Son Dakika !
--:--:--
¨Cihat TOPRAK

Taşın Kalbindeki Mühür: Bazaltın Kara Düşleri

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Zamanın kum saati, Mezopotamya’nın uçsuz bucaksız düzlüklerinde her devirde farklı bir şarkı söyler. Fakat bazı sesler vardır ki, onlar rüzgârın fısıltısında değil, toprağın en derininden gelen o siyah ve vakur taşın, bazaltın içinde saklıdır. Bugün, önümüzde duran bir taş parçası değil; binlerce yılın yorgunluğunu sırtlanmış, üzerine bir mühür gibi basılmış dairesel bir hatıradır.

Sonsuz Dönüşün Sembolü: Sarmal

Görsele ilk baktığınızda, bir taşın üzerine rastgele düşmüş çizgiler görebilirsiniz. Ancak ruhunuzu o siyah dokunun (dişi taşın) gözeneklerine bıraktığınızda, karşınıza “Güneş Çarkı” çıkar. Bu sarmal, kadim bilgelerin “ebedi dönüş” dediği o büyük sırrın simgesidir. Ne başı bellidir ne de sonu… Tıpkı Dicle’nin akışı gibi, tıpkı gökyüzündeki yıldızların bitmek bilmeyen raksı gibi.

Eski Mezopotamya’da bu sarmal, yalnızca bir süsleme değil; bir koruma kalkanıydı. Belki bir evin eşiğini bekleyen bir tılsım, belki de güneş tanrısı Şamaş’ın yeryüzündeki gölgesiydi. O dairenin her bir kıvrımı, insan ruhunun kendi içine yaptığı yolculuğu temsil eder. Merkeze ulaşmak zordur; taşın sertliğiyle sınanmış, zamanın aşındırmasıyla olgunlaşmış bir sabır gerektirir.

Karanlıktan Aydınlığa: Yunus’un Çilesi ve Diyarbakır

İşte tam burada, taşın üzerindeki o iç içe geçmiş halkalar bize bir başka büyük yolculuğu fısıldar: Hz. Yunus’un (A.S) hikâyesini. Diyarbakır’ın surlarına tepeden bakan Fis Kayası’nın ve o kadim makamın sessizliğinde Yunus’un nefesi vardır. Tıpkı bu taşın üzerindeki sarmalın en orta noktasına hapsolmuş bir sır gibi, Yunus da denizin en derininde, balığın karanlık karnında o “daralmışlık” merkezindeydi. O karanlık, aslında bir yok oluş değil, yeniden doğuşun sarmalıydı.

Diyarbakır’ın siyah bazaltı ne kadar sertse, Yunus’un imtihanı da o kadar katıydı. Ancak o, teslimiyetin sarmalında döndükçe karanlığı aydınlığa, darlığı ise Dicle’nin ferahlığına çevirdi. Bugün Diyarbakır’da onun adıyla anılan o tepeler, aslında insanlığa şunu söyler: En derin karanlıkta bile olsanız, sarmalın merkezinde sizi bekleyen bir ışık, bir “selamet” kıyısı vardır.

Mitranın Işığı mı, Doğanın Oyunu mu?

Bu taşın üzerinde yükselen o hafif kabarık hatlar, bize Zerzevan’ın gizli ayinlerini, Mitraizmin karanlık koridorlarında parlayan meşaleleri anımsatıyor. Güneşe tapanların, ışığın karanlığı yeneceğine inananların bıraktığı bir iz mi bu? Yoksa volkanik bir patlamanın ardından soğuyan lavların, doğanın kendi eliyle yazdığı bir şiir mi?

Aslında ikisi de aynı kapıya çıkar. Doğu’nun insanı için doğa ile kutsal olan arasında bir ayrım yoktur. Taş, toprağın hafızasıdır. Ve bazalt, bu coğrafyada hafızanın en sadık bekçisidir. O, üzerine kazınan her çentiği, her sarmalı, Yunus’un balığın karnındaki duasını sakladığı gibi bir namus gibi saklar; ta ki bir çift meraklı göz gelip onunla konuşana kadar.

Sessiz Bir Çağrı

Şimdi bu fotoğrafa tekrar bakın. O sarmalın içinde kaybolduğunuzda, sadece geçmişi değil, bugünü de göreceksiniz. Bizler de o taşın üzerindeki çizgiler gibiyiz; tıpkı Yunus’u karaya çıkaran o büyük dalga gibi birbirimize değen, iç içe geçen ve sonunda tek bir bütünü, o devasa insanlık tarihini oluşturan küçük noktalar…

Diyarbakır’ın siyah taşları konuşuyor. Onlar sadece surları ayakta tutmuyor, aynı zamanda binlerce yıllık bir bilgeliği, Yunus’un sabrını ve güneşin vaadini sessizce kulaklarımıza fısıldıyor:

“Her şey döner, her şey geri gelir; sadece karanlıktan aydınlığa giden yolu bulanlar ve taşa ruhunu nakşedenler ebediyete ulaşır.”

Cihat TOPRAK

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Akrep ve Yılanın Geçemediği Eşik: Diyarbakır Surları’nın Görünmez Zırhı
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK İsrail’in Hedefli Suikast Stratejisi: Başarının Arkasındaki Dinamikler
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Diyarbakır Surları Neden Kalkan Balığı Şeklinde?
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Siyah Taşın İçindeki Çelik Ruhu: El-Cezeri ve Diyarbakır’ın “Görünmez” Devrimi
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Gölge Efendilerin Zerzevan Seferi: Epstein’den Rothschildlere Mithras Sırrı
¨Cihat TOPRAK
¨Cihat TOPRAK Kara Taşın Hafızası ve Bir Telgrafın Ucundaki Şehir: ‘Bekir’den ‘Bakır’a Gizli Tarih
Yazarlarımız
Ajans News