DİCLE ÜNİVERSİTESİ’NDE “İSTİFA” DEPREMİ: AYTAÇ COŞKUN’UN YETKİLERİ ALINDI! Diyarbakır Dicle Üniversitesi, tarihinin en hareketli ve tartışmalı günlerinden birini yaşıyor. “Zerzevan Kalesi”ndeki çalışmalarıyla parlatılan, ancak adı sık sık Ambar Höyüğü kazısındaki şaibeli harcamalar ve idari “oyunlarla” anılan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aytaç Coşkun’un tüm yetkilerinin elinden alındığı öğrenildi. Kulislerde, Coşkun’un istifasının an meselesi olduğu konuşuluyor. UNESCO…
DİCLE ÜNİVERSİTESİ’NDE “İSTİFA” DEPREMİ: AYTAÇ COŞKUN’UN YETKİLERİ ALINDI!
Diyarbakır Dicle Üniversitesi, tarihinin en hareketli ve tartışmalı günlerinden birini yaşıyor. “Zerzevan Kalesi”ndeki çalışmalarıyla parlatılan, ancak adı sık sık Ambar Höyüğü kazısındaki şaibeli harcamalar ve idari “oyunlarla” anılan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aytaç Coşkun’un tüm yetkilerinin elinden alındığı öğrenildi.
Kulislerde, Coşkun’un istifasının an meselesi olduğu konuşuluyor.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Zerzevan Kalesi kazı başkanlığı ile ulusal ve uluslararası basında sıkça boy gösteren, bu “vitrin” başarısını Dicle Üniversitesi yönetiminde bir güç aracı olarak kullandığı iddia edilen Prof. Dr. Aytaç Coşkun dönemi kapanıyor.
Dicle Üniversitesi Rektörlüğü’nden sızan son dakika bilgilerine göre; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aytaç Coşkun’un üniversite içerisindeki tüm idari ve mali yetkileri bugün itibariyle durduruldu.
Kararın tebliğ edilmesinin ardından Coşkun’un mesai saatleri içerisinde istifasını sunmasının beklendiği bildirildi.
“ZERZEVAN” VİTRİNİ, “AMBAR” VURGUNUNU ÖRTTÜ MÜ?
Akademik camiada ve yerel basında uzun süredir dillendirilen ancak “Zerzevan Kalesi”nin popülaritesi nedeniyle hasıraltı edildiği öne sürülen iddialar, yetkilerin alınmasıyla birlikte yeniden ayyuka çıktı.
Özellikle Ambar (Ambar Çayı/Höyüğü) kazıları sırasında yapılan harcamalarda büyük usulsüzlükler olduğu, kazı bütçesinin şeffaf kullanılmadığı ve “vurgun” boyutuna varan mali dengesizliklerin Rektörlük tarafından mercek altına alındığı belirtiliyor.
Coşkun’un, arkeolojik başarıları bir “kalkan” olarak kullanarak, mali denetimlerden sıyrılmaya çalıştığı, ancak son yapılan incelemelerin bardağı taşırdığı iddia ediliyor.
TARTIŞMALI ATAMA VE “TİPİK OYUNLAR”
Kulislerde, Aytaç Coşkun’un Rektör Yardımcılığı görevine getiriliş süreci de “liyakatten uzak bir güç oyunu” olarak nitelendiriliyor. Üniversite içerisindeki dengeleri değiştirmek adına yapılan hamleler ve akademik kadrolaşmadaki “tipik oyunlar”ın mimarı olarak gösterilen Coşkun’un, yönetim içinde oluşturduğu huzursuzluğun bu radikal kararda etkili olduğu vurgulanıyor.
Yakın tarihte (28 Aralık 2025) Dicle Üniversitesi bünyesinde kurulan “Zerzevan Kalesi Uygulama ve Araştırma Merkezi”nin de bu güç tahkimatının bir parçası olduğu, ancak yönetimin bu yapıyı artık Coşkun’un tekelinden çıkarmak istediği yorumları yapılıyor.
GÖZLER REKTÖRLÜKTE
Dicle Üniversitesi yönetiminin, yetkilerin alınması hamlesiyle “kurumsal temizlik” mesajı verdiği belirtiliyor. Şimdi gözler, mesai bitimine kadar gelmesi beklenen istifa haberinde ve ardından başlatılması muhtemel idari soruşturmalarda.
Bilim yuvası olması gereken üniversitenin, arkeolojik mirasın arkasına sığınan “rant ve koltuk savaşları” ile anılması, Diyarbakır kamuoyunda büyük tepki topluyor.
Haber: Cihat TOPRAK
Kendisi arının kovanına çomağı soktu. Mübarek arılar da onu fena soktu. Çarpıldı.
7 Ocak 2026Dicle Üniversitesinde Rektör yardımcısı görevinde bulunduğu süre içinde yapılan tüm işlemleri Araştırması halinde kurumuna ne kadar zarar verdiğini ortaya çıkacak kanaatindeyim
8 Ocak 202636 yıldır Dicle üniversitesindeyim, biri öğrenciliğimde olmak üzere 7 rektör gördüm, en çapsızı, en liyakatsizi, en lider olmayanı bu rektör…. Allah Dicle üniversitesini ve bilimi korusun….
8 Ocak 2026Siz bir de yemekhane üzerinden yapılan usülsüzlükleri araştırın. daha neler çıkar neler
8 Ocak 2026Üniversiteyi Babasının mülkiyetine çevirmişti , hak bilmez, hukuk bilmez , yaptıklarının en ince detayina kadar araştırılması halinde tutuklanmasi da an meselesidir
9 Ocak 2026Para almadan hastaya dokunmayanların, gariban vatandaştan elden ücret isteyenlerin kol gezdiği bir üniversite ortamı. Kaçak muayenehane iddiaları ortadayken suskunluk hakim. Üniversite mi burası, ticarethane mi? Bilim mi üretiliyor, yoksa devletin verdiği unvanlar kazanca mı çevriliyor? Denetim yoksa çürüme vardır Bu sessizlik kabul edilemez
10 Ocak 2026
Peygamberlerin Bile Çaresiz Kaldığı Lanet: Ortadoğu’nun Kırılmayan Çarkı
Çözüm Arayışları ve Devlet Aklı: Tarihsel Bir Perspektif
Ben u Sen (Ben ve Sen) Burcu’nun hikayesi
Bursaspor’un Örünü Olan İnegölspor: Futbol Sahası Değil, Milliyetçilik Alanı
Cihat TOPRAK: Diyarbakır’ın Gerçek “Yerlisi” Kimdir?
Yorum Yap