Malum bügün milyonlarca gencin umudunu, hayallerini, geleceğini belirleyecek olan zor bir sınav anının gelip çattığı gün.
Bu büyük bir maratonun virajlarından biri. Bu viraj öncesi saatlerini, günlerini, hatta yıllarını veren milyonlarca gençten bahs ediyoruz ve bunu göz önüne aldığımızda bu sistemin başında olan devlet büyüklerinin her türlü tedbiri almak zorunda olduğunu da dile getirmemize gerek yok diyeceğiz ama maalesef öylede olmuyor.
Çünkü sadece sınav kitapçıklarının çalınmasını engellemek, şaibelere müsade etmemek her türlü güvenlik tedbirlerini almak dışın da ulaşımıda aksaksız sağlamakla mükellef olduklarını hatırlatmak vatandaşlık görevimizin dışında sınava trafiğin gazabına uğramış ve sınava girememiş biri olaraktan da devlet yetkililerini uyarmak ve sitem etme hakkımın olduğunu düşünüyorum.
Şöyle detaylandırabilirim şeffaflık anlamında. Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde sınav yerime giderken Bismil merkeze 5 km kala oluşan araç kuyruğunun ağır aksak ilerlememsi daha doğrusu ilerleyememsin den kaynaklı saat 09:30 iken yani 10 dakikada ulaşacağım sınav giriş yeri olan okuluma vardığım da maalesef sınav başlamış
İş işten geçmiş kapıdan geri dönmek zorunda kaldım. Tabi benim gibi birçok mağdur olan sınavzadelerde benimle aynı kaderi paylaştı.
Aslında kader demek doğru bir söylem olmaz buna mülki amirlerin yetersizliği demek daha yerinde olur, ve onların tedbirsizlikleri birçok gençin hayallerini, umutlarını, yarınlarını bir başka sınava ötelemeye neden oldu maalesef.
Tabi yılmak yok gençler umut her daim bizi motive eden tek silahımız o nedenle ertelenmiş olan umutlarımızı hayallerimizin peşinden koşmaya devem edeceğiz ederkende bizleri mağdur eden sistemden de hesap sormayı ihmal etmeyeceğiz…

Bîr, yani kuyu; kader kuyusu,Ölüm kuyusu Bîr, yani bellek… kuyuyaDüşmüş bellek… Kuyu, ömür ve hayat kaynağı,İlk ve son mekân… Kader kuyusuMehmed Uzun Bir dil yazıldıkça yaşar; hatırlandıkça, anlatıldıkça ve yeni...

“Vurulmuşum Dağların kuytuluk bir boğazında Vakitlerden bir sabah namazında Yatarım Kanlı, upuzun…” — A. Arif 10 Ekim 2015 sabahı Ankara Garı önünde insanlar barışın, kardeşliğin ve güzel bir geleceğin umuduyla...

Sus, Kimseler Duymasın… “Sus, kimseler duymasın,Duymasin, ölürüm ha…”Bazı okuyucular için Leyla’ya duyduğukarşılıiksız aşka rağmen hiç bitmeyensevgisiyle tanınır. Bazıları için ise bitmeyenumudun ve mazlumdan yana duruşunsimgesidir. Kimden bahsettiğimiz elbettemalum: 35 yıl...

”Ölüm bu!.. Geldim, geliyorum demez. Ya bir kuşluk vakti, ya akşamüstü. Ya da seher, mahmurlukta. Bakarsın, olmuş olacak…” diye yazmış üstat Ahmed Arif. Ölümün kol gezdiği bir coğrafyada yaşamak… Ölümün...

Diyarbakır Kitap Fuarı, yalnızca bir kitap etkinliği olmanın ötesinde, toplumsal ve kültürel bir canlanma platformu olarak büyük bir önem taşıyor. Şehrin kitaba olan ilgisi, fuar boyunca gözlemlenen yoğun katılım ve...

Mirabal Kardeşler, kadın mücadelesinin evrensel simgelerinden biri olarak tarihteki yerlerini almışlardır. 25 Kasım 1960’ta Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Rafael Trujillo’nun baskıcı rejimine karşı direnişlerinden dolayı katledilen Patria, Minerva ve María Teresa...
Yorum Yap