Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Mehmet Metiner: Siz ne biçim insanlarsınız ya

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

11 ilimizde iki büyük deprem felaketi yaşanmış.

On binlerce canımız gitmiş.

Şehirlerimiz yerle yeksan olmuş.

Gözpınarlarımız ağlamaktan kurumuş.

Siz kalkıp acımızı fırsat bilip siyasi kininizi kusuyorsunuz.

Yalanların arkasına sığınıp yeni acılara sebebiyet verecek kin siyaseti güdüyorsunuz.

Sandıkta bir türlü yenemediğiniz Erdoğan’ı bizim acılarımızı istismar ederek alt etmeye çalışıyorsunuz.

Hakaretler yağdırıyorsunuz, tehditler savuruyorsunuz, yalanlar üzerinden algı operasyonları yapıyorsunuz.

Biz acımızı asaletimize yakışır biçimde içimizde tutup yenmeye çalışırken siz durmadan siyasi ikbaliniz için yaralarımızı kanatmaya devam ediyorsunuz.

Biz gün siyaset yapma günü değil deyip partilerin adının dahi anılmamasını salık verirken, siz kurduğunuz çadırların üstüne partinizin amblemini asıyorsunuz, yetmezmiş gibi sabah akşam parti aidiyetinizi gözümüzün içine sokarcasına biteviye yalanlar üzerinden yürüyen suçlamalarınıza devam ediyorsunuz.

Siz ne biçim insanlarsınız ya!

Biz sahada insanlarımızın yaralarını sarmaya çalışırken siz siyasi hesaplar peşinde koşuyorsunuz.

Hâlâ önümüzdeki seçimlerde milletvekili listelerine nasıl girebilirimin kirli hesapları üzerinden itibar suikastları yapıyorsunuz.

Sahada canla başla çalışan insanları “Acaba milletvekili mi olmak istiyorlar?” diyerek itibarsızlaştırmaya kalkışıyorsunuz.

Yakışıyor mu?

***

Bir dakika sonramızın dahi olmadığını ansızın gelen o deprem felaketinde bizzat gördüğünüz halde bir kaç ay sonraki seçimlerde tekrar nasıl vekil olabilirim diye düşünüp önünüzde engel olarak gördüğünüz insanları bertaraf etmek için hileli yollara başvurduğunuzu gördükçe insanlık adına utanıyorum.

Hem de bu acılı günlerde…

Tek kutsalı siyaset olan ve tek amacı bir paye kapmak olan insanların, sahada halkının derdine derman olmak için çırpınan birilerini de tıpkı kendileri gibi zannedip şimdiden itibarsızlaştırmaya kalkıştıklarını gördüğümde, anlıyorum ki depremden daha büyük ve daha yıkıcı bir siyaset/siyasetçi sorunumuz var bizim.

Siyasetin bu düzeye düşürülmesi ve siyasi aktörlerimizin bu kumaştan insanlardan oluşması, depremin yıkıcılığı kadar hazindir.

Çok yazık!

***

İsminizin önünde profesör titri var ama kalkıyorsunuz unvanınıza yakışmayan dedikodular ve duyumlar üzerinden trol hesaplardan beter kin fayları oluşturmaya çalışıyorsunuz.

Deprem bölgesinde kimsesiz kadınların ırzına geçildiğini ve kimsesiz kızların imam nikâhıyla ona buna peşkeş çekildiğini yazabiliyorsunuz.

Soruyorum: Gözlerinizle mi gördünüz, elinizde belge mi var da böyle yazma gereği duyuyorsunuz bu acılı ve yaralı günlerimizde?

Diyeceksiniz ki duyumlarım var.

Siz her duyduğunuzu yazan trol müsünüz yoksa bilim adamı mı?

Yalan haberler ve duyumlar üzerinden hükümete karşıt pozisyon içinde olduğunuzu gösterip siyasete göz kırpma amacı güdüyorsanız bari o unvanınızı kullanmayınız da bilim zarar görmesin.

***

Üzgünüm ama kötücülsünüz.

Bilerek kötülük saçıyorsunuz.

Her duyduğunu yayanın iyi niyetine inanılmaz.

Sırf hükümeti eleştirmek adına her dedikoduyu gerçek sanıp yaymaya kalkışanların yaptığı kötülük, depremin yıkıcılığı kadar üzücüdür.

“Hatay barajı yıkıldı” yalanını anında yayanların yol açtığı sonuçlarla kaç canımızın kaybına sebebiyet verdiğini hatırlatmamıza gerek var mı?

Bu ülkenin bilinen bir şairisiniz. Ama ideolojik fanatizm öylesine gözünüzü ve kalbinizi köreltmiş ki bu acılı günlerimizde seçilmiş Cumhurbaşkanı’na hakaret ve tehditler savurmaktan geri durmuyorsunuz.

Hitler vb diktatörlerin akıbeti üzerinden namertçe tehditler savurmayı, “devlet benim” diyenlerin tarihte kellelerinden olduğunu hatırlatarak namert metaforlar üzerinden parmak sallamayı marifet sayanlar bilesiniz ki sizin insanlık vadisinde yeriniz yoktur.

***

Soruyorum size: Hangi deprem bölgesinde bulundunuz, hangi kimsesizin başını okşadınız, hangi acıyı dindirdiniz, hangi yarayı sardınız, hangi derde derman oldunuz da acılarımız ve yaralarımız üzerinden siyaset yapıyorsunuz?

Sizi hiç yanımızda görmedik. Ne ağlarken yanıbaşımızdaydınız ne de enkazın altındayken. Şimdi kalkmış timsah gözyaşlarınızla acılarımızı sömürüyorsunuz. Tıpkı kandan beslenen vampirler gibisiniz. Bizim kanımız ve acımız üzerinden kendinize siyasi iktidar alanları açmaya çalışıyorsunuz. Görmediğimizi-bilmediğimizi sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz.

Taksim Gezi Parkı’ndaki o üç-beş ağaç sizin için nasıl bir bahaneden ibaret idiyse, deprem dolayısıyla maruz kaldığımız acılarımız da sizin için sadece bir bahaneden ibaret.

Ama bilesiniz ki bizim acılarımız üzerinden siyasi hesaplarınızı görmenize ve dahi kendinize siyasi iktidar alanları açmanıza asla izin vermeyeceğiz.

Bu zor günlerimizde yanımızda görmediğimiz, ama oturdukları o sıcak köşelerinde acılarımızı siyasete tahvil etmeye çalışanları da kendimizden bilmeyeceğiz.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
Metiner: AK Parti elitlerin ve oligarkların partisi midir?

Metiner: AK Parti elitlerin ve oligarkların partisi midir?

Bu sorunun doğrudan cevabını vermeden önce bir girizgâh şart. Evvela AK Parti’yi Reis’ten koparmaya çalıştılar. “Erdoğansız AK Parti” böyle bir projeydi. Milletin güçlü desteğiyle iktidarda olan AK Parti’yi ele geçirebilmek...

Mehmet Metiner

Metiner: AK Parti’de hangi alanlarda nasıl bir değişim?

Reis değişimin gerekliliğine inanıyor.Çünkü milletin tercihlerini en iyi bilen lider o.AK Parti’nin milletin istediği doğrultuda kendini değiştirmemesi halinde milletin gözünden ve gönlünden düşüp eriyeceğini gören ve bunu da bir özeleştiri...

Mehmet Metiner

Mehmet Metiner: Bir değil bin kez öldük Adıyaman içinde

Adıyaman (Semsur) yok artık dostlar. Şehir yerle bir. Şehir merkezi tam bir harabistan. Deprem üssüne yakın ilçelerimiz Gölbaşı’mız Besni’miz köyleriyle beraber hakeza. Dağ ilçelerimizden Sincik’imiz, Sincik’e bağlı İnlice beldemiz ve...

Mehmet Metiner

Metiner: Horozu çok olan köyün sabahı geç olur

Atasözlerimiz yaşanmış bilgeliğin ifadesidir. Sizin binlerce kelimeyle ifade edemediğinizi atasözlerimiz bir cümleyle ifade eder. Hem öyle bir ifade eder ki bir daha da hiç aklınızdan çıkmaz. Bugünün entelektüel dünyasının süslü...

Mehmet Metiner

Mehmet Metiner: Türkler, Kürtleri düşman olarak mı görüyor?

Ne zaman Türkiye’nin malum terör örgütüne yönelik operasyonu olsa, hemen o örgütün üst düzey yöneticileri veya örgütün siyasi sözcüleri tarafından bu operasyon, “Türklerin, Kürtlere düşmanlığı” biçiminde yorumlanıp uluslararası güçlere servis...

Mehmet Metiner

Mehmet Metiner: PKK, çözüm süreci ve silah meselesi

PKK, kuruluş amacını şu sözlerle duyuruyordu: “Marksist-Leninist temelde bağımsız ve birleşik Kürdistan.” PKK’nın varlık nedenini iki şey oluşturuyordu: Marksist-Leninist ideoloji ve dört parçaya bölünmüş Kürdistan’ı tek devlet çatısı altında birleştirmek....

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.