Turgut Özal Vakfı Başkanı Semih Narlı, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 90’lı yıllarda Adnan Kahveci ve Eşref Bitlis’e hazırlattığı, ancak suikastlar ve şüpheli ölümlerle yarım kalan “Güneydoğu Raporu”nun kitapçık haline getirilerek tüm siyasi partilere sunulacağını açıkladı. Türkiye siyasi tarihinin en kritik dönemlerinden biri olan 1990’lı yılların başında, terör sorununu “silahla değil, müzakereyle” çözmek için hazırlanan ancak…
Turgut Özal Vakfı Başkanı Semih Narlı, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 90’lı yıllarda Adnan Kahveci ve Eşref Bitlis’e hazırlattığı, ancak suikastlar ve şüpheli ölümlerle yarım kalan “Güneydoğu Raporu”nun kitapçık haline getirilerek tüm siyasi partilere sunulacağını açıkladı.
Türkiye siyasi tarihinin en kritik dönemlerinden biri olan 1990’lı yılların başında, terör sorununu “silahla değil, müzakereyle” çözmek için hazırlanan ancak aktörlerinin ardı ardına hayatını kaybetmesiyle rafa kalkan tarihi rapor yeniden gündemde. Turgut Özal Vakfı, Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın mirası olan “Güneydoğu Raporu”nu kamuoyuna açıklama kararı aldı.
Vakıf Başkanı Semih Narlı, yaptığı açıklamada Özal’ın savunma sanayiinden serbest piyasa ekonomisine kadar Türkiye’nin temellerini attığını hatırlatarak, en büyük hayalinin “Terörsüz Türkiye” olduğunu vurguladı. Narlı, “Eğer Özal 4-5 yıl daha yaşasaydı, bugün bambaşka bir Türkiye’de yaşıyor olabilirdik. Derin yapılar Özal’ı ortadan kaldırarak bu tarihi fırsatı engelledi,” dedi.
Son günlerde gündeme gelen İmralı tutanaklarına da değinen Narlı, Abdullah Öcalan’ın o dönem Özal’a güvendiğini ve örgütü feshetme kararı aldığını ancak Özal’ın vefatıyla sürecin sabote edildiğini belirtti. Narlı, günümüzde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin attığı adımların, Özal’ın 30 yıl önceki cesur duruşuyla paralellik gösterdiğini ifade etti.
Hazırlıkları süren raporun, Kürt sorununun demokratik yollarla çözümüne dair somut öneriler içerdiği belirtiliyor. Narlı, “Anavatan’da Milli Birlik, Güçlü Türkiye” mottosuyla Doğu ve Güneydoğu’da yaptıkları çalışmalarda halkın bir sorunu olmadığını, sorunun sistemi kilitleyen anlayışta olduğunu gözlemlediklerini söyledi.
Raporun İçeriğinde Ne Var?
Vakfın açıklayacağı raporda; yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, kültürel hakların anayasal güvenceye alınması ve koruculuk sisteminin tasfiyesi gibi o dönem için “devrim” niteliğinde olan başlıkların yer aldığı biliniyor.
Diyarbakır’ın Gizli Hazinesi: Kırklar Meclisi ve Kedilerin Şahitliği
İran Devrimi’nin Kanlı Arşivi: Sine Havaalanı Katliamı ve Saklanan Gerçekler
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Yorum Yap