Bugünkü Kahvaltı yapan üç çocuk ile ilgili yaptığım bir paylaşımı, bu çocukların kapı komşusu olan “Mütedeyyin” abimiz görmüş. Bana, “Yahu hocam çocukları rencide etmişsin, keşke paylaşmasaydın” dedi. Güldüm, “Kardeşim bak bunlar komşuların ve Allah’a şükür durumun çok iyi bunları bana demeden önce durumlarını bildiğin halde gidip küçük te olsa bir yardım ettin mi? ” dedim. “Yok, etmedim hem samimi değiliz onlarla.. ” Feleğim şaştı, öfkeden deliye döndüm, “Ulan …… enk ! yoksullukları seni ilgilendirmiyor ama gururları seni rahatsız etmiş öyle mi? ” dediğimde bana, “Siz Komünistler bu Ülkeyi küçük düşürmek için herşeyi yaparsınız.. ” dedi.
Bütün gözler bana çevrilmiş ne diyeceğime kulak kesilmişti.
“Siz Zenginler de bu yoksulları sömürdükçe Ülkeyi lağım kuyusuna çeviriyorsunuz, küçük düşenin elinden tutulup kaldırılabilir ama lağım kuyusuna kokudan hiç kimse yanaşamaz.. orada fareler misali debelenip durursunuz.. “
Gözlerime bakıp hiç birşey demedi. Tam yürüyüp yanımızdan ayrılacakken Cuma namazından başında takkesi ile çıkmış ve başından beri sohbetimizi dinleyen yaşlı yakından tanıdığım bir amca “Mütedeyyin adama” doğru, öfkeyle bağırarak, “Eğer Komünistlik böyleyse ben de Komünistim Ulan ! ” dediğinde hepimiz gülmüştük.
Komünist cephemize yaşlı amcayı kazandırdığım için ben de sonsuz bir gurur duymuştum kendimle.
-İsmet dayı ne yapıyorsun? diye sordu -Kürdçe mektup yazıyorum ! Adam alaycı bir dokundurma yaparak: -Yaaa !! Kürdçe yazılabiliyor mu? -Tabii ne sandın ? elbette yazılıyor ! -Bilmiyordum valla !...
Yaşamla bağım gittikçe kopuyor, ben ona gittikçe o uzaklaşıyor. Kendimi ağır yaralı yoğun bakım odasında bitkisel hayatta sanıyorum. Uyanık olduğum halde kabuslar doluşuyor beynime. Uyanır gibi oluyorum kimi vakit.. bir...
Bir gün Kurumuş çamur parçası taş parçasının yanına gitmiş ve iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış, Taş merakla: –Çamur kardeş neden ağlıyorsun, bir derdin mi var? diye sormuş. Çamur parçası...
Bizim Berber Ehmo’nun çok samimi arkadaşı olan kısaca Oro dedikleri Orhan, onbeş-yirmi günde bir Ehmo’nun berber dükkanına gelerek evde yatalak olan dedesi Hınnuş’u traş edeceğini söyleyerek ondan şarjlı traş makinasını...
Sakın düşme!..Düşersen eğer, merhaba vermeyi bile çok gören olur, başka mecralara yönelir tüm selamlar..Sakın düşme!..Gözbebeği iken, gözlerin sakındığı çöp olursun bir anda.. içine akıttığın göz yaşların başkasının gülen gözlerine dönüşür.....
Çok uzun yıllar önce bizim Diyarbakır’da oldukça cimri bir adam varmış. Eve ekmek almayı bile büyük bir eziyet görür, karısı ondan evin ihtiyaçlarını bile istemekten çekinirmiş. Karısı bir sabah uyandığında...
Yorum Yap