Diyarbakır’da uyuşturucu bağımlılığı alarm verici boyutlara ulaşırken, bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının etkinliği tartışma konusu olmaya devam ediyor. Özellikle bağımlılıkla mücadele amacıyla kurulmuş kuruluşlar, görevlerini yeterince yerine getirmemekle suçlanıyor. Bu kuruluşlar faal görünmesine rağmen sokaklarda uyuşturucu kullanım yaşının 9’a kadar düştüğü belirtilirken, uzmanlar ve vatandaşlar bağımlılıkla mücadelede kendilerini ilan eden bu yapıların neden…
Diyarbakır’da uyuşturucu bağımlılığı alarm verici boyutlara ulaşırken, bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının etkinliği tartışma konusu olmaya devam ediyor. Özellikle bağımlılıkla mücadele amacıyla kurulmuş kuruluşlar, görevlerini yeterince yerine getirmemekle suçlanıyor. Bu kuruluşlar faal görünmesine rağmen sokaklarda uyuşturucu kullanım yaşının 9’a kadar düştüğü belirtilirken, uzmanlar ve vatandaşlar bağımlılıkla mücadelede kendilerini ilan eden bu yapıların neden somut sonuç üretmediğini sorguluyor.
Son raporlara göre, Diyarbakır’da madde bağımlısı sayısı hızla artmış durumda. Kullanım yaşı ise dramatik bir şekilde düşerek 12’ye, hatta bazı bölgelerde 9’a kadar inmiş. Uyuşturucu satışı okul kapılarına kadar dayanmış, çocuklar ve gençler zehir tacirlerinin hedefi haline gelmiş. Bu vahim tabloya rağmen, söz konusu kuruluşların somut adımlar atmadığı eleştirilerin odağında.
Son raporlara göre, Diyarbakır’da madde bağımlısı sayısı hızla artmış durumda. Kullanım yaşı ise dramatik bir şekilde düşerek 12’ye, hatta bazı bölgelerde 9’a kadar inmiş. Uyuşturucu satışı okul kapılarına kadar dayanmış, çocuklar ve gençler zehir tacirlerinin hedefi haline gelmiş. Bu vahim tabloya rağmen, söz konusu kuruluşların somut adımlar atmadığı eleştirilerin odağında.
Vatandaşlar, bağımlılıkla mücadelede kendilerini ilan eden kuruluşların varlığını sorguluyor: “Binlerce genç bağımlı hale gelirken, bu yapılar ne yapıyor? Fonlar nereye gidiyor? Neden görevlerini yapmıyorlar?” soruları yükseliyor. Resmi verilere göre uyuşturucuya başlama yaşı ortalama 22,4 olsa da, saha gözlemleri ve bağımsız raporlar bunun çok daha düşük olduğunu gösteriyor. Eleştirmenler, terörle mücadele kadar stratejik bir alanda yetersiz kaldıklarını belirtiyor.
Uzmanlar, bu kuruluşların daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini savunuyor. “Bağımlılıkla mücadele, sadece sosyal medya paylaşımlarıyla olmaz. Sokaklarda, okullarda aktif müdahale şart,” diyor Psikolog Sadık Sun. Aksi takdirde, Diyarbakır’ın geleceği tehdit altında kalmaya devam edecek.
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Yorum Yap