Günümüz dünya insanlarının yaklaşık % 95’i Schrödinger’in kedisinin hayatı gibi bir hayat yaşıyor. Avustutalyalı fizikçi ve bilim kuramcısı Nobel ödüllü Erwin Schrödinger’in ünlü kedi deneyi şöyledir: Kedi, içinde bir şişe zehir ve radyasyon mekanizması bulunan kapalı bir kutununun içindedir. Radyasyon mekanizmasının çalışma olasılığı ile çalışmama olasılığı eşittir. Eğer çalışırsa zehir şişesi kırılacak ve yayılan zehirle kedi yüzde yüz ölecektir. Eğer çalışmazsa kedi yaşıyor olacaktır. Ancak kutu açılmadan bunu tespit etmek mümkün değildir. Bu durumda yani kutu açılmadan önce kedi ölmüş olsa bile ona ölü denemez, yaşıyor da olsa yaşadığı söylenemez. Bilimsel olarak kedi bu durumda hem ölü hem diridir. Ancak kutu açılıp gözlemlendikten sonra ölüm ve hayattan ibaret olan bu iki seçenek tek bir seçeneğe çökerek gözlemlenen sonuç o anda kesinleşir. Gözlemin, sonuçları doğrudan etkileyerek kesinleştirdiği bu kurama kuantum belirsizlik ilkesi adı verilir. Buna göre herhangi bir olayın sonucu gözlemlenmediği sürece sonsuz seçeneklerin tamamı askıdadır ve hiçbiri kesinleşmemiştir. Zar örneği bu deneyi daha çok keskinleştirir. Bir zar attığınızda zar yuvarlanıp bir kanapenin altına kaçar ve görünemeyen bir yerde durmuşsa zarın 6 yüzeyinden hiçbiri gelmemiştir. Bu, zarın durumunu bilmediğimizden değildir. Gözlemlemediğimizden dolayı doğa bu altı seçeneğin tamamını askıda tutup sonuçlanmasını engelliyor. Ancak kanapeyi kaldırıp zarı gördüğümüz andan itibaren doğa diğer beş seçeneği zamanın doksundan sildirip olayı tek bir seçeneğe çökertiyor. Eğer zarı bin yıl boyunca hiç kimse gözlemlemediyse ve bin yıl sonra biri kanapeyi kaldırıp zara baktıysa zarın sonucu bin yıl önce değil o an gerçekleşmiştir. Aynı anda diğer beş seçenek de zamanın bin yıllık dokusundan sildirilmiştir.
Dünyaca ünlü İngiliz fizikçi ve bilim insanı Thomas Young da doğadaki bu ilkeyi, geliştirdiği ünlü çift yarık deneyiyle ispatlamıştır.
Dünya insanlarının % 95’i, geri kalan % 5’lik güçlü kesimin kutusuna bırakılmış kedi gibidir. Bunların yaşayıp yaşamadığı, ne koşullarda yaşadığı, acıları, umutsuzlukları, ölümleri, hayatları, korku, kaygı ve trajedileri dünya kamuoyu tarafından bilinmiyor. % 5’lik güçlü nüfusun elinde bulundurduğu kitle iletişim araçları bunlar için ne derse o seçeneğe inanılır. Küresel zeminin bazı lokal alanlarında bu vahşet çok daha keskindir. Kitlelerin trajedisi kimseyi ilgilendirmiyor. Gücü elinde bulunduranlar için deneyden elde edilen sonuç önemlidir.
Kitlelerin kediden farkı ise acıdan rahatsız olsalar bile bu acıya sebep olan deney sahibi güç odaklarından rahatsız olmamalarıdır. İçinde bulundukları deney kutusu kimseyi rahatsız etmiyor. Bazı istisnaların dışında herkes kutunun içinde çektiği acıdan rahatsız fakat kutuda olmaktan ve o kutuyu düzenleyenlerden şikayetçi değildirler.
Çoğu kümeler kendine zulmedenlerden şikayetçi, fakat başkasına zulmedenlerden son derece memnundur. Diğer bazı kümeler de kendine zulmedenlerden memnun, başkasına zulmedenlerden müştekidirler. Özetle bu parçalı kümelenmeler sebebiyle her zalim kendine yetecek kadar destekçi bulabiliyor ve bu sayede zulmünü rahatlıkla sürdürebiliyor.
Bu zulmün sonucunda da kitlelerin canı, malı, onuru, geleceği, özgürlüğü ve savunma refleksleri kurutuluyor, sömürülüyor, imha ediliyor ve kocaman kitleler madun ediliyor. (yıpratılma sonucunda işe yarayamayacak ve kullanılamayacak duruma gelmek)
Mazlumlar düze çıkmak için sadece kendilerine zulmedenlere değil kendilerinden olsa bile başkalarına zulmedenlere de karşı olmak gerektiğini bir türlü anlamıyorlar. Bu yüzden sırası gelen, kutuya konulup kokunç sonuçlara maruz bırakılıyor. Zalimler için ne kendilerini destekleyen kitlelerin ne de kendilerine karşı olan kalabalıkların herhangi bir değeri bulunmuyor. Hangisi olursa olsun onlar için kitleler insan değil bir deney, malzeme ve istatistik konusudur. Bütün zalimler için bütün mazlumlar birer Schrödinger’in kedisidir. Fakat mazlumlar için bütün zalimler aynı değildir. Özellikle başkasına zulmeden zalimler tapınılacak kadar desteklenmektedir. Bu anlayış ise sorunun cehhenem noktasıdır.
Yorum Yap