Ben yolları aşa aşa geliyorum benimle beraber iyi olan da kötü olan da var ben ne olduğumu bilmiyorum bileni arıyorum ülkemde bileni göremediğim için aç olduğum için kaçıyorum ben bir firariyim 652 bin kilometre kareye sığamadım beni de anlamaya çalışın bugün bana gelenin yarın size gelmeyeceğinin garantisi yoktur.
Ey kardeşlerim kötülerimiz olduğu gibi iyilerimiz de var biz sizlere yük olmak istemiyoruz. Ben 3 bin kilometre yoldan geliyorum İrandan geçip Van dağlarını aşıyorum yürüyorum hep yürüyorum dağları tepeleri aşıyorum. Kimi zaman avrupaya götüreceğim diye vaatte bulunan insan kaçakçılarının bizi Van’ın ücra köşelerinde veya diyarbakıra yakın bölgelerinde terk ettiği anlara şahit olduk artık sizde şahitsiniz demek ki bizde kötüler olduğu gibi sizlerin içinde de kötüler var dediğim gibi ben bir afganım dilinizi bilmiyorum ama veda hutbesinin o evrensel dili kardeş olduğumuz yönünde haber vermektedir.
Aldanmayalım avrupa insan hakları sözleşmesine veya diğer bir sözleşme olan birleşmiş milletler sözleşmesine çünkü hepsi biz müslüman topluluklarından alıntı hepsi yalan dolan hepsi kağıtta biz düzmece demokrasi naraları atıp adeletli bir yaşam size sunacağız diyen sovyetleri, abdsi ve avrupası daha nice ülkeler geldiler de ne yaptılar bizleri savaşmaya geldikleri talibanla anlaşıp bırakıp gittiler bunlarda kendilerine hizmet ediyor bunların (taliban) savundukları inanç ile alakaları yok biz gibi yurtları fakirleştirip yoksullağa mahkum edip her türlü yer üstü ve yer altı kaynaklarımızı götürürken bizleri yine kendilerinin sattığı silahlar ile vurdurtuyorlar.
Ben afgan bir yolcuyum ey ahali yangın var bu sinede duyun duyun da yetişin imdadımıza buraya gelmekten bende memnun değilim bende mutlu değilim yük olmak istemiyorum. Buraya veya kendi ülkeme zarar vermek istemiyorum ben yol, iz bilmiyorum hangi dilden bir umut sıçrıyorsa oraya doğru koşuyorum ben gibi milyonlar var.
Eğer önlem alınmaz ise daha önce buraya akın eden milyonlarca suriyeli kardeşimiz gibi biz afganlarda bu göçle karşı karşıyayız. Bir su bardağının alacağı kapasite vardır üstüne gelen herşey ya içeridekini boğar yada içeridekini dışarıya savurur her ne olursa olsun illa bir zararı olacaktır.
Sınır boylarında yapılacak mülteci şehirlerinde yaşayabiliriz ancak boşta kalmakta istemiyoruz. Demir-çelik fabrikaları, tarımda veya taş ocakları olacak alanlar da da bunu başarabiliriz.
Bu kurulacak mülteci şehirleri suriye tampon bölgesinde kurulan güvenlikli alanlarda da olabilir yeter ki hayatımızı iade edeceğimiz güzel yarınları oluşturabileceğimiz günlere yetişelim diğer bir önerim ise avrupa ile yapılacak sözleşmelerde kalifiye iş gücünü oluşturmak için bize bu eğitimi sağlar iseniz en azından buradan oraya doğru bir mülteci akını gerçekleşir. Bu da sizleri ve bizleri mutlu edecektir.
Oynanan oyunlara karşılık ülkenizin alacağı pozisyon gerçek anlamda büyük önem arz etmektedir. Yakılan yurtlarımız onların yıkılış zamanlarına yanan bir ışık olsun bugün onlar bize bu zulmü reva görürken yarın bizler onlara hoşgörü ile yaklaşıp bugün yaptıklarına cevabımızı vermiş olacağız bir üst akıl gerek bu duruma bu sisteme ve bu yönlerdirmeye zaman herşeyin ilacıdır belki de bu derdimize bir dermanda yakındır.
Yukarıda dile gelen konuşmalar afgan kardeşlerimizle kurulan diyaloglar çerçevesinde kaleme alınmıştır. Bunları diyebilenlere yardımcı olmak gerek yardımcı olurken burdan tekrar ülkelerine dönmeleri için bizlerin de bu çabaya ortak olması gerek her birimiz banane deyip kulak arkası etmeyelim.
Yarın mültecilerin ucuz çalışmasıyla beraber işsizlik daha da artacak ,yarın mültecilerin yaptığı ağır işlerden sonra iş beğenmez hale geleceğiz sonrasında getireceği barınma, yiyecek gibi ihtiyaçların karşılanması hususunda ciddi sıkıntılar yaşayacağımız zamanlar olabilir ve şimdiler de bu durumları fazlasıyla fiyat farklarında görüyoruz.
Benim ülkem benim yaşamım diye seslenip çözüm yollarına gidiş için kapıyı aralamalıyız.
Halil İbrahim DEMİR

Savaşın en acı anları kadın ve çocuklara ulaşan zararlardır diyerek başlarken yeni oyunlara kapı aralanmış ve yeni acı çığlıklar dünya siyasetine yön veren para kasalarının iki dudağı arasında kalmıştır. İstediklerini...

Değerlerimiz Sende Mi ? Veya Değerimiz Sen Olabilir misin Herşeyi özledik ya şerefi hassasiyeti toplum bilincini huzuru kıymeti değeri özledik bugün herkeste var olup gibi görünen ama aslında kayıp olmaya...

İnce ,narin ve güzel yüz kadının tanımlamalarında bulunan en hassas duygular arasındadır. Kadını anlatmak kelimelere, hikayelere, romanlara ve hatta ülkelere çoğu zaman sığamamıştır. Uğruna hayatlar bitmiş, hayaller sonlanmış ve kırık...

BAĞIMLILIKTAN YENİ BİR BAĞIMLILIĞA Olayın özüne baktığımızda küresel çapta büyük sermayelerin insanların hayatında son yüz yıl içerisinde etki alanları çok büyük oranda arttı. İstedikleri insan tiplerini hiçbir ahlaki değer gözetmeksizin...

Milletimizin Yeni İşi Gücü Zam Zevk tünellerin de zevkine bir zarar gelmesin diye hiçbir değer yargısı bırakmadan önüne gelen herşeye zam yapmak oldu bazılarının işi arkadaşlar şu pandeminin bir girişi...

Aşk nedir ya soralım var mı bir cevabı belki de yüzlerce, binlerce hatta insanların düşüncelerini eklersek sayıları kadar aşkın anlamı vardır. Birileri aşkı lüks ve şatavata harcarken birileri hüzünle gelecek...
Yorum Yap