıkıp her defasında kaçan topu getirmek tam bir işkenceydi..
Yine avluya düşen topu bu kez İbo getirmeye gitti. Bekle bekle İbo gelmiyor. Neyseki İbo topu duvarın üzerinden bize taraf fırlattı, ardından duvardan atlayıp, gülerek yanımıza geldi. İbo’ya neden geciktiğini sormadık bile.. Meğer İbo, topu alırken Turo’nun annesi ile babasını iş üstündeyken görmüş.
Bu durumu Turo’ya yalnız iken anlatıp, “Eğer hergün bana Ceviz getirmezsen herkese anlatırım” diyerek ona, şantaj yapıyormuş. Turo, kucak dolusu Cevizleri İbo’ya verirken, yalvar yakar bir tanesini bile bize vermiyordu. İbo’nun keyfi isterse birer ikişer bize verirdi.
Bazen Turo’ya, “Git ceviz getir” dediğinde Turo getirmemek için mızmızlanıyordu. Turo’nun getirmeye yanaşmadığını görünce de, “Turo Baban..” dediğinde Turo hemen eve doğru koşarak giderdi. Üstelememize rağmen İbo bize “Baban” şifresini bir türlü açmıyordu. Biz bazen İbo’nun taktiği ile “Oğlum Turo Baban” dediğimizde blöf olduğunu anlar bizi hiç tınlamazdı bile.. Çünkü sihirli sözcüğün şifreleri İbo’da saklı olduğunu biliyordu.
Penaltı atışırken bazen parasına da atıştığımız oluyordu. Turo, bizlere füze gibi goller atarken, İbo kaleye geçtiğinde hep bilerek topu avuta atardı. Çünkü Turo tam topa vuracakken İbo, “Turo baban” derdi. Biz de söylerdik ama ona işlemiyor, bomba gibi şutlarla bizleri pert ediyordu. Kazanan ise hep İbo oluyordu maalesef..
İlerleyen yıllarda Turo’lar Batı illerinden birine taşındıktan sonra İbo bize mevzuyu anlattı ama iş işten geçmişti..
Bu hikayeyi neden anlattım? Onu da söyliyim: Sedat Peker efendi, “Oğlum bak Şoför” diyor ama sonunu getirmiyor. Aynen İbo’nun taktikleri misali cevizleri tek başına götürüyor, Millete hergün füze gibi goller girerken, bizler onun iştahla cevizleri yemesini aval aval seyrediyoruz.
Aziz Gülmüş
-İsmet dayı ne yapıyorsun? diye sordu -Kürdçe mektup yazıyorum ! Adam alaycı bir dokundurma yaparak: -Yaaa !! Kürdçe yazılabiliyor mu? -Tabii ne sandın ? elbette yazılıyor ! -Bilmiyordum valla !...
Yaşamla bağım gittikçe kopuyor, ben ona gittikçe o uzaklaşıyor. Kendimi ağır yaralı yoğun bakım odasında bitkisel hayatta sanıyorum. Uyanık olduğum halde kabuslar doluşuyor beynime. Uyanır gibi oluyorum kimi vakit.. bir...
Bir gün Kurumuş çamur parçası taş parçasının yanına gitmiş ve iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış, Taş merakla: –Çamur kardeş neden ağlıyorsun, bir derdin mi var? diye sormuş. Çamur parçası...
Bizim Berber Ehmo’nun çok samimi arkadaşı olan kısaca Oro dedikleri Orhan, onbeş-yirmi günde bir Ehmo’nun berber dükkanına gelerek evde yatalak olan dedesi Hınnuş’u traş edeceğini söyleyerek ondan şarjlı traş makinasını...
Sakın düşme!..Düşersen eğer, merhaba vermeyi bile çok gören olur, başka mecralara yönelir tüm selamlar..Sakın düşme!..Gözbebeği iken, gözlerin sakındığı çöp olursun bir anda.. içine akıttığın göz yaşların başkasının gülen gözlerine dönüşür.....
Çok uzun yıllar önce bizim Diyarbakır’da oldukça cimri bir adam varmış. Eve ekmek almayı bile büyük bir eziyet görür, karısı ondan evin ihtiyaçlarını bile istemekten çekinirmiş. Karısı bir sabah uyandığında...
Yorum Yap