Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Mehmet Metiner: CHP ve HDP’ye çağrı: Çözümlerinizi getirin, konuşalım açık açık

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

PKK’yı silahtan arındırma sürecinde CHP karşıt bir pozisyondaydı.

O dönem meclisteydim. CHP’nin süreci sabote etmek için nasıl canhıraş bir mücadele verdiğine tanıklık ettim.

Sürecin doğası gereği HDP İmralı-Kandil hattında mesaj alıp götüren bir rol üstlenmişti. Bu konumu dolayısıyla CHP’nin hedefindeki bir partiydi.

Sonra devran değişti.

Suriye’nin kuzeyinde PKK’ya vaat edilen devletçik dolayısıyla süreç PKK tarafından berhava edilince CHP-HDP yakınlaşması tekrar başladı. Devletçik vaadi iki şarta bağlıydı: PKK’nın tekrar silaha sarılması ve HDP’yi Erdoğan’ı devirecek konsorsiyumun içine dahil edilmesi. Kandil’de konuşlu PKK üstüne düşeni yaptı: Terör kartını yeniden açtı ve partisi HDP’yi Kürt meselesinde inkarı ve asimilasyonu sonlandıran Erdoğan’ın üstüne sürdü. Demirtaş’ın “Seni Başkan seçtirmeyeceğiz” lafı, işte böyle bir talimatnamenin gereğiydi. Paradoksa bakınız ki Kürt kimliğini inkar eden, Kürt dilini ve kültürünü yasaklayan, asimilasyon ve baskı politikalarının da baş mimarı olan CHP ile HDP “Erdoğan düşmanlığı” ekseninde yan yana getirildi.

CHP görünürde/resmiyette HDP ile işbirliğini kabule yanaşmadı ama Erdoğan karşıtlığında kullanmayı ustalıkla başardı. Bir yanda HDP’yi kullandı öbür yanda HDP’yi PKK’nın yanına konumlandırdığını söyleyen İYİ PARTİ’yi yanında tutma becerisini gösterdi. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu anlamda başarılı olmadığını söylemek sanırım haksızlık olur.

İlginçtir Kemal bey “Kürt sorunu biz çözeriz” diyerek HDP tabanına mesaj vermekten kaçınmadığı gibi Suriye PKK’sına ilk başlarda olumlu destekleyici mesajlar vermeyi de ihmal etmedi.

İlginç olan bir diğer husus HDP’nin tavrında kendinde gösteriyor. HDP kendini resmî ittifakın bir parçası olarak görmek istemeyen, hatta kendi genel merkezinde kendileriyle görünmekten kaçınan CHP’den onca onur kırıcı davranışa rağmen bir türlü vazgeçemiyor. Bakmayın siz son günlerde “Biz kimseye mecbur değiliz. Ya bizimle resmiyette beraber olursunuz ya da biz kendi yolumuza gideriz” yollu demeçler verdiğine. Bu demeçlerde bile siyasi onurla bağdaşmayan bir tavır olduğu aşikar. Sizi kabul etmeyen, ama kullanmak için zulada tutan CHP’ye veya CHP’nin başını çektiği ittifakın içinde yer alma ısrarı, soruyorum onurlu bir siyasi davranış mıdır? “Ya beni kabul edin ya da..” diye başlayan cümleler ayrıca siyasi bir mahkumiyet ifadesidir. Dahası siyaseten kof kabadayılıktır. CHP de, İYİ Parti de biliyor ki HDP kendilerine rağmen veya kendilerine karşıt bir siyaset izleyemez. Çünkü HDP kendi başına siyaset üreten bir parti değildir. Kandil’in de iplerini elinde tutan güç odağı ne derse son kertede onu yapar.

Şimdi geliyorum Sayın Kılıçdaroğlu’nun PKK/İmralı/HDP bahsinde yaptığı son değerlendirmeye. Kemal bey gayet açık bir dille “Kürt meselesinin çözümü için tek yasal organ olarak HDP’yi adres gösterdi. Kandil ve İmralı’yı da görüşülmeye asla değmez bir “gayrı meşru organ” olarak ilan etti. Bu bağlamda geçmişte İmralı/Kandil üzerinden yapılan görüşmelerden dolayı Ak Parti iktidarını suçladı. Bu suçlama Ak Parti’nin adı üzerinden yapılmış olsa bile aynı zamanda HDP’yi de kapsıyor.

Kemal beye daha önce de sorup cevap alamadığım bir soruyu bir kez daha sormak istiyorum. Sorum şu: Kürt sorunu nedir? Kürt sorununun çözümü için ne tür somut adımların atılması gerektiğine inanıyorsunuz?

HDP’ye de sorularım var.

Henüz tanımlamadığınız ama varlığı üzerinden siyaset yaptığınız “Kürt sorunu” bahsinde dönüp Kemal beye “Kürt sorununu çözmek için önerileriniz nedir? Somut programınız nedir?” diye niçin sormazsınız?

Siz sorunun çözümü için habire İmralı’yı/Kandil’i adres olarak gösteriyorsunuz. Ama vazgeçmediğiniz CHP lideri sizin olmazsa olmaz dediğiniz İmralı’yı da Kandil’i de konuşulmaya değmez “gayrı meşru organ” diye ilan etti. Sizin bu konuda Kemal beye diyeceğiniz yok mu?

“Kürt sorununun çözümünde tek muhatap Öcalan’dır!” diyen HDP bakalım Öcalan’ı “gayrı meşru” ilan eden Kemal beye nasıl bir tepki koyacaktır.

Daha doğrusu koyacak mıdır koymayacak mıdır?

Sizi bilmem ama ben merak ediyorum.

Son günlerde tekrar dillendirdikleri “Öcalan’a tecrit kaldırılsın!” kampanyayı da düşündüğümüzde çok daha merak ediyorum.

Bir de şunu merak ediyorum: PKK’nın silahsızlandırılması bahsinde Kılıçdaroğlu CHP’sinin bir çözüm modeli var mıdır?

“HDP’ye bu işi havale ederiz, HDP gider PKK’yı ikna eder, sorun da çözülmüş olur” diye mi düşünüyor.

Bu durumda kendisinin “gayrı meşru organ “ olarak gördüğü PKK’ya HDP’nin gidip görüşmeler yapmasını nasıl meşru görebiliyor?

HDP’ye böyle bir rol biçmek meşru be yasal siyaset açısından sorun teşkil etmez.

“Gayrı meşru organlarla ben görüşmem ama sen görüleceksen görüş” demek nasıl bir siyasettir?

Akla üşüşen bir sürü soru var.

Burada keseyim en iyisi.

CHP ve HDP canibinden birileri bu sorulara cevap verse hem herkesin gerçek niyeti belli olur hem de biz daha verimli bir tartışma imkanına kavuşmuş oluruz.

Çözüm mü istiyorsunuz sahiden?

O vakit buyurun konuşalım açık açık.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
Metiner: AK Parti elitlerin ve oligarkların partisi midir?

Metiner: AK Parti elitlerin ve oligarkların partisi midir?

Bu sorunun doğrudan cevabını vermeden önce bir girizgâh şart. Evvela AK Parti’yi Reis’ten koparmaya çalıştılar. “Erdoğansız AK Parti” böyle bir projeydi. Milletin güçlü desteğiyle iktidarda olan AK Parti’yi ele geçirebilmek...

Mehmet Metiner

Metiner: AK Parti’de hangi alanlarda nasıl bir değişim?

Reis değişimin gerekliliğine inanıyor.Çünkü milletin tercihlerini en iyi bilen lider o.AK Parti’nin milletin istediği doğrultuda kendini değiştirmemesi halinde milletin gözünden ve gönlünden düşüp eriyeceğini gören ve bunu da bir özeleştiri...

Mehmet Metiner

Mehmet Metiner: Siz ne biçim insanlarsınız ya

11 ilimizde iki büyük deprem felaketi yaşanmış. On binlerce canımız gitmiş. Şehirlerimiz yerle yeksan olmuş. Gözpınarlarımız ağlamaktan kurumuş. Siz kalkıp acımızı fırsat bilip siyasi kininizi kusuyorsunuz. Yalanların arkasına sığınıp yeni...

Mehmet Metiner

Mehmet Metiner: Bir değil bin kez öldük Adıyaman içinde

Adıyaman (Semsur) yok artık dostlar. Şehir yerle bir. Şehir merkezi tam bir harabistan. Deprem üssüne yakın ilçelerimiz Gölbaşı’mız Besni’miz köyleriyle beraber hakeza. Dağ ilçelerimizden Sincik’imiz, Sincik’e bağlı İnlice beldemiz ve...

Mehmet Metiner

Metiner: Horozu çok olan köyün sabahı geç olur

Atasözlerimiz yaşanmış bilgeliğin ifadesidir. Sizin binlerce kelimeyle ifade edemediğinizi atasözlerimiz bir cümleyle ifade eder. Hem öyle bir ifade eder ki bir daha da hiç aklınızdan çıkmaz. Bugünün entelektüel dünyasının süslü...

Mehmet Metiner

Mehmet Metiner: Türkler, Kürtleri düşman olarak mı görüyor?

Ne zaman Türkiye’nin malum terör örgütüne yönelik operasyonu olsa, hemen o örgütün üst düzey yöneticileri veya örgütün siyasi sözcüleri tarafından bu operasyon, “Türklerin, Kürtlere düşmanlığı” biçiminde yorumlanıp uluslararası güçlere servis...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.