ASELSAN ve Feto …
ASELSAN’da görev yapan 5 mühendis genç nasıl öldüğü veya öldürüldüğü, merak ettiğim konuların başında gelir.
Nasıl kıydılar bu vatan evlatlarına…
Devlet ve hükümet bu yiğitlerin ölümleri hakkında neden inandırıcı bir açıklama yapmadılar?
Oysa ölümleri o kadar basit sebeplerle kamuoyuna sunuldu ki,
Kimine ‘intihar’ dendi… Kimine ‘kaza’… Kimisi için “Ruh sağlığı bozuk” denildi.
Gerek akademisyenler, gerek siyasiler gerekse sokaktaki vatandaşlar hem hükümete hemde ASELSAN’a çağrıda bulundular, aydınlatın bu vatan evlatlarının ölümünü diye.
Cevap olarak ASELSAN’dan gelen açıklama, “Ölen mühendisler öyle çok önemli projelerde çalışmıyorlardı” açıklamasıydı.
Devletin içine yuvalanmış hainler(FETÖ )devletten tasfiye edildikten sonra ASELSAN ve diğer savunma teknolojisi üreten kurumlardaki mühendislerin öldürülme hadiseleri , ülkenin dört bir yanında terör saldırıları bir anda durdu.
Savunma teknolojisi hızla gelişmeye başladı.
Aselsan cinayetlerinin arkasını araştırın, FETÖ’nün izini mutlaka bulacaksınız.
AB ve ABD’deki uzantıları hala ülkemizde uyuyan hücreleri ile iletişim halinde oldukları ve olacakları kanaatindeyim.
Bu konu evet bir beka konusudur, bir şahıs veya parti sorunu, konusu değildir.
Hükümetiyle muhalefetiyle bu konuya çok dikkat edilmesi gerekir.
Bazı siyasi partilerin beyanlarına bakıyorum,
FETÖ’ye moral ve destek verecek açıklamalar ve imalarda bulunduklarını görüyorum.
Merak ediyorum Ne yapacaksınız?
Ordudan, emniyetten, hukuktan, kurumlardan atılan FETÖ’cülere görevlerini tekrar iade mi edeceksiniz?
AB ve ABD’deki dostlarınızın, isteklerine yine amade mi olacaksınız.?
Gelecek iktidarlar bu konuya dikkat etmeli.
İktidara kim gelirse gelsin FETÖ ve PKK konusunda taviz vermemeli, dış politika ve savunma teknolojisine bu şekilde sürdürmeli.
Son derece hassas bir dönemden geçildi.
Ve çok zor süreçlerden, imtihanlardan ülke olarak geçildi.
Şahıslara ve Partilere olan bağlılığımız bir çoğumuzun gerçekleri görmemizi engelledi malesef. Tâbi bu süreçte çok şeyler öğrendik. En önemlisi de şahıslara ve partilere körü körüne bağlanmamayı…
AB ve ABD’nin Türkiye’de iktidar olma talebi ile gidenlerden tabi ki talepleride olacaktır:
Talepleri;
Tekrar PKK açılımı.
FETÖ’cülere görevlerini tekrar iade.
Bunlar demokrasi adı altında yapılmalı.
AB standartlarının istediği yasalara tekrar uyulmalı ve çıkarılmalı.
Akdeniz’den çekilmeli.
Kıbrıs’tan vazgeçilmeli.
Ermeni soykırımı kabul edilmeli.
Demirtaş ile diyaloglar tekrar başlatılmalı gibi talepler…
İktidara kim gelirse gelsin en az 10 yıl görev yapmalı , yapmalı ki otorite boşluğu olmamalı çünkü otorite boşluğu olan devlet kaybeder.
Başkanlık sistemi bu sebeple getirildi ve önemli bir adımdır.
Akdeniz’de petrol arama süreciyle yeni bir savaş başladı.
Bu durumda Türkiye’de otorite boşluğu olursa Akdeniz’de başlatılan bu savaşta kaybeden taraf oluruz.
ASELSAN’nın içindeki Fetöcü hainler temizlendikten sonra , yerli ve milli savunma sanayinin dış politikada dengeleri nasıl değiştirdi. Libya’da , Akdeniz’de, Kuzey Irak’ta PKK’ya karşı elde edilen başarının bir ıspatıdır…
Türkiye’deki siyasi liderlere önerim; mutlak suretle ilham kaynakları yıllarca devlet’in iki denge unsuru olan ve vazifesini hakkıyla yerine getiren Merhum Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş gibi liderler olmalarıdır…
Selâm ve dua ile.



Cihat TOPRAK: Diyarbakır’ın Kalbi: Tarihi İçkale ve Akropolis’i
Cihat TOPRAK: Evliya Çelebi’nin Gözünden “Kara Amid”
Cihat Toprak: Diyarbakır Surlarının Dramı ve Albert Gabriel’in Tarihi Müdahalesi
Cihat TOPRAK: Kırklar Dağı’ndan Dicle’ye; Suzi ve Adil’in Yasak Aşkı
Kadir Cantürk: Amedspor ve Kürtçe slogana gelen ceza
Cihat TOPRAK: Padişah Kapısı,Taşlarda Saklı Fermanlar
Diyarbakır’ın Can Suyu: Hamravat’ın Tarihi, Efsaneleri ve Gerçekleri