CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju efendi, işten kovduğu temizlik işçisinin, “İşe gelmediği” gerekçesini ileri sürerken, “Allah söyletti” misali bugün yaptığı açıklamada işten kovduğu işçi için,”Siyasi propaganda içeren paylaşımlar yaptığını” ağzından kaçırarak itiraf etti. Ve ardından “Ben HDP nin oyları ile seçilmedim” diyerek kendi partisinden Belediye Başkanı seçilenlere de göndermede bulundu..
Genel Başkanı “Demokrasinin Yolu Diyarbakır’dan Geçer” diyerek Kürdün kapısını aşındırırken, kendi faşist uygulama ve siyaseti tam bir garabettir. İnanın bu Tanju denilen mahlukatın yaptıkları tam bir MHP davranış tarzı ve siyasetidir. Velhasıl Kılıçdaroğlu mikrofonu almış oynak bir türkü söylerken, arkasındaki saz ekibi uzun hava çalmaktadır. Bu duruma Kürdün alkışla tempo tutmasını istiyor. Garibim Kürd de şaşırmış; uzun havanın matemli havasına mı, yoksa genel başkanın oynak havasına mı uysun..?
Başka bir konu da; Belediye Başkanları seçildikten sonra adeta Belediyeyi babalarından kalan aile şirketi gibi görmeleri.. Bu çok vahim bir durum. Bir insanın çoluğu, çocuğu ve tüm ailesi ile bir anda açlığın ve sefaletin kucağına itilmesi alçaklıktır. Bunların, “Demokrasi, İnsan Hakları, İfade Özgürlüğü” gibi safsatalarına gel de inan.! Bana kalsa işe alma ve işten atma Belediye Meclis kararı ile olması gerekir. Belediye, Belediye Başkanlarının çiftliği değildir.
CHP, Tanju ve onun kafasını yaşayan faşist safralardan kurtulmadığı müddetçe değil iktidar olmak, iktidara teğet bile geçemez..
Kürdler, bu haliyle CHP ve mantalitesi ile asla bir ittifak ve dayanışmaya girmemeli.. Yoksa yağmurdan kaçarken değil doluya, tsunamiye tutulur.
Aziz Gülmüş
-İsmet dayı ne yapıyorsun? diye sordu -Kürdçe mektup yazıyorum ! Adam alaycı bir dokundurma yaparak: -Yaaa !! Kürdçe yazılabiliyor mu? -Tabii ne sandın ? elbette yazılıyor ! -Bilmiyordum valla !...
Yaşamla bağım gittikçe kopuyor, ben ona gittikçe o uzaklaşıyor. Kendimi ağır yaralı yoğun bakım odasında bitkisel hayatta sanıyorum. Uyanık olduğum halde kabuslar doluşuyor beynime. Uyanır gibi oluyorum kimi vakit.. bir...
Bir gün Kurumuş çamur parçası taş parçasının yanına gitmiş ve iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış, Taş merakla: –Çamur kardeş neden ağlıyorsun, bir derdin mi var? diye sormuş. Çamur parçası...
Bizim Berber Ehmo’nun çok samimi arkadaşı olan kısaca Oro dedikleri Orhan, onbeş-yirmi günde bir Ehmo’nun berber dükkanına gelerek evde yatalak olan dedesi Hınnuş’u traş edeceğini söyleyerek ondan şarjlı traş makinasını...
Sakın düşme!..Düşersen eğer, merhaba vermeyi bile çok gören olur, başka mecralara yönelir tüm selamlar..Sakın düşme!..Gözbebeği iken, gözlerin sakındığı çöp olursun bir anda.. içine akıttığın göz yaşların başkasının gülen gözlerine dönüşür.....
Çok uzun yıllar önce bizim Diyarbakır’da oldukça cimri bir adam varmış. Eve ekmek almayı bile büyük bir eziyet görür, karısı ondan evin ihtiyaçlarını bile istemekten çekinirmiş. Karısı bir sabah uyandığında...
Yorum Yap