İşverenler, Kısa Çalışma Ödeneği Yerine Keyfi Olarak Ücretsiz İzne Başvuramaz.
”“İşverenlerin kısa çalışma ödeneği yerine keyfi olarak ücretsiz izin yöntemine başvurmaları normun koruma amacına aykırılık teşkil eder” – “Kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan yahut fesih yasağı öncesinde işten çıkartılmış olup, işsizlik sigortasından yararlanamayan işçilerin bu düzenleme ile 3 ay boyunca Fon’dan ödenek alabilmesi hedeflenmiştir. Bu çerçevede işverence aksi bir uygulamaya gidilmesi kanaatimce işverenin kötü niyetli davranışına bağlı olarak işçi açısından haklı fesih nedeni olarak değerlendirilebilecektir”
” işverenlerin kısa çalışma ödeneği yerine keyfi olarak ücretsiz izin yöntemine başvurmalarının normun koruma amacına aykırılık teşkil edeceğini bildirdi.
kısa çalışma yerine ücretsiz izne başvuru yapılmasının Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından yapılan açıklama ve ilgili kanunun amacı çerçevesinde değerlendirildiğinde, hakkın kötüye kullanılması olarak yorumlanabileceğine ve Türk-İş tarafından da kötü niyetli kullanımın kendilerine bildirilmesi çağrısı yapıldığına dikkati çekti.
“Feshe karşı son bir çare olarak başvurulabilecek ücretsiz izin uygulaması, kural olarak işçinin onayını gerektirmekteydi.
Ancak işveren feshini 3 aylık dönemde yasaklayan geçici madde ile işverenlerin işçinin onayı olmaksızın ücretsiz izin uygulamasına başvurabileceği kabul edilmiştir. Fakat eskisinden farklı olarak ücretsiz izne ayrılan işçilere de İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödeme yapılması sağlanmıştır. Bu, ücretsiz izne ayrılan kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan yahut işten çıkartılmış olup da işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere uygulanacaktır.” ifadelerini kullandı.
İşverenlerin kısa çalışma ödeneği yerine keyfi olarak ücretsiz izin yöntemine başvurmalarının normun koruma amacına aykırılık teşkil edeceğini belirten Gümrükçüoğlu, şunları kaydetti:
“Açıkça kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan yahut fesih yasağı öncesinde işten çıkartılmış olup, işsizlik sigortasından yararlanamayan işçilerin bu düzenleme ile 3 ay boyunca fondan ödenek alabilmesi hedeflenmiştir.
Bu çerçevede işverence aksi bir uygulamaya gidilmesi kanaatimce işverenin kötü niyetli davranışına bağlı olarak işçi açısından haklı fesih nedeni olarak değerlendirilebilecektir.
Fesih yasağının hakkın kötüye kullanıldığı haller bakımından geçerli olmayacağını ve bunun da ötesinde kötü niyetli ücretsiz izne çıkarmanın işveren feshi olup olmadığı da düşünülebilir.”

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...
Yorum Yap