Giresun’da yarım asırdır geleneksel yöntemlerle mum üreten 71 yaşındaki Yaşar Çakır, Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde bu kadim mesleği sürdüren son temsilci olarak öne çıkıyor. Gelişen teknoloji ve fabrikasyon üretime direnen Çakır Usta, zanaatını geleceğe aktarabilmek için bilgi ve tecrübesini devredeceği bir çırak arıyor. Giresun’daki mütevazı atölyesinde yarım asırdır erimiş balmumu ve döküm kalıplarıyla çalışan…
Giresun’da yarım asırdır geleneksel yöntemlerle mum üreten 71 yaşındaki Yaşar Çakır, Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde bu kadim mesleği sürdüren son temsilci olarak öne çıkıyor. Gelişen teknoloji ve fabrikasyon üretime direnen Çakır Usta, zanaatını geleceğe aktarabilmek için bilgi ve tecrübesini devredeceği bir çırak arıyor.
Giresun’daki mütevazı atölyesinde yarım asırdır erimiş balmumu ve döküm kalıplarıyla çalışan Yaşar Çakır, bölgede geleneksel imalat tekniklerini koruyan tek usta durumunda. Geçmişte aydınlatmanın ve dini/kültürel ritüellerin vazgeçilmezi olan el yapımı mumculuk, günümüzde seri üretim ve plastik hammaddeli alternatiflerin yaygınlaşmasıyla kaybolmaya yüz tutmuş zanaatlar arasında yer alıyor.
Çıraklık yıllarından bu yana el emeğiyle mum döken Yaşar Usta, imalat sürecinin her aşamasını titizlikle yürütüyor. Doğal balmumu ve özel pamuk fitiller kullanarak hazırladığı mumlar; dayanıklılığı, uzun yanma süresi ve is yapmayan yapısıyla seri üretim ürünlerden ayrılıyor. Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun birçok iline ürün gönderen Çakır, yıllardır aynı disiplinle tezgahının başında duruyor.
Fabrikasyon üretimin sektörü tamamen etkisi altına aldığını belirten 71 yaşındaki usta, el sanatlarının korunması gerektiğine vurgu yapıyor. En büyük endişesinin kendisinden sonra bu meşalenin sönmesi olduğunu ifade eden Çakır, mesleğin püf noktalarını öğretebileceği istekli gençlerin yetişmesini arzuluyor:
“Bu dükkana ve bu tezgaha yarım asrımı verdim. Mumculuk sadece para kazanmak değil, sabır ve emek işidir. Benden sonra bu geleneksel yöntemin Karadeniz’de bitmesini istemiyorum. Bu işi severek yapacak, sabırla öğrenecek bir çırak bulursam zanaatın tüm inceliklerini aktarmaya hazırım.”
Bölgedeki son geleneksel imalathane olma özelliğini taşıyan atölye, aynı zamanda somut olmayan kültürel mirasın yaşayan bir örneği kabul ediliyor. Yaşar Çakır’ın çağrısı, kaybolmaya yüz tutmuş ata mesleklerinin yaşatılması adına hem yerel kültür araştırmacıları hem de el sanatlarına ilgi duyan gençler için önemli bir fırsat sunuyor.
Yorum Yap