Son Dakika !
--:--:--
¨Cihat TOPRAK

Toprağın Sesi, Kadının Emeği: Aşefçiler Çarşısı’nın Saklı Tarihi

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Diyarbakır’ın ruhunu, Sur’un dar sokaklarını ve Hevsel (ESFEL-i ADN) Bahçeleri’nin bereketini yansıtan bu kıymetli Aşefçiler Çarşısı, sadece bir alışveriş noktası değil, aynı zamanda kentin toplumsal hafızasının ve kadının üretimdeki gücünün yaşayan bir anıtıdır.

Diyarbakır’da Sur’un kalbine, Balıkçılarbaşı’na yolunuz düştüğünde sizi karşılayan o telaşlı uğultu, aslında binlerce yıllık bir hikâyenin fısıltısıdır. Çoğu insan için Aşefçiler Çarşısı, taze ve ucuz sebzenin adresidir. Ancak bu çarşının taş duvarları arasında, etiket fiyatlarından çok daha derin, toprağa ve emeğe dair saklı bir tarih yatar.

“Aşef” Ne Demektir?

Pek çoğumuz bu çarşının ismini “ucuzluk” ile özdeşleştirsek de kelimenin kökeni bizi Dicle’nin kıyısına, kentin yaşam pınarı olan Hevsel (ESFEL-i ADN) Bahçeleri’ne götürür. Kürtçede “Aşef”, ekinlerin arasında kendiliğinden yetişen farklı otları toplamak ya da toprağı çapa ile havalandırmak anlamına gelir.

İşte bu çarşı, ismini o toprağı elleriyle yoğuran, yabani otları ayıklayıp berekete dönüştüren “Aşefçi” kadınlardan almıştır.

Hevsel’den Tezgâha Uzanan Nasır ve Bereket

Tarihin tozlu sayfalarına baktığımızda, Aşefçiler Çarşısı’nın sadece bir ticaret alanı değil, bir dayanışma ekosistemi olduğunu görürüz. Hevsel (ESFEL-i ADN) Bahçeleri’nde gün doğumundan batımına kadar çapa yapan, ot toplayan kadınlara çoğu zaman emeklerinin karşılığı para ile değil, hasat edilen ürünle verilirdi.

Bu kadınlar, nasırlı elleriyle topladıkları o taze sebzeleri ve şifalı otları sırtlanıp Balıkçılarbaşı’na getirirlerdi. Aşefçiler, aslında mülksüzlerin ama emeğiyle var olanların çarşısıydı. Toprağın içinden cımbızla çekilen o rızık, kadının emeğiyle kentin sofrasına ulaşırdı.

Kadınların Kurduğu ve Yaşattığı Bir Dünya

Aşefçiler Çarşısı’nı diğerlerinden ayıran en belirgin özellik, buranın bir “kadın çarşısı” olmasıdır. Satıcısı kadındır, müşterisi kadındır; dili, üslubu ve pazarlığı kadına hastır. Eskisi kadar yoğun olmasa da bugün hala tezgâhların başında o geleneksel dokuyu sürdüren kadınları görmek mümkündür.

Erkek egemen çarşı kültürünün ortasında, kadınların kurduğu bu ekonomik kale, Diyarbakır’ın sosyal yapısındaki anaerkil damarın bir yansıması gibidir. Burası, sadece sebze alınıp satılan bir yer değil; Hevsel’in çamurunun, Dicle’nin serinliğinin ve kadının alın terinin hikâyeye dönüştüğü bir mekândır.

Bugün Aşefçiler Çarşısı’ndan geçerken sadece fiyatlara bakmayın. O tezgâhlardaki her bir maydanoz demetinde, her bir taze patlıcanda Hevsel’de (ESFEL-i ADN) çapa sallayan bir kadının hikâyesini görmeye çalışın. Çünkü Aşefçiler, sadece bir pazar yeri değil; Diyarbakır’ın toprağa olan sadakati ve kadının vazgeçmediği üretim mücadelesidir.

Saklı kalan bu tarih, kentin gerçek zenginliğidir.

Cihat TOPRAK

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Akrep ve Yılanın Geçemediği Eşik: Diyarbakır Surları’nın Görünmez Zırhı
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK İsrail’in Hedefli Suikast Stratejisi: Başarının Arkasındaki Dinamikler
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Diyarbakır Surları Neden Kalkan Balığı Şeklinde?
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Siyah Taşın İçindeki Çelik Ruhu: El-Cezeri ve Diyarbakır’ın “Görünmez” Devrimi
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Gölge Efendilerin Zerzevan Seferi: Epstein’den Rothschildlere Mithras Sırrı
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Kara Taşın Hafızası ve Bir Telgrafın Ucundaki Şehir: ‘Bekir’den ‘Bakır’a Gizli Tarih
Yazarlarımız
Ajans News