Bizim oralarda Emin Ağa adında bir köy sahibi amca hep fotr şapka kullanırmış, şapkası eskiyince , kendine yenisini alır ,eskisini de marabası bir köylüye verirmiş,.
O mıntıkada iki kişi fötr şapka takarmış, biri Emin Ağa, diğeri de Ağanın marabası..
Köylüler bir gün şehirden köye dönerken , yol kenarında zula bir yerde fötr şapkalı birinin eşeğe tecavuz ettiğine şahit olur. Köylüler, köye dönünce Emin Ağa’nın eşek bellediğini söylerler. Bu dedikodu Ağanın kulağına kadar ulaşır. Ağa, kendisinden emin olduğu için marabayı bulur, huzuruna getirttir ve iyi bir falakadan sonra:
–Ehey dole qehpıka , tu dınnı kera foterexwe jı sere xve derxını.” (O.çocuğu madem eşek ..kiyorsun bari foteri çıkar) diye cezasını verir ve o günden sonra fotr şapkasını da kimseye vermez eskimiş de olsa..
Siyasetçiler de böyledir, foteri birbirlerinden devralanlar.. (Neyse zaten siz anladınız onu)
Not: Fotoğraf eskiye ait
Sakın Emin Ağanın foteri demeyin
-İsmet dayı ne yapıyorsun? diye sordu -Kürdçe mektup yazıyorum ! Adam alaycı bir dokundurma yaparak: -Yaaa !! Kürdçe yazılabiliyor mu? -Tabii ne sandın ? elbette yazılıyor ! -Bilmiyordum valla !...
Yaşamla bağım gittikçe kopuyor, ben ona gittikçe o uzaklaşıyor. Kendimi ağır yaralı yoğun bakım odasında bitkisel hayatta sanıyorum. Uyanık olduğum halde kabuslar doluşuyor beynime. Uyanır gibi oluyorum kimi vakit.. bir...
Bir gün Kurumuş çamur parçası taş parçasının yanına gitmiş ve iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış, Taş merakla: –Çamur kardeş neden ağlıyorsun, bir derdin mi var? diye sormuş. Çamur parçası...
Bizim Berber Ehmo’nun çok samimi arkadaşı olan kısaca Oro dedikleri Orhan, onbeş-yirmi günde bir Ehmo’nun berber dükkanına gelerek evde yatalak olan dedesi Hınnuş’u traş edeceğini söyleyerek ondan şarjlı traş makinasını...
Sakın düşme!..Düşersen eğer, merhaba vermeyi bile çok gören olur, başka mecralara yönelir tüm selamlar..Sakın düşme!..Gözbebeği iken, gözlerin sakındığı çöp olursun bir anda.. içine akıttığın göz yaşların başkasının gülen gözlerine dönüşür.....
Çok uzun yıllar önce bizim Diyarbakır’da oldukça cimri bir adam varmış. Eve ekmek almayı bile büyük bir eziyet görür, karısı ondan evin ihtiyaçlarını bile istemekten çekinirmiş. Karısı bir sabah uyandığında...
Yorum Yap