NATO ülkelerinde olası bir savaş durumunda halkın tutumu mercek altına alındı. 2025 yılının son çeyreğinde yapılan dev araştırmaya göre, “Ülkem için savaşırım” diyenlerin oranında Türkiye açık ara lider konumdayken, İtalya ve Almanya gibi Avrupa devleri listenin sonunda yer aldı. Jeopolitik gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, Riga Stradins Üniversitesi ve Riga Jeopolitik Çalışmalar Merkezi tarafından yürütülen kapsamlı…
NATO ülkelerinde olası bir savaş durumunda halkın tutumu mercek altına alındı. 2025 yılının son çeyreğinde yapılan dev araştırmaya göre, “Ülkem için savaşırım” diyenlerin oranında Türkiye açık ara lider konumdayken, İtalya ve Almanya gibi Avrupa devleri listenin sonunda yer aldı.
Jeopolitik gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, Riga Stradins Üniversitesi ve Riga Jeopolitik Çalışmalar Merkezi tarafından yürütülen kapsamlı anket sonuçları açıklandı. 20 NATO ülkesinden 31 binden fazla kişinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışma, ittifak içindeki “savunma motivasyonu” farklarını çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu Türkiye’den geldi. Katılımcıların %88’i olası bir savaş durumunda ülkesi için savaşacağını beyan ederek Türkiye’yi listenin ilk sırasına taşıdı. Türkiye’yi takip eden ülkeler arasında Balkan ve İskandinav ülkelerinin yoğunluğu göze çarptı.
| Sıra | Ülke | Oran (%) |
| 1 | Türkiye | %88 |
| 2 | Arnavutluk | %69 |
| 3 | İsveç | %66 |
| 4 | Finlandiya | %64 |
| 5 | Karadağ / Yunanistan | %63 |
| 6 | Norveç | %61 |
| 7 | Litvanya | %52 |
| 8 | Polonya / Slovenya | %49 |
NATO’nun en yeni üyeleri olan Finlandiya (2023) ve İsveç (2024), Rusya tehdidi sonrası terk ettikleri tarafsızlık politikalarının ardından savunma bilincinde üst sıralara tırmandı. Araştırma, ilk 10’da yer alan ülkelerin 6’sında zorunlu askerlik hizmetinin bulunmasının, vatandaşların sorumluluk alma bilincini doğrudan artırdığını gösteriyor.
Rusya ile doğrudan sınır komşusu olan veya tarihsel gerilim yaşayan Baltık ülkelerinde oranlar beklenenden düşük çıktı. Litvanya %52 ile direnç gösterirken, Estonya %45, Letonya ise %37’de kaldı.
Listenin en sonunda ise Avrupa’nın lokomotif ülkeleri yer alıyor:
Uzman Görüşü: Riga Jeopolitik Çalışmalar Merkezi Direktörü Andžāns, Almanya ve İtalya’daki düşük oranları II. Dünya Savaşı’nın toplumsal hafızadaki yıkıcı etkilerine bağlıyor. Andžāns’a göre, bu ülkelerdeki “temkinli” yaklaşım tarihsel bir miras.
Dünyanın en güçlü askeri gücü olan ABD’de “Ülkem için savaşırım” diyenlerin oranı sadece %37’de kaldı. Donald Trump döneminde NATO ile yaşanan mesafe ve iç politikadaki kutuplaşmanın bu oranda etkili olduğu düşünülüyor. Kanada ise %39 ile benzer bir grafik sergiledi.
Analiz: Bu veriler, NATO’nun askeri kapasitesinden ziyade “toplumsal dayanıklılık” (resilience) konusunda ülkeler arasında derin uçurumlar olduğunu kanıtlıyor. Zorunlu askerlik ve güncel güvenlik tehditleri, vatandaşların savunma refleksini diri tutan en önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.
Sessizlik Duvarı ve Nevzat Bahtiyar Bilmecesi: Narin Dosyası Gerçekten Kapandı mı?
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN TEKİNSİZ OKULLARA: DEVRİN KİNYAS KARTALLARI KİMLERDİR?
AİLEYE YÖNELİK SALDIRILAR
Amida’dan Diyarbakır’a: Bir Şehrin Taşa Yazılmış Hikâyesi
Memleketin Kalbinden Ufka Bakış: Devletin Vakarı ve Hakikat Terazisi
Yorum Yap