Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kazanamayacağını bile bile aday olanlar neden, “İlle de aday olacağım” diye tutturur? Bu bir ego değilse, tezgahtır, Diyarbekir’linin söylemi ile dezgedir.
Durun size yaşanmış bir hikaye anlayayım da meramım iyice anlaşılsın.
Merkezi konumda bulunan bir köyde çevre köylerinin katılımı ile her yıl at yarışları düzenlenirmiş. Yine yarışların olduğu bir zamanda, akşamları o günkü yarışların kritiğinin yapıldığı sohbetler de oluyormuş. Yani neredeyse bütün sohbetlerin yerini at yarışları almış.
–“Hemo’nun atı müthiş !”
–“Remmo’nun atı jet !”
–“Hesso’nun atı şimşek gibi maşallah!”
Köyün imamı ise her sohbetin arasına kendi eşeğini öven konuşmalar yapmasına rağmen, hiç kimse oralı bile olmuyormuş. Her gece sohbet bu şekilde devam edince, bizim imam; iyice sinirlenmeye başlamış ve cemaati terk ederek aşağıda bulunan ahıra girip, avazı çıktığınca eşek gibi anırmaya başlamış.
Köylüler:
–“Yahu bu bizim imamın sesi değil mi? Neden öyle eşek gibi zırlıyor? Bir imama böyle zırlamak yakışır mı?” diye birbirlerine sormaya başlarlar. Neyse imamı alıp getirirler ve davranışının nedenini sorarlar. İmam:
–“Sohbetin bütün konusu yarış atlarınız oluyor, kendi eşeğimden söz ettiğimde ise kimsenin beni dinlediği yok, ben de dikkatinizi çekmek için eşeğimin adına zırlamaya başladım, burnunuz yansın, çevredeki köylerde bu davranışım duyulursa siz rezil olursunuz.” Dedikten sonra orada bulunanlar,
–“Bundan böyle senin eşeğinden söz etmeyinceye kadar yarış atlarından söz etmeyeceğiz” diye söz verirler.
Bir gece sonra tekrar sohbet için bir odada bir araya gelen köylüler verdikleri sözü unutup, yarış atlarından söz edince, bizim İmam hafiften zırlamaya başlamış, orada bulunan panik halindeki bir köylü cemaate doğru :
–Na, na, na.. Kerê Melle, Kerê Melle!!! (Hayır hayır hayır… İmamın eşeği, imamın eşeği!!) dediğinde sohbet anında İmamın eşeğinin övüldüğü bir havaya bürünmüş…
Siz anladınız..
-İsmet dayı ne yapıyorsun? diye sordu -Kürdçe mektup yazıyorum ! Adam alaycı bir dokundurma yaparak: -Yaaa !! Kürdçe yazılabiliyor mu? -Tabii ne sandın ? elbette yazılıyor ! -Bilmiyordum valla !...
Yaşamla bağım gittikçe kopuyor, ben ona gittikçe o uzaklaşıyor. Kendimi ağır yaralı yoğun bakım odasında bitkisel hayatta sanıyorum. Uyanık olduğum halde kabuslar doluşuyor beynime. Uyanır gibi oluyorum kimi vakit.. bir...
Bir gün Kurumuş çamur parçası taş parçasının yanına gitmiş ve iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış, Taş merakla: –Çamur kardeş neden ağlıyorsun, bir derdin mi var? diye sormuş. Çamur parçası...
Bizim Berber Ehmo’nun çok samimi arkadaşı olan kısaca Oro dedikleri Orhan, onbeş-yirmi günde bir Ehmo’nun berber dükkanına gelerek evde yatalak olan dedesi Hınnuş’u traş edeceğini söyleyerek ondan şarjlı traş makinasını...
Sakın düşme!..Düşersen eğer, merhaba vermeyi bile çok gören olur, başka mecralara yönelir tüm selamlar..Sakın düşme!..Gözbebeği iken, gözlerin sakındığı çöp olursun bir anda.. içine akıttığın göz yaşların başkasının gülen gözlerine dönüşür.....
Çok uzun yıllar önce bizim Diyarbakır’da oldukça cimri bir adam varmış. Eve ekmek almayı bile büyük bir eziyet görür, karısı ondan evin ihtiyaçlarını bile istemekten çekinirmiş. Karısı bir sabah uyandığında...
Yorum Yap