Ak Parti’nin Diyarbakır açısından çok isabetli bir karar alıp, sabık il başkanı Serdar Budak’ı görevden alması çok yerinde,hatta geçikmiş bir karar oldu. Gönlü, Ak Parti ve Diyarbakır için yanan yığınlar bu karara çok sevindiler. Ancak bu defa yeni atanacak ismin tespiti konusunda profesyonelliğe ve hakkaniyete sığmayan bir başka sakat sürecin işlediğini görüyoruz.
Elli küsür civarında adayın müracaatı kabul edilmiş, göstermelik bir temayül yoklaması yapılmış ancak adaylarla en azından beş dakikalık bir mülakat yapma gereği duyulmamıştır. Bu nasıl bir usul hatasıdır? Bu adayları beşer dakika dinlemeden en doğru, en donanımlı ve en fazla liyakat sahibi aday kimdir nereden bileceksiniz?
NE OLUR OLDU BİTTİYE GETİRMEYİN!
Diyarbakır gibi, Türkiye’nin en sancılı bir şehrinde, Ak Partimizin geleceğini inşa edecek en doğru adayın bulunması; esasında, Türkiye için hayati öneme sahiptir. Asla aceleye getirilmemeli, en doğru aday bulunana kadar, süreç ince elenmeli sık dokunulmalıdır.
Gerekirse 15-20 gün beklenmelidir. Sayın Ejder Açıkkapı, Sayın Abdullah Ağralı ve tabi Sayın Erkan Kandemir sizlere sesleniyoruz! Unutmayın! En son yapılan 24 Haziran genel seçimlerinde Ak Parti’nin aldığı oy %21 idi. Bizlere diğer siyasi partilere karşı bu utancı ve bu hezimeti yaşatan insanlar gibi ehil olmayan kişilere Diyarbakır’ı emanet ederseniz, vazifenizi tam yapmamış, emanete sahip çıkmamış, Sn. Cumhurbaşkanımızın söylemlerine gölge düşürmüş olursunuz.
Tekrar söylüyoruz: Diyarbakır’ın geleceğini (oldu bitti’ye) getirmeyin.
Cihat TOPRAK

Bir tarihî kapının önünden bütün şehre cehalet dağıtmak kolaydır. Hele cümlenin başına akademik unvanı, sonuna da birkaç küçümseyici sıfatı yerleştirdiniz mi, tartışmayı kazandığınızı sanabilirsiniz. Fakat tarih araştırmalarının tatsız bir özelliği...

Ahmed Arif, “Beşikler vermişim Nuh’a / Salıncaklar, hamaklar…” diye haykırırken bu şehrin ciğerinden konuşuyordu. Şimdi o ciğere, devasa hoparlörler ve plastik bir vitrinle sözde bir “kültür” pompalanıyor. Surların o kapkara,...

Okullarda yaşanan her şiddet ve saldırı olayının ardından aynı sahne tekrarlanır. Kameralar, turnikeler, güvenlik görevlisi sayısı, metal dedektör, çevre duvarı, “önlem paketleri”… Açıklamaların büyük kısmı olayın yalnızca güvenlik boyutuna kilitlenir....

Dicle Üniversitesi yönetimi, 19 Eylül tarihli açıklamasında işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor. O hâlde bu savunmanın karşılığı olan belgeleri de ortaya koymalıdır. İhale dosyası incelenmeden kesinleşmiş bir suç hükmü kurulamaz;...

Diyarbakır’ın kuzeyinde, bugün Tavşantepe olarak bilinen bir köy var. 16. yüzyılın sonlarında bu köyün adı Çulli’ydi ve burada, kerpiç duvarlı bir medresenin avlusunda, günün büyük bölümünü el yazması sayfaların üzerine...

Tarih kitaplarının satır araları genelde saray entrikalarıyla ya da meydanlara dizilen süvari tümenlerinin şatafatıyla doldurulur. Oysa kilitler bazen haritaların en ücra kıvrımlarında, sırtını kara bazalta dayamış bir avuç aç insanın...
Yorum Yap