PKK’nın eski yöneticilerinden yazar Selim Çürükkaya’nın hendek sürecine ilişkin aktardığı iddialar, 2015-2016 yıllarında Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan çatışmaların perde arkasına ışık tutuyor. Çürükkaya’nın anlatımı, sürecin planlı bir strateji çerçevesinde yürütüldüğünü öne sürerken, konuya ilişkin farklı kaynaklardan da bu iddiaları destekleyen ya da tamamlayan bilgiler mevcut. Çürükkaya’nın aktardığı Kandil toplantısı Çürükkaya’nın daha önce Xani TV’de anlattığı ve…
PKK’nın eski yöneticilerinden yazar Selim Çürükkaya’nın hendek sürecine ilişkin aktardığı iddialar, 2015-2016 yıllarında Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan çatışmaların perde arkasına ışık tutuyor. Çürükkaya’nın anlatımı, sürecin planlı bir strateji çerçevesinde yürütüldüğünü öne sürerken, konuya ilişkin farklı kaynaklardan da bu iddiaları destekleyen ya da tamamlayan bilgiler mevcut.
Çürükkaya’nın daha önce Xani TV’de anlattığı ve bir PKK komutanıyla yaptığı röportaja dayandırdığı iddialara göre, 2015 yılı Mart ayının son haftasında Kandil’de kritik bir toplantı gerçekleşti. Anlatıma göre Sırrı Süreyya Önder, PKK’nın “kahramanlık haftası” olarak nitelendirdiği bu dönemde önce Erbil’e, ardından Süleymaniye’ye geçerek Kandil’e götürüldü.
Toplantının, Kandil Dağı’nda Xınere bölgesinde bulunan “Şehit Delila Akademisi” olarak bilinen yer altı kompleksinde yapıldığı belirtiliyor. “Şikeft” olarak adlandırılan bu mağarada konferans salonu, yatakhaneler, mutfak, yemekhane, su depoları ve spor alanlarının bulunduğu ifade ediliyor.
Çürükkaya’nın aktarımına göre toplantıya PKK’nın Askeri Konsey üyeleri, Parti Meclisi ve Başkanlık Konseyi’nden yaklaşık 45 kişi katıldı. Toplantının açılışı “Abbas” kod adlı bir yönetici tarafından yapılırken, gündem maddeleri şöyle sıralandı:
En dikkat çekici iddia ise Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan gönderdiği ve ıslak imza taşıyan bir notun toplantıda okunması. Notta, konuların tartışılmasının ardından son değerlendirmeyi Sırrı Süreyya Önder’in yapmasının istendiği belirtiliyor.
Çürükkaya’nın aktardığı röportajda, toplantıda alındığı öne sürülen kararlar şöyle sıralanıyor:
Pilot bölgeler arasında Tunceli, Karlıova, Varto, Karayazı, Hınıs, Diyarbakır ve bazı ilçeleri ile Batman, Şırnak, Hakkâri ve Mardin’deki bazı yerleşimlerin yer aldığı belirtiliyor.
Çürükkaya’nın iddialarını destekler nitelikte, Ağustos 2015’te çok sayıda il ve ilçede “demokratik özerklik” ilan edildiği biliniyor. 11 Ağustos 2015’te Şırnak’ta yapılan açıklamayla başlayan süreçte, “Halk olarak özyönetimimizi esas alarak, demokratik temelde yaşamımızı inşa edeceğiz” ifadeleri kullanılmıştı .
KCK Eş Başkanı Bese Hozat’ın “Kürdistan’da yeni bir dönem başlıyor. Bu dönem sömürgeci devlet yönetiminden kurtulup kendi öz yönetimlerini kurma ve kendi kendini yönetme dönemidir” açıklaması da sürecin önceden planlandığına işaret ediyor .
Dönemin HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın mahkeme savunmasında aktardıkları, Kandil’le yapılan görüşmelere ilişkin önemli bilgiler içeriyor. Demirtaş, hendek-barikat sürecini durdurmak için üç ayrı kanaldan görüşmeler yürüttüklerini belirterek şu ifadeleri kullanıyor:
“Bizler bütün parti yönetimi olarak ilçelerde ve illerde başlayan çatışmaları durdurmak adına bir dizi karar aldık. Bu kararlardan birincisi örtülü bir diplomasiyle Ankara’da, Kandil’de hendek barikatlarının olduğu yerde bazı aracılarla görüşmeler yaparak bir şekilde uzlaşmayı sağlamak… Kandil’e gönderdiğimiz özellikle Süleymaniye üzerinden yapılan bazı görüşmeler vardı ki bunlardan birine ben gittim. Arabulucu ile doğrudan görüştüm ve Kandil’e haber gönderdim” .
Çözüm süreci döneminde İmralı heyetinde yer alan eski HDP Milletvekili Altan Tan, Çürükkaya’nın iddialarını dolaylı olarak doğrulayan açıklamalar yaptı. Tan, çözüm sürecinin bozulmasına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Devlete sorarsanız PKK bozdu diyor, PKK’ye sorarsanız devlet bozdu diyor. Bence devletin içinde derin yapılarla, Gülen Cemaati, Ergenekon yapıları ile PKK beraber bozdu. Yani ‘ket û mir’ dedikleri kısa hikâyesi budur” .
Tan, Çürükkaya’nın iddiasını da aktararak şunları söyledi: “Mehmet Selim Çürükkaya dile getirdi. PKK’den ayrılmış, şuan Avrupa’da yaşıyor. Diyor bu işi devlet planladı. Öcalan vasıtasıyla bir HDP’li vekili Kandil’e gönderdi. O vekilin adını da söylemiyor. Bizzat devlet Öcalan üzerinden bu vekil vasıtasıyla devlet eliyle hendekler kazıldı” .
Aralık 2015’te Diyarbakır’da toplanan Demokratik Toplum Kongresi (DTK), “özyönetim” modelini sahiplenme kararı aldı. 14 maddelik bildirgede dikkat çeken bazı başlıklar şöyle :
| Konu | Çürükkaya’nın İddiası | Diğer Kaynaklardan Bilgiler |
|---|---|---|
| Kandil toplantısı | Mart 2015’te Sırrı Süreyya Önder’in katılımıyla gerçekleşti | Demirtaş, Süleymaniye üzerinden Kandil’le görüşmeler yapıldığını doğruladı |
| Öcalan’ın mesajı | İmralı’dan ıslak imzalı not gönderildi | Bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı |
| Alınan kararlar | Demokratik özerklik ilanı, YPS’in harekete geçirilmesi | Ağustos 2015’te çok sayıda ilçede özerklik ilan edildi, DTK Aralık 2015’te özyönetim kararı aldı |
| Pilot bölgeler | Belirli il ve ilçelerde ayaklanma başlatılması | Özerklik ilan edilen yerlerle örtüşüyor |
Hendek sürecine ilişkin çok sayıda adli soruşturma açıldı. Dönemin HDP’li belediye eş başkanları, DTK yöneticileri ve bazı milletvekilleri hakkında “terör örgütü yöneticiliği” ve “devletin birliğini bozma” suçlamalarıyla davalar açıldı.
Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu bazı siyasetçiler, süreçte arabuluculuk yapmaya çalıştıklarını, ancak hem hükümetin hem de Kandil’in tutumunun bu girişimleri engellediğini savundu .
Selim Çürükkaya’nın aktardığı iddialar, resmî kaynaklar tarafından doğrulanmamış olsa da, döneme ilişkin diğer tanıklıklar ve belgelerle önemli paralellikler taşıyor. Özellikle özerklik ilanlarının zamanlaması, YPS’nin kurulması ve belirlenen bölgelerdeki çatışmalar, sürecin önceden planlandığı tezini güçlendiriyor.
Demirtaş’ın Kandil’le yapılan görüşmelere ilişkin açıklamaları, Çürükkaya’nın iddia ettiği toplantının varlığına işaret eden dolaylı kanıtlar sunuyor. Altan Tan’ın Çürükkaya’nın iddiasını kamuoyunda tartışmaya açması da bu anlatımın siyasi çevrelerde bilindiğini gösteriyor.
Hendek sürecinin tam olarak aydınlatılabilmesi için dönemin karar alıcılarının ifadeleri, resmî belgeler ve yargı süreçlerinin sonuçlanması bekleniyor. Çürükkaya’nın iddiaları, bu karmaşık sürecin anlaşılmasına katkı sunabilecek önemli bir tanıklık olarak değerlendirilebilir.
NİSAN 2026 GÜNDEMİ
DÜNYA FİNANSAL DİJİTAL KIYAMETİN EŞİĞİNDE: 2026 SAVAŞLARI VE BÜYÜK FİNANSAL SİBER SOYGUN HARİTASI
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN TEKİNSİZ OKULLARA: DEVRİN KİNYAS KARTALLARI KİMLERDİR?
AİLEYE YÖNELİK SALDIRILAR
Yorum Yap