Son Dakika
--:--:--
YAZARLAR

Hamdi TEMEL: Daha hiç yaşayamamıştım ki!

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Babasının şehit olduğu haberini aldığında çok küçük yaşlarda idi. Hayatının zorluğunu o küçücük yaşlarda tam hissetmemişti ama annesinin de ismini bile bilmediği amansız bir hastalıktan dolayı ölmesinden sonra bu fani dünyada ninesi ile baş başa kalmış ve asıl zorluklar o zaman başlamıştı. Annesinin öldüğü gün kararını vermişti.
Doktor olacaktı.
İlkokulunu köyün virane okulunda okumuş, lise yılları ise çok daha zahmetli geçmişti. Kilometrelerce yolu soğuk ve karlı günlerde yürüyerek okulunu bitirebilmişti.
Bazen yollar kapandığında okuluna gidemediği zamanlarda hüngür hüngür ağladığını hatırlıyordu.
Arkadaşlarının ise alay konusu idi. Kendisini gördüklerinde değişik hayvan sesleri çıkarıyorlar, kıs kıs gülüyorlardı. Aslında ders çalışmasından onlara ne idi ki ya da neden alay ettiklerini anlamıyordu da. Lakap takmalarından ise hiç haz almıyordu.
Kendisi annesine bir söz vermişti. Gerçi annesinin verdiği sözden haberi yoktu ama olsun öyle niyetlenmişti.
Bir gün o beyaz önlüğü giyecekti.
Üniversite sınavına gireceği yıl ninesi ile köy köy gezmiş ve üniversite sınavına hazırlık kitaplarını toplamıştı.
Hiç kitabın kapağı açılmayanları da vardı, her boşluğu doldurulmuş kitaplarda.
Ama olsun, tüm soruları çözecekti. Çözülmüş testleri bir güzel de silgi ile siliyor tekrar kendisi çözüyordu. Çözemediği soruları teneffüs aralarında hocalarına soruyordu.
Çünkü dershaneye gidecek maddi durumu da yoktu.
Öğretmenleri çok şükür çalışkan öğrenci olduğundan dolayı ilgileniyorlar ve tüm sorularına cevap veriyorlar, test mantığını koridorlarda öğretiyorlardı. Güzel ahlaklı ve çalışkan olması öğretmenlerinin ve köydekilerin gönüllerini almasına yetmişti.
Ah işte diyordu bazen “evde zamanım olsa da sadece ders çalışabilse idim”.
Ama ninesi artık yaşlanmıştı,
İneği onu bekliyordu, zavallı onun ile uğraşmasa inekte kendileri de aç kalacaklardı.
Çeşmeden su getirmesi gerekiyordu her gün,
Ama hiç kimseye söyleyemediği evdeki bulaşıklar ve temizlikte vardı.
Olsun hiç gocunmuyordu.
Az uyurdu hem ev işlerini hem de sınavına çalışabilecek zamanının ayarlıyordu işte…
Sonunda sınav günü gelmişti,
O heyecan ile sabaha kadar da gözüne uyku girmemişti.
Sınavda inanılmaz bir derece yapmış ve hedeflediği Tıp Fakültesini kazanmıştı.
Rüyalarda idi sanki.
Köyünün gelmiş geçmiş en büyük başarısına imza atmış, dalga geçen tüm arkadaşları bile tebrik etmeye gelmişlerdi.
Köyün muhtarı eve ziyaretine gelmiş, maddi problemleri çözmeye çabalıyordu. Ninesi de ağlamasına rağmen hayatının en büyük ve zor kararını veriyor ineğini satılığa çıkarıyordu.
“Yapma etme nine” dese de ineği satmışlar ve okulunu o para ile güçte olsa bitirmişti.
Ciltlerce kitapları kütüphanede adeta yutuyordu, bazıları bu mesleği para için yapıyorum dese de kendisi ileride olacağı mesleğini çok seviyordu. Hem köyüne hem de tüm insanlığa faydalı olmak için günleri iple çekiyordu.
O heyecan ve meslek aşkı ile Tıp Fakültesini de birincilik ile bitiriyordu şükür.
Ama sırada uzmanlığı vardı.
Uzmanlık sınavında da çok yüksek bir puan alarak “Kardiyoloji” anabilim dalını seçmişti. Artık hayal ettiği ama yapamadığı her şeyi yapacaktı.
Yıllardır okuyamadığı romanları bitirecekti.
Açılamadığı kız arkadaşına sonunda duygularını gizlemeyecek belki de teklifini kabul ederse evlenecekti.
Çocukları olacak onları en iyi şekilde eğitimlerini almalarını sağlayacaktı.
Ninesinin o çok sevdiği ineğine benzer bir inek alabilecekti.
Parası olunca muhtara söz verdiği güzel bir okul yapması için elinden gelen gayreti gösterecekti.
Ama ilk önce kendisi gibi yetim olan ilkokula giden Ayşegül’ün televizyonlardan görüp istediği stetoskopu alacak ve ona hediye edecekti.
İlk gün asistan olarak yoğun bir hasta muayenesine girmiş inanılmaz yorulmuştu.
Mesai bitimi gelen büyük bir kazadaki hastalar anabilim dalının hocaları uzmanları ile beraber ameliyathaneye alınmış ve gerekli müdahaleler yapılmaya başlanmıştı. Yürümüyor adeta koşarak iş yapıyorlardı.
Dışarıdan bağrışlar, ağlayışlar ve acı sesleri geliyordu.
Hocası dışarıdakilerin sessiz olmalarını söylemeleri için kendisini görevlendirmişti.
Ameliyathaneden dışarı çıkıp “her şey kontrol altında sessiz olun lütfen” demesi ile yere yıkılması bir olmuştu.
Nereden geldiğini kestiremediği kurşunlar giydiği ilk günkü beyaz önlüğünü kırmızı renge boyamıştı.
Elindeki silahı olan adam ile göz göze geldi,
“Neden yaptın” diye soramıyordu,
Konuşamıyordu,
“Kitaplarım vardı okuyacağım” diye düşündü,
Sevdiği kız aklına geldi,
Sadece “ninem” diyebildi “o yalnız kalacak, tek başına nasıl yapacak ki” diye düşündü.
Sonra
Ben ise “Daha hiç yaşayamamıştım ki” diyerek boynuna doladığı ve hediye edeceği stetoskopunu avuçları ile sımsıkı tutarak dünyaya gözlerini yumdu…

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
Hamdi TEMEL: Gençlik Merkezleri: Geleceğimize Açılan Kapılar

Hamdi TEMEL: Gençlik Merkezleri: Geleceğimize Açılan Kapılar

Hafta sonu, Yozgat Gençlik Hizmetleri İl Müdürü Ali Sapmaz’ın ev sahipliğinde, Prof. Dr.Mustafa Böyükata ile birlikte Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Yozgat Gençlik Merkezi’niziyaret etme fırsatı buldum. Bu ziyaret, aslında...

Hamdi TEMEL: Gelecekte Plastiğin Yerini Kenevir Alabilir mi?

Hamdi TEMEL: Gelecekte Plastiğin Yerini Kenevir Alabilir mi?

Yıllardır okuyucularım bilir, plastiğin bizlere verebileceği zararlarını ve kenevirin faydalarınıanlatmaya çalıştım.Gerçekten de önemli konular.Son yıllarda, hem akademik çalışmalar hem de endüstriyel uygulamalar kapsamında, plastiğindoğaya zarar vermeyen alternatif malzemelere yönelik arayışlar...

Prof. Dr. Hamdi Temel

Hamdi TEMEL: Bedeninizin Sessiz Çığlığı: Daha Fazla Su İçin!

Su… Her yudumunda hayat taşıyan, sessizce hayatımıza dokunan bir mucize. İnsan bedeni,günlük işlevlerini sürdürebilmek için suya bağımlıdır. Ancak suyun bu kadar hayati bir rolüolmasına rağmen, çoğumuz bu değeri yeterince anlamıyoruz....

Prof. Dr. Hamdi Temel

Hamdi TEMEL: Suyun Sesini Duydum

Su… Hayatımızın her köşesinde sessizce varlığını sürdüren, yaşam veren ama çoğu zamanönemini fark etmediğimiz bir mucize. Basit gibi görünen bu madde, yalnızca biyolojikihtiyaçlarımızı karşılamakla kalmıyor; aynı zamanda medeniyetlerin doğuşuna rehberliketmiş,...

Hamdi TEMEL: Lavanta: Şifa ve Güzelliğin Doğal Kaynağı

Hamdi TEMEL: Lavanta: Şifa ve Güzelliğin Doğal Kaynağı

Lavanta, hoş kokusu ve göz alıcı rengiyle estetik bir bitki olmanın ötesinde, sayısız faydasıylainsanlık tarihine damga vurmuş bir mucizesidir. “Sağlık Bilimleri Açısından Lavanta” adlıkitabımızda, bu eşsiz bitkinin sağlık, kozmetik, gıda...

Prof. Dr. Hamdi Temel

Hamdi TEMEL: Bu dünyadan bir Mustafa Boybay hoca geçti

Elazığ’da akademik hayatıma yön veren ve hayatımda derin izler bırakan kıymetli hocamProf. Dr. Mustafa Boybay’ı anmak, benim için bir onurdur. Onunla yollarımız, DicleÜniversitesi’nde Araştırma Görevlisi sınavını kazandıktan sonra Fırat Üniversitesi’ndeyüksek...

Yazarlarımız
© 2026 Ajans News. Tüm Hakları Saklıdır. ajansnews.com.tr üzerinde yayımlanan özel haber, röportaj, analiz, fotoğraf ve video içeriklerinin tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili habere aktif link verilmeden kopyalanması, dağıtılması veya farklı mecralarda yayımlanması kesinlikle yasaktır. Sitemiz 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi yasasına uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yer alan harici bağlantıların sorumluluğu ilgili kaynaklara aittir.