Hollanda’da 1998 yılından bu yana cezaevinde bulunan ve müebbet hapis cezasına çarptırılan 70 yaşındaki Hüseyin Baybaşin, topluma yeniden entegrasyon süreci devam ederken aniden ülkenin en sıkı cezaevi rejimine nakledildi. Baybaşin’in avukatları ve savunma ekibi, kararın Türkiye ile Hollanda arasında gerçekleşen üst düzey temasların ardından gelmesine dikkat çekerek sürecin hukuki değil siyasi gerekçelerle yönlendirildiğini öne sürüyor….
Hollanda’da 1998 yılından bu yana cezaevinde bulunan ve müebbet hapis cezasına çarptırılan 70 yaşındaki Hüseyin Baybaşin, topluma yeniden entegrasyon süreci devam ederken aniden ülkenin en sıkı cezaevi rejimine nakledildi. Baybaşin’in avukatları ve savunma ekibi, kararın Türkiye ile Hollanda arasında gerçekleşen üst düzey temasların ardından gelmesine dikkat çekerek sürecin hukuki değil siyasi gerekçelerle yönlendirildiğini öne sürüyor.
Yaklaşık 28 yıldır cezaevinde tutulan Hüseyin Baybaşin, son dönemde izin haklarından sorunsuz bir şekilde yararlanıyor, topluma uyum süreçlerini sürdürüyor ve resmi af talebi yetkili mercilerce değerlendiriliyordu. Ancak Hollandalı yetkililerin Nisan ayında Türk mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği üst düzey görüşmelerin ardından Baybaşin hakkındaki infaz koşulları radikal biçimde değiştirildi.
21 Mayıs tarihinde Lelystad Cezaevi’nden Alphen aan den Rijn Cezaevi’ne nakledilen Baybaşin, Hollanda ceza infaz sisteminin en katı güvenlik protokollerinin uygulandığı Yoğun Gözetim Birimi’ne (AIT) yerleştirildi.
AIT rejimi doğrultusunda Baybaşin’e uygulanan tedbirler şunları içeriyor:
70 yaşındaki Baybaşin’in son yirmi yılda 90’dan fazla kez hastaneye sevk edildiği ve kronik sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği biliniyor.
Hollanda medyasında (NieuwRechts) yer alan bilgilere göre, Baybaşin’in psikiyatristi Şikayet Komitesi’ne yazdığı mektupta, müvekkilinin yeniden tecrit koşullarına alınmasının Travma Sonrası Stres Bozukluğunu (PTSD) ciddi şekilde tetiklediğini ve hastanın ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından endişe duyduğunu belirtti.
Baybaşin’in avukatları, uzun yıllardır süregelen davada Hollanda yargısının bağımsızlığına gölge düştüğünü iddia ediyor. Savunma tarafı, tam da şartlı tahliye ve af taleplerinin gündemde olduğu bir dönemde alınan bu nakil kararının, Türkiye ile diplomatik ilişkilerin seyri doğrultusunda şekillendiğini savunıyor.
Yorum Yap