Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, şehitlerini anma yıl dönümü töreninde, yine, 2. Dünya Savaşı’ndaki (1 Eylül 1939) Nazi Almanya’sının ülkesini işgali ve sonrasında yaptığı yıkımlarından dolayı Almanya’dan 1,3 trilyon Euro talep ediyor. “Affettik, ancak unutmadık” diyor Cumhurbaşkanı. Bilhassa ölenlere saygısındaki bu asil ve cesaretli görüşü için Polanya yönetimini ve halkını tebrik ediyoruz.
Bizler de, önce 1821 Mora adası Tropoliçe’de katledilen 30 bin Türkü ve sonrasında 1919’da vatanımızı pervasızca işgal eden Yunanistan’ın mezalimini hiç unutmadık. Hatta İzmir’de Yunan parası bastırılmasını ve 1919-1922 arasında 3,5 sene süren Anadolu’daki yıkım ve çocuk çoluk tecavüzlerini asla unutmadık.
Tamamen yakılan 900 köy ve 56 bin ev ve camilerimizi, içinde ateşe verilerek şehit edilen binlerce ailelerimizi, ayaklarına nal çakılan insanlarımızı unutmuyoruz. Hele “tavşana kaç, tazıya tut” diyen, İngiltere’nin haince uyguladığı plânlarını ve gizli siyasetini de asla unutmadık!
1924’de kuşa çevrildiğimiz Lozan’da, Edirne Karaağaç Mahallesi’ni vererek ağzımıza bir parmak bal süren ve böylece tazminat işinden sıyrılan Yunandan ve İngiltere’den en az 3-5 trilyon dolar istemek ülkemizin de hakkıdır. Ya da kaptırılan petrol denizi Musul-Kerkük ile 3 bin Ege Adalarından gerçek payımızı isteyelim, ki hakiki adalet gerçekleşsin! Ne dersiniz?
Yakın tarihimizdeki olaylara “Polonya gibi stratejik bir bakış açısıyla” ışık tutarak sizlere aktarmak istedim.
Sözün özü, bilen ve kapsamlı düşünen insanlar, bilhassa devletler herdaim bir adım öndedir. Ve bu cihetle, genç nesillere yön verecek olan tarihî hakikatleri ve yakın dönemde bizlere revâ görülen stratejik ayak oyunlarını unutmamamız ve de unutturmamamız şarttır…
Polonya gibi…
Dünyanın gözleri önünde cereyan eden, Filistin Gazze’deki siyonist-haçlı ittifakını ve anne-çocuk katillerini de asla unutmayacağız. Gücümüz yettiğince yürütülen her türlü ambargoyu, yerli-millî üretimin ve kullanımının ve uçak, uzay ve savunma sanayînin önemini de yeni nesillere ileteceğiz.
Ayrıca, doyumsuzların sömürü araçları olan BM, NATO, Dolar ve Faize ve yabancı ürünlere karşı mücadeleye ve dayanışmaya, güzel dilimiz Türkçe ile birlik ve beraberlik içinde yaşamaya inşâallah devam etmeliyiz. Türk ve İslâm Devletleri’yle siyasî ve ticarî işbirliği de artarak sürdürülmelidir.
Ve tüm bu devletlerde tarihe yön vermiş ve adalet dağıtmış Fatih, Kanunî, Yavuz ve Hz. Ömer gibi liderlerin koltuklarda oturmasına da ihtiyaç vardır.
Ailelerin ve çocukların bombalar altında veya topluca denizlerde, sınır boylarında ölmemesi, rahatça ibadet edilmesi ve dünyada adil-eşit-hakça gelir dağılımı ve eşit su paylaşımı için böyle asîl liderlere ve liderleri sürükleyecek çalışkan vatandaşlara bu ülkelerin acil ihtiyacı vardır.
Bu hakikatleri unutursak, gevşersek ve bu doğru mücadeleyi bırakırsak zalimlik yeryüzünde devam edecek, ruhumuz ve kökümüz kuruyacaktır!
Kaynaklar:Genelkurmay Bşk.lığı Askeri Tarih Belgeleri 1992/93TRT Haber, Prof. Dr. Ali Fuat Örenç, “Mora Türkleri” kitabı
23.09.2021 10:40
Dünyaya unutturulan katliam: TripoliçeTarih Prof. Dr. Hikmet Öksüz ORCID: 0000-0002-3957-9174
DOI:10.37879/9789751758866.2024.37517 MAYIS MAY 2022
Prof. Dr. Osman Turan Trabzon Kültür ve Kongre Merkezi Sempozyumu
F.Yurtoğlu
Yorum Yap