Türkiye, kamu kurumlarını ve eğitim sistemini temelden sarsan kapsamlı sahte diploma skandalıyla çalkalanmaya devam ediyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma derinleştikçe yeni detaylar ortaya çıkıyor. Suç örgütlerinin, üst düzey kamu görevlilerinin elektronik imzalarını (e-imza) taklit ederek yüzlerce kişiye sahte üniversite ve lise diploması ürettiği ve bu yolla kamuda usulsüz atamalar yapıldığı iddiaları gündemdeki yerini koruyor….
Türkiye, kamu kurumlarını ve eğitim sistemini temelden sarsan kapsamlı sahte diploma skandalıyla çalkalanmaya devam ediyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma derinleştikçe yeni detaylar ortaya çıkıyor. Suç örgütlerinin, üst düzey kamu görevlilerinin elektronik imzalarını (e-imza) taklit ederek yüzlerce kişiye sahte üniversite ve lise diploması ürettiği ve bu yolla kamuda usulsüz atamalar yapıldığı iddiaları gündemdeki yerini koruyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, “resmi belgede sahtecilik”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamalarıyla yürütülen operasyonlar genişliyor.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Sibergöz” operasyonları çerçevesinde sahte diploma ve belgelerle ilgili ülke genelinde operasyonlar düzenlendiğini duyurdu. Bakan Yerlikaya’nın açıklamasına göre:
Ancak, soruşturmanın selameti ve gizliliği prensibi gereğince, gözaltına alınan veya tutuklanan kişilerin isimleri resmi makamlarca henüz kamuoyuyla paylaşılmamıştır. Şu ana kadar ifşa edilen veya sahte diploma sahibi olduğu kesinleşen herhangi bir kamu görevlisi veya sivilin ismi resmi olarak açıklanmamıştır.
Soruşturmanın en çok ses getiren iddialarından biri, sahte diplomalarla 400 akademisyenin üniversitelere atandığı yönündeydi. Bu iddia üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) bir açıklama yaparak, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını belirtti. DMM, iddianın soruşturma dosyasındaki bir şüphelinin somut delile dayanmayan soyut beyanlarından ibaret olduğunu ve soruşturma kapsamında işlem yapılan 220 şüpheli arasında hiçbir akademisyenin bulunmadığını duyurdu.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, iddiaların ardından hem ilgili üniversiteler hem de YÖK bünyesinde derhal idari inceleme ve soruşturma başlatıldığını yineledi. Benzer şekilde, sahte lise diplomaları iddiaları nedeniyle gözlerin çevrildiği Milli Eğitim Bakanlığı’nın da kendi içinde bir inceleme yürüttüğü bilinmektedir.
Ana muhalefet partisi CHP başta olmak üzere siyasi partiler, skandalın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi için konuyu yakından takip ediyor. Verilen soru önergeleriyle olayın siyasi ve idari boyutunun aydınlatılması talep ediliyor.
Kamuoyu, Türkiye’nin dijital altyapısının ve kamusal sistemlerinin güvenliğini sorgulatan bu büyük skandalla ilgili adli ve idari soruşturmalardan çıkacak kesin sonuçları ve ifşa edilecek isimleri yakından takip etmeye devam ediyor.
Peygamberlerin Bile Çaresiz Kaldığı Lanet: Ortadoğu’nun Kırılmayan Çarkı
Çözüm Arayışları ve Devlet Aklı: Tarihsel Bir Perspektif
Ben u Sen (Ben ve Sen) Burcu’nun hikayesi
Bursaspor’un Örünü Olan İnegölspor: Futbol Sahası Değil, Milliyetçilik Alanı
Cihat TOPRAK: Diyarbakır’ın Gerçek “Yerlisi” Kimdir?
Yorum Yap