1946 Mardin doğumlu, İlk Nobel Ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar, 1997 yılından beri ABD’deki Kuzey Karolina Üniversitesi’nde görev yapmaktadır. 7 Haziran 2023 günü yaptığı özel konuşmasının gençlerimize ışık tutacağına inanmaktayım.
Yer: Semerkand-Özbekistan. TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI TÜRK ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ REKTÖRLER ÖZEL TOPLANTISI
Değerli kardeşlerim!
İlk önce, Türk Devletleri Teşkilatı’na bağlı Türk Üniversiteler Birliği’nin toplantısında sizlere hitap etmenin benim için büyük bir iftihar kaynağı olduğunu belirtmek isterim.
Uzun zaman biribirinden ayrı düşmüş Türklerin bir araya gelmeleri, güçlerini birleştirmeleri, kendilerinin ve dünyanın kalkınmasına ortak katkılar sunma imkanına ulaşmaları bizim hep gençlik hayalimiz olmuştur. O yüzden, bügün sizlerin Türk Dünyası’nın Medeniyet Başkenti Semerkant’da bir araya gelerek, milletimizin bilim ve eğitim sorunlarını, bu sorunlara ortak çözümleri ele almanız beni çok mutlu ediyor.
Ben Nobel Ödülü’nü aldığımda, sadece kendimi değil, sadece Türkiye Cumhuriyeti’ni değil, bütün Türk Dünyası’nı temsil ettiğimi hissediyordum, bunu biliyordum ve bununla büyük bir gurur duydum. Fakat, aynı zamanda içimde bir ezginlik vardı. Biz büyük medeniyetler yaratmış büyük bir Türk milletiyiz. Ya, ben niye Nobel kazanan ilk Türk olayım?
Biz tarihimizle övünüyoruz. Bize tarih kitaplarında biz Türklerin büyük medeniyetler yarattığını öğretirlerdi. Gerçeği söyleyim, ilkokulda, ortaokulda buna inanıyordum. Fakat, liseye, üniversiteye gittikten sonra buna şüphe ettim ve bu içimde bir tutku olarak kaldı. Yıllar sonra, Batılı yazarlardan çıkmış eserleri okudum ve anladım ki, gerçekten 750 ile 1250 yılları arasında Türk Dünyası bilim dünyasının merkeziydi. Gerçekten, biz büyük medeniyetler yaratmışız. Ama bir sürü nedenlerle ondan sonra bilim yapmayı bıraktık ve Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri bizi geçti. Bunu çözmemiz lazım.
Gerçekten de, biz Türklerin yaklaşık son 500 yılda bilime doğru dürüst katkı yapamadığımız ortadadır. Peki neden yapmadık? Bazı insanlar buna ‘zeki olmadığınız için’ yanıtını verir. Ancak bilim yapmak genetik veya zekâ meselesi değil, gelenek meselesidir. Yahudi kardeşlerimiz dünya nüfusunun yüzde 0.2’sini teşkil ediyor ve yüzde 20 bilim Nobellerini almışlardır. Onlar diğer insanlardan daha üstün zekâlı mı? Değiller. Onların kültüründe bilime, eğitime önem veriliyor. Dolayısıyla biz de bunu bir gelenek haline getirmeli ve çocuklarımıza erken yaşta aşılamalıyız. Bu konuda özellikle sosyal bilimcilerin çalışma yapmaları lazım.
Ben gittiğim Türk ülkelerinde teknolojiye önem verilmeye başladığını gördüm. Teknoloji önemli, fakat temel bilim olmadan teknoloji olmaz. Avrupa’dan, Amerika’dan makine alıp, ben teknoloji yapıyorum, ben patent aldım, bilmem ne aldımla ne Türkiye yükselir, ne Türk Dünyası yükselir. Benim inancım bu. Dünyada eğer bir adımızı duyurmak istersek, eğer bir kuvvet olarak tanınmak istersek, eğer yabancılar tarafından yönetilmek istemiyorsak, biz bilim yapmalıyız ve bilimde kuvvetli olmalıyız ki, dünya bizi yaptığımız bilimle tanısın. Unutmamalıyız ki, biz çalıştığımız, ürettiğimiz sürece üstün olacağız. Yoksa, üstünlük genetik değildir. Bütün insanlar birbirine eşittir.
Kuşkusuz ki, Türk Dünyası’nda bilimsel gerikalmışlığın bir çok kurumsal ve sosyal nedenleri vardır. Maalesef ben bunların çözümünü iyi bilmiyorum. Fakat anladığım o ki, maddi yatırım yapmaktan öte bir bilim ortamı geliştirmek lazım. Uluğ Bey, İbn-i Sina, El-Biruni yoktan ortaya çıkmadılar, o zaman Türk Dünyası’nda bir bilim ortamı vardı, yüzlerce başarılı bilim insanı vardı ve bilime çok ilgi vardı, bilime önem veriliyordu. Aynı zamanda, Uluğ Bey, Uluğ Bey gibi Orta Asya Altın Çağı’ndaki diğer bilim adamları Türk Dünyası’nda bilim adamlarıyla ortak çalışarak bilim yapıyorlardı. Türk Dünyası’nda bilimi geliştirmek için, dünyayla yarışmak için neler yapmamız gerektiğini nacizane kendi gözlemlerime dayanarak, burada özetlemek istiyorum;
Dünya gündemine önce güzel işlerden bahsederek girelim. 2026 Mart ayı, yurt dışı 1 milyar dolar satışla Savunma Sanayimiz dünya 11’incisi olarak yine rekor kırdı. Yerlilik oranımız ise yüzde 60’a ulaştı…...
Çok zor şartlar altında hayatlarını hiçe sayan, metrekaresine 6 bin merminin harcandığı o kaosta; toplara karşı tüfeğiyle, mermisi bitince süngüsüyle kora kor karşılık veren ve tarihe şerefle not düşen bütün...
Dünyanın gözü önünde senelerdir uygulanan Gazze’deki seri katliamlarına ilave olarak şimdi de Venezüala Devlet Başkanı Nicolás Maduro eşiyle birlikte kaçırıldı. Hem de geceyarısı yönettikleri ülkelerinden, kabile reisi gibi davranan, garip...
Son yüzyılın tarihi olayı 48 adet MMU Kaan Savaş Uçağı satışından bir havacı ve bir vatansever olarak (1973’de kurulan TUSAŞ)’ dan gurur duyuyorum. Tarihimizin en büyük ve en önemli satışından...

CHP Genel Başkanı Özğür Özel’e, Allah’tan. rahmet dilediğimiz duayen Süreyya Önder cenaze töreninde ” yakın güvenlik zaafiyetiyle” yapılan adî saldırı için geçmiş olsun diyoruz. 2 çocuğunu öldürmüş katil saldırganı ve...
Bizleri yoktan var eden yüce Allah’ım, daha sağlam uçak, helikopter yapacağız, ekonomiyi düzelteceğiz, İtrail ve yabancı malları boykot edeceğiz, Abd, İtrail, Esat ve Fetöcüler katildir, Pkk silah bırakmak, terör bitmek...
Yorum Yap