Son Dakika
--:--:--
USD48,85EUR55,53ALTIN6.704,13Istanbul17° Açık6:52İMSAK'AKALAN SÜRE
YAZARLAR

TAŞ YERİNDE, AKIL FİRARDA!

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Salah, Kurtdere Yaylası’nda bir taşa oturup fotoğraf paylaşıyor. Ardından aynı noktada fotoğraf çektirmek isteyenler geliyor; “Salah Yaylası” tabelası beliriyor, belediye taşın yanına bank yerleştiriyor. Bir futbolcunun dinlenme molasından bu kadar kapsamlı bir toplumsal faaliyet çıkarabilmek de ayrı yetenek! Adam oturduğu yerden gündem olmuş; biz ayakta dururken bile aklımızı yerinde tutamamışız.

Taşın hayatındaki yükselişe bakın: Dün üzerine basılıp geçiliyordu, bugün ziyaret ediliyor. Ne sınava girmiş ne mülakata katılmış. Özgeçmişinde tek satır var: “Üst düzey temas.” İnsan yıllarca okuyup bir yere gelmeye çalışıyor; kaya doğru kişiyi ağırlayınca marka oluyor. Demek ki taşın bile kariyerinde liyakatten önce kiminle oturup kalktığına bakıyoruz. Gerçi bu arkadaş hiç kalkmamış; başarısının sırrı da orada!

Taş konuşabilse herhâlde ilk açıklaması şu olurdu: “Ben de anlamadım kardeşim. Sabah kayaydım, akşama turizm elçisi oldum. Şimdi etrafımda fotoğraf çekiyorlar. Daha düne kadar yanımda piknik yapan adam bugün bana hayranlıkla bakıyor. Birimizde büyük bir değişiklik var ama ben hâlâ aynı mineralim!”

Tam da burada, Mardin Artuklu Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü öğretim üyesi, kıymetli hocam Prof. Dr. Ömer Bozkurt’tan aldığım felsefe derslerini düşünüyorum. Felsefi birikimi, kavramlara hâkimiyeti ve düşünceyi derinleştiren yaklaşımıyla zihnimde müstesna bir yeri vardır. Onun dersleri benim için sorgulamanın ciddiyetini, sağlam bir gerekçenin kıymetini ve insanın kendi kabullerini de tartabilmesi gerektiğini hatırlatan bir düşünme terbiyesidir. Hocamın felsefeci kimliğine duyduğum saygının temelinde de bu vardır: İnsanın zihninde yeni sorulara yer açabilmek, hazır cevapların rahatını bozabilmek…

Gelgelelim şu taş meselesini anlamlandırmaya çalışırken, hocamdan aldığım o kıymetli derslerle bile çaresiz kalıyorum. Hocam, siz bize varlığın anlamını düşündürdünüz; burada varlığın üzerine kimin oturduğu araştırılıyor! Siz bir düşüncenin hangi temele dayandığını sorgulatıyorsunuz; bunlar kayanın hangi tarafına oturulacağını tartışıyor. Biz kavramların içini doldurmaya çalışırken, millet telefonun hafızasını aynı taşın fotoğraflarıyla dolduruyor. Felsefe insanın kendisini aşmasını beklerken, burada bütün hedef kayanın üstüne çıkabilmek! Şu kalabalığa “Kendini bil!” deseniz, kimliğini çıkarıp “Burada yazıyor hocam!” diyecek olanlar var! Ömer hocam, siz aklın ufkunu açtınız; bunlar ön kamerayı açınca aydınlandıklarını sanıyor!

Burada benim gördüğüm psikoloji, önem duygusunu başkasının şöhretinden kiralama hevesi. Kendini geliştirmek zahmetli; ünlünün pozunu kopyalamak birkaç saniye. Böylece kişilik gelişiminin yerini kadraj ayarı alıyor. Beden yaylada, insanın kendisine biçtiği değer başka birinin Instagram hesabında. Sonra da “Kendim gibi olmayı seviyorum” diye paylaşım yapılıyor. Elbette kardeşim; yalnız kendin olacağın yeri bile başkasının fotoğrafından seçmişsin!

Bir de aynı noktayı tutturma meselesi var. Üç santim solda otursan ne olacak? Futbol yeteneği eksik mi yüklenecek? Salah’ın yıllarca antrenmanla kazandığını kayadan kablosuz mu indireceksin? O iş temasla olsaydı dünyanın en iyi golcüsü soyunma odasındaki bank olurdu. Her hafta bütün takım üzerine oturuyor; daha bir kez gol krallığına aday gösterilmedi!

Bu tantanaya aptallık demeyelim de ne diyelim? Üstelik kendi hâlinde duran bir aptallık da değil; örgütleniyor, kendine tabela asıyor, konum paylaşıyor, sonra kalabalığı gösterip haklılığını ispatlamaya çalışıyor. Bir fikrin arkasında çok insan olması, o fikrin içinde akıl bulunduğunu garanti etmez. Bazen yalnızca aynı yanlışın grup fotoğrafıdır.

İşte böyle anlarda memleket, üstü açık tımarhane benzetmesini kendi elleriyle sahneye koyuyor: Gökyüzü tavan, sosyal medya hoparlör, her saçmalık bir sonraki saçmalığın açılış töreni! Tek kişi yapsa “Ne yapıyorsun?” diye sorulacak iş, kalabalıklaşınca “Tanıtım stratejisi” oluyor. Muhakeme kapıdan çıkmış, içeride etkileşim toplantısı var. Gündemin birinci maddesi de belli: “Taşı nasıl daha verimli kullanabiliriz?”

Taşın yanına bank konulması ise başlı başına bir mizah eseri. Taşa oturmaya gelenler yorulmasın diye oturacak yer hazırlanıyor! Yarın Salah banka da oturursa ne yapacağız? Bankın yanına yedek bank mı koyacağız? Birinci bank tarihî eser, ikinci bank bekleme salonu mu olacak? Adamı yaylada serbest bırakmayın; her dinlenme molasında belediyeye yeni bir mobilya ihalesi çıkaracak!

Taşın çalındığı iddiası da dolaştı; haberlerde görüntünün yapay zekâyla üretildiği ve kayanın yerinde durduğu açıklandı. Çok şükür, taş bulunduğu yerde! Zaten benim merak ettiğim kayıp başkaydı. Sağduyu en son nerede görüldü? Üzerinde ne vardı? Kendisini tanıyan varsa haber versin. Kalabalığın arasında “Bir dakika, biz ne yapıyoruz?” diye sorup sonra gözden kaybolmuş olabilir.

Bir kütüphane çalışanı olarak Salah’a küçük bir ricam var: Bir dahaki fotoğrafını kütüphanede, elinde bir kitapla çektirsin. Belki bu vesileyle bir kitabın önünde de kuyruk görürüz. Yalnız sandalyeyi kadraja almasın! Yoksa ertesi gün bana “Salah hangi kitabı okudu?” diye soracaklarına, “Abi, oturduğu sandalyeyi ödünç veriyor musunuz?” diye gelecekler. Kitapları raflara dizerken bir de mobilyaya barkod yapıştırmayalım!

Atsız atamın ruhu şad olsun. “Bu memleket geri zekâlılarla, delilerle, ruh hastalarıyla doludur” derken çok haklıymış. Atam, sen bir cümle yazmışsın; bunlar yıllar sonra fotoğraflı açıklamasını yapmış, anlaşılmayan yerlerine de bank koymuş!

Yalnız bu hikâyede taşa haksızlık etmeyelim; onca tantananın içinde hâlâ ağırbaşlılığını koruyor. Bir gün dile gelip “Bende beyin yok; sizin mazeretiniz ne?” diye sorsa, korkarım soruyu yine kimse düşünmeyecek. Birbirlerine dönüp “Abi, konuştuğu anı çekebildin mi?” diye soracaklar!

Muhittin Çaçan

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
Muhittin Çaçan

PLATON, GEL DE MAĞARA GÖR

Sosyal medyada “Platon, gel de mağara gör…” diye yazmıştım. Sendikamızın Muğla İl Başkanı Fatih Şaylan, “Bunu kaç kişi anlayacak sence?” diye sormuştu. O soru zihnimde kaldı. Çünkü anlamak, insanın yalnızca...

Muhittin Çaçan

CETVELİN YALANI, TAŞIN HAFIZASI: DİYARBAKIR TÜRK YURDUDUR

Bazılarının tarih bilgisi yok ama renkli yazıcısı var. Önlerine boş bir Anadolu haritası açıyor, Hakkâri’yi, Van’ı, Erzurum’u, Diyarbakır’ı aynı renge boyuyor; sonra da cetvelle vatan kurduklarını sanıyorlar. Sanki devlet tonerle,...

Muhittin Çaçan

TARİH, MASADAN SONRASINI DA YAZAR

Kamuoyunda, yüksek güvenlikli bir ceza yerleşkesindeki bir hükümlünün infaz koşullarına ilişkin birtakım iddialar dolaşıyor. Bu iddiaların doğruluğunu bilmiyoruz. Teyit edilmemiş bir bilgiyi kesin gerçek gibi sunmak nasıl yanlışsa, toplumda karşılık...

Muhittin Çaçan

DİL, LEVHA VE GEÇ UYANANLAR

Tarih, geçmişte kalmış hadiselerin soğuk bir dökümü değildir. Tarih, unutan milletlerin önüne yeniden konulan, vadesi gecikmiş bir faturadır. Bu faturayı okuyamayanlar, geçmişte yaşananları birbirinden kopuk hadiseler zanneder; bir milletin nasıl...

Muhittin Çaçan

FERİK GİTTİ DE TARİH NEREYE GİTTİ, MUSTAFA BEY?

Bu satırları Ankara’da bir otel odasında yazıyorum. Pencerenin karşısında Anıtkabir duruyor. İnsan, Cumhuriyetin dil ve hafıza meselesini yazarken böyle bir manzaraya bakınca kalemini biraz daha dikkatli tutuyor. Çünkü karşımda yalnızca...

Muhittin Çaçan

TARİHİN ÖNÜNDE MAZERET YOK: DEVLETLER ÖNCE ZİHİNLERDE YIKILIR

Devletler bir günde yıkılmaz; yalnızca yıkıldıkları gün fark edilir. Çöküş önce sınırlarda değil, kavramlarda başlar. Emanete “ganimet”, israfa “itibar”, dalkavukluğa “sadakat”, suskunluğa “devlet terbiyesi”, liyakatsizliğe “bizden biri” denilmeye başlandığında kalelerin...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.